25 Mayıs 2019 Cumartesi 11:20:07
» 24 Ocak 2018 yayınlandı: Bakalım etkisi oldu mu? Yoksa bu haber de tozlu sayfalarda kaldı mı?

24 Ocak 2018 yayınlandı: Bakalım etkisi oldu mu? Yoksa bu haber de tozlu sayfalarda kaldı mı?

Yıllar önce: Atatürk: Her şey olursunuz ama sanatçı olamazsınız... Demişti; Tayyipistan'ın Afrin’e başlattığı gerekli geç kamış plansız göstermelik silahlı operasyonun son bulması talebiyle aralarında eski bakan, milletvekili, yazar, yönetmen, oyuncu, senarist, gazeteci, sivil toplum örgütü ve kadın kurumları temsilcilerinin bulunduğu 170’i aşkın isim imzaladıkları mektubu başta Amerikan Köpekleri Partililer olmak üzere tüm şu anda grubu bulunan veya öyle görünen ama iktidarı politikalarına destek veren veya onları iktidarın sahasında oynamayı tercih eden tüm milletvekillerine tepkilerini gösteren mektubu 24 Ocak 2018 de göndermişlerdi ya... Arada 2 gün geçti bu haberin bakalım etkisi ne oldu. Etki tepkiyi doğurdu mu, yoksa her zamanki gibi siyasete bu doğum olmadan düşük mü oldu...
Paylas
http://www.bagimsizozgurmedya.com
24 Ocak 2018 yayınlandı: Bakalım etkisi oldu mu?  Yoksa bu haber de tozlu sayfalarda kaldı mı?
http://www.bagimsizozgurmedya.com/turkhaber.html
Özel Haber - 26 Ocak 2018, Cuma 08:01:46
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

 

Saygın okurlarımız...

 

Biz Rogg & Nok araştırmacıları olarak elimize geçen haberi sizleri fazla üzmeden anlayacağınız biçimde soru sorarak beyin fırtınası estirmek istiyoruz...

 

Bu yönden bize darılmayın, övünmek diye söylemiyoruz ama geçmişi çok iyi biliyoruz...

 

O nedenle geleceği görmek için sizi ile birlikteyiz.

 

Bizler sizlerden sizin gibi bu ülkede yaşıyoruz...

 

Dışarıdan ahkam kesmiyoruz...

 

Sizin için neyse bu devlet bizim içinde Yüz misli olarak seviyoruz...

 

Ölümü biliyoruz, yerinde devletimiz için ölmeyi de biliriz...

 

İçinizden bize gelenleri yazmaya çalışıyoruz...

 

Bazılarımız gazeteci, bazılarımız yazar, bazılarımız araştırmacı, ama hepimiz biriz hepimiz sizlerden biriyiz...

 

Halktan olan kişiler ve bu vatanı seven kişilerin sordukları soruları...

 

Açık ve korkmadan bu sorulan soruları açık açık yazıyoruz...

 

Eğer bu sorulara alternatif veya karşı fikir ve düşünceleriniz varsa bize bildirin biz eleştiriden kaçmadık ve kaçmıyoruz...

 

Susmadı ve susturamayacaklar...

 

Bugün buradayız yarı nerede olacağımızı bile bile bunları size yazıyoruz...

 

Bizi isteyen istediği zaman bulabilir kaçmıyoruz...

 

Saklanmıyoruz, saklambaç oynamak için büyüdük...

 

Korkmamayı uzun yıllardır bu memlekette bu topraklarda öğrendik...

 

Evet,

 

Kaçmayacağız kaçıramayacaklar bu memleketi hainler bırakmayacağız...

 

Evet,

 

Bu memleket bizim onlar geldikleri gibi gidecekler.

 

Bugün veya yarın belki yarından da yakın bu ülke bizim, biz var oldukça devamlı böyle fikirler değişik ortamlarda yayılacaktır fikre fikir ile cevap verene kapımız her zaman açıktır...

 

Bir kişinin aklını çalıştır isek; çark misali herkesin aklı çalışabilir. o nedenle biz bir kişiye yazı yazıyoruz o kişi beğenirse fikirler bir sel gibi yayılır su yolunu bulur banket konulmaz. Bunu yanında Güneş balçıkla sıvanmaz.

 

Tayyipistan'ın ‘Zeytin Dalı’ adı ile 20 Ocak’ta Afrin’e başlattığı harekat bugün beşinci gününde sürerken, saldırılara yönelik tepkiler de gelmeye devam ediyor. Aralarında eski bakan, oyuncu, yazar, yönetmen ve gazetecinin de bulunduğu 170’i aşkın isim Afrin’e yönelik saldırıların durdurulmasını talep eden ortak bir mektubun altına imza atarak başta Amerikan Köpekleri Parti’li milletvekilleri olmak üzere Meclis’teki tüm vekillere göndermiş.

 

Amerikan Köpekleri Parti’li milletvekilleri olmak üzere Meclis’teki tüm vekillere göndermiş.

 

Yıllar önce: Atatürk: Her şey olursunuz ama sanatçı olamazsınız... Demişti hatırlarsanız...

 

Yoksa bunlarda Amerikan Köpekleri Partililerin dediği gibi bu bildiriyi yayınlayanlar ve üzerine yorum yapanlar da kendi Amerikan Köpekleri Parti politikaları doğrultusunda çıkarlarını savunmadıkları için her olguda yaptıkları gibi bu konuşan ve yazan kesimde terörist mi?

 

Teröristin anlamı; "Eleştiri yapan veya karşı görüşünü belli oranlarda politik düşünme haklarını fikir ve düşüncelerini söyleyerek eylemsiz, kansız olarak bildiren kişiler." Terörist olarak bu tanımda Tayyipistan yönetimde oluş mu?

 

Yoksa Amerikan Köpekleri Parti'li olanları fikir ve görüşleri olmadığı için ve karşı görüşü bildirmedikleri için, din sömürücü düzeni artık götürmeleri için yapılmış bir Terörist tanımı ile karşı karşıya mıyız?..

 

Yoksa asıl devlet düşmanlarını sanal yapısal göstermelik darbe sonucu oluşan sivil darbenin oluşum sırasında bu oluşumu güçlendirmek için ve oluşumun siyasi olguları içinde olanları korumak ve kollamak amacı ile üretilmiş susturma operasyonu çerçevesinde bir olgunun yansıması olarak yapılmış şimdi ki tanımı mı?

 

Şimdi ki Tayyipistanda olan bu Tanım yapısal, sanal hukuk kuralları içinde kendi amaçları için oluşturulmuş kurallar çerçevesinde konuşmayan tepki gösteren sanatçı yazan herkesi yanlış bile olsa fikirlerini beğenmedikleri için terörist olarak göstermek ve susturma çabası için de yapılmış bu tanım oluşum olgusunun olabilir mi?

 

Sonucu olarak şimdi konuşmanı zamanı değip konuşanların ve tepkisini gösteren sanatçı ve düşünürler ve yazarlar için yapılmış bir terörist tanımı da geçerli mi?

 

Yoksa sanatını yapan halkını ve halkının umutlarını gören yazar ve çizeler den oluşmuş bu kişiler ve bu ülkenin verdiği imkanlar ile sanatçı kimliği olan kişilerin insani duyguları çerçevesinde oluşan bir tepkimi?

 


Yoksa yeni düzende kurulan Amerikan Köpekleri Parti’li olanları ve yukarıda da belirtilen düşünce ve fikir ölçülerinde eleştiren herkesi terörist ilan ettikleri gibi şimdi bu tepkiyi veren, bu tepkiyi olumlu veya olumsuz yönde yorumlayan herkes gibi bu sanatçılarda terörist mi?

 

Yoksa da bu AKP'nin yaptıkları olgu iyi, kötü polisi oynayarak belli bir çıkar grubu veya grupları için şimdi yapılan, fakat ne olursa olsun gerekli olan silahlı bir operasyonun çok geç kalması olgusu oldukları ve bu düzene güvenmedikleri için oluşmuş bir tepki yumağı olabilir mi?

 

Örneğin; Çözüm süreci kisvesi altında uyuşturucu kullanan bir kişini akil insan olarak lanse edilmesi, bu olgu içinde terörist odaklar ile yapılan gizli anlaşmalar sonucu ülkelerinin bomba deposu olarak oluşmasını sağlaya iktidar, sınırlardan kurulan mahkemeleri, unutmayan sanatçılar, daha sonra milli bayram günlerinde izin verip büyük bir coşku ile yanlarına koruma olarak verilen istihbarat elemanlarının gözetiminde paçavra bayrakları altında sayın denilen terörist başının posterleri eşliğinde geçiş töreni yapmaları...Şimdi ise karşı durdukları Terör oluşumundaki liderleri yönetim bazında ülkede misafir etmeleri...

 

Bu olgular çerçevesinde kendi topraklarımızı o teröristlerin yardımı ile geri hatlar çeken iktidarın sanki çok önemli bir iş yapmış gibi övünen sözlerin bilen sanatçılar...

 

Bunu yanında iktidar dönemlerinde ege adalarını ve Kıbrıs dahil bu iktidarın peşkeş çekmeleri hatırlayan sanatçılar tarafından bu tepki oluşmuş olabilir mi?...

 

Narko-terör örgütleri ile pazarlık yapılmaması gerektiğini söyleyen uyarıcıları dilenmeyen her şeyi biz biliriz diyen bir yönetim olduğundan bu tepki oluşmuş olabilir mi?

 

Daha sonra günah çıkaran "Allah affetsin" diyen yönetim karosuna sahip olan AKP'nin politikaları ve gizli kapılar ardında yapılmış anlaşmanın fos çıktığı için bu uyarı tepkisi yapılmış olabilir mi?

 

Ve bu çıkar gruplarının bu gün acilen bu tür gerekli silahlı operasyonların geç kamış ve sürüncemede bırakılmış operasyon olasılığı olabilir tepkisi içinde güvensizlik olabilir mi?

 

Ve de geçmişte Paralel olarak yürütükleri cemaat olguda, kozmik odaya girip olası bir silahlı operasyon planlarının yıllardır titizlikle ordu ve millet ele iken yapılmış planların ordunu içine sızan hainler tarafından dış ülkelere servis edildikten sonraki aşamada olacakları fark etmeninin tepkisi olabilir mi?

 

Yıllardır oluşturulan savaş senaryolarının ve bu olguda gizli çalışan elemanları deşifre edilmeleri sonucunda bunları dış istihbarat servisleri tarafından öğrenildikten sonra ki aşamada yapılan bu operasyonun tam manası ile gerekli amaca ulaşmayacağını fark eden ve bunları sanatçı duyarlılığı içinde hissedip bu hislerini olasılıklarını bildikleri için oluşan bir tepkini sonucu olarak bu tepki olabilir mi?

 

Şimdi ki yapılan olgular çerçevesinde dış istihbarat servisleri tarafından güncel olarak öğrenilen savaş planları tam manası ile dış istihbarat olanakları ile deşifre edilip çözüme ulaşıp olgunlaşınca bu operasyonların kısa sürmesi politik tehdit planlarının hissedilip olası olumsuz etkileri önlemek için yapılmış bir tepki olabilir mi...

 

Yani; tüm silahlı kuvvetler belli bir orada belli zümrelerin eline geçince..

 

Komuta sistemi bozulunca oluşturulan olgular çerçevesinde...

 

Yıllardır sanatçılık yapış olan bir çok senaryoda oynamış ve araştırma yazıları yazan düşünür kişiler bunu bir senaryo olarak görmesi sonucu oluşan bir tepkisi olabilir mi?..

 

Şimdi çıkarları için göstermelik olarak iktidarın kendi siyasi amaçları için bu gereli silahlı operasyonu çıkarları için sürüncemede bıraktıklarını gördükten sonra, şimdi çıkarları için plansız veya tam manası ile tam plansız olarak apar topar iktidarlarını güçlendirmek için başlatılan bu silahlı operasyonu ve bu harekatın sonuçlarını iktidarın kendi amaçları için kullandıklarını görüp tepki göstermiş sanatçılar ve yazarlar olabilirler mi?

 

Bir silahlı operasyon olgusu yukarıda belirttiğimiz paralel yapı ile oluşturulmuş kozmik oda davası ile her hangi bir bağlantısı olup, özellikle bu silahlı operasyon geç bırakılmış senaryo versiyonunu görüp, tepki göstermiş olabilirler mi?

 

Bu bir gerekli silahlı operasyonu başarısızlığa uğratıp başarı elde ettik söylemlerini görüp başta iktidarın ve muhalefetin halkı düşünmeden siyasi çıkarları için yapılmış olması olasılığı var mı? Diye düşünerek bu tepkiyi vermiş olabilirler mi?


Bu tür senaryonun erken fark edilmesi sonuçlarını görülüp uyarıların sanatçı duyarlılığı içinde yansıtılması tepkisi olabilir mi?


Bu olguları yazan şüphe duyan yorum yapan ve tepkisin gösteren yazar ve sanatçılar hepsi terörist olabilir mi?

 

Kararı sizler verin....

 

Bizden haberi bulup bilmeyenlere veya bu haberleri nasıl bir haber olup fazla üzerinde durmayanlara tekrar bilip yukarıdaki düşünce ve fikirleri biraz daha düşünmeleri için veriyoruz...

 

 E-posta yoluyla gönderilen mektup şöyle:

 

“Sayın Adalet ve Kalkınma Partisi Milletvekili,

 

 Biz aşağıda imzası bulunan yurttaşlar, elinizdeki yetki ve taşıdığınız sorumluluk nedeniyle milyonlarca insanımız adına size sesleniyoruz.

 

 Ülkemizde ve bölgemizde savaş değil sulh ve sükûn istiyoruz. Sınırlarımızı korumanın ve beka sorunu yaşamamanın en iyi yolunun karşılıklı dostluk ve iyi komşuluk bağlarını güçlendirmek olduğuna inanıyoruz. Güvenliğimizin milyarlara mâl olan silahlanmayla, gencecik insanların yaşamı pahasına ve on binlerce aileyi yersiz yurtsuz bırakacak bir savaşla değil, karşılıklı müzakere ve işbirlikleri üzerinden sağlanacağını, üstelik bunun mümkün olduğunu, tecrübe ile biliyoruz.

 

 Türkiye’ye bir tehditte bulunmayan, Suriye toprağı olan Afrin’e silahlı müdahalenin bölgemize ve ülkemize barış ve güvenlik değil, daha büyük sorunlar, yıkım ve acı getireceğini, Kürt yurttaşlarımızı da yürekten yaralayacağını biliyoruz.

 

 Ortadoğu’yu bir vekalet savaşları cehennemine çevirmiş olan yabancı devletlerin oradaki askerî varlıkları bile uluslararası hukukun ihlaliyken, onların arasına katılmak gibi bir niyet ve bu yönde atılacak adımlar ülkemizi sadece hüsrana uğratacak, on yıllarca telafisi mümkün olmayacak toplumsal, siyasal, ekonomik ve insanî kayıplara yol açacaktır.

 

Yurttaş kimliğimiz ve sorumluluğumuzla, halkımızın ve tarihin önünde siz yetki sahiplerini uyarıyor, sesimize kulak vererek sağduyulu davranmaya, savaşı derhal durdurmaya ve sorunu diyalogla çözmeye davet ediyoruz.

 

 Saygılarımızla.”

 

Mektuba imza atan isimler ise şöyle:

 

 Abdullah Demirbaş, Fatma Bostan Ünsal, Nimet Tanrıkulu, Abdülbaki Erdoğmuş, Ferhat Tunç, Nimet Yardımcı, Ahmet Aykaç, Fethiye Çetin, Nur Bekata Mardin, Ahmet Faruk Ünsal, Fidan Eroğlu, Nurcan Baysal, Ahmet İnsel, Fikret Ünlü, Nurhan Keeler, Ahmet Özdemir Aktan, Füsun Ertuğ, Nurten Ertuğrul, Ahmet Tonak, Genco Erkal, Olga Hünler, Akın Birdal, Gençay Gürsoy, Onur Hamzaoğlu, Ali Bilge, Gonca Gül Gedikoğlu, Orhan Alkaya, Ali Haydar Konca, Gönül Saray, Orhan Silier, Ali Uçansu, Gülriz Sururi, Oya Baydar, Arzu Başaran, Gülseren Onanç, Ömer Faruk Gergerlioğlu, Aslıhan Karabacak Calviello, Gülten Kaya, Ömer Laçiner, Aydın Arı, Gürhan Ertür, Ömer Madra, Aydın Selcen, Hacer Ansal, Özgün E. Bulut, Aynur Özuğurlu, Halil Ergün, Özgür Müftüoğlu, Ayşe Erzan, Hasan Cemal, Pınar Kılıçer, Ayşe Hür, Hasip Kaplan, Rakel Dink, Ayşe Nur Doksat, Hıdır Işık, Rıfat Yüzbaşıoğlu, Ayşegül Devecioğlu, Hüda Kaya, Salman Kaya, Ayten Yıldırım, Hürriyet Karadeniz, Savaş Demirci, Bahattin Yücel, Hüsamettin Cindoruk, Sefa Feza Arslan, Baki Tezcan, Hüseyin Ayrılmaz, Sema Kaygusuz, Baskın Oran, Hüsnü Okçuoğlu, Semih Bilgen, Belgin Koç, İhsan Eliaçık, Semih Gümüş, Beyza Üstün, Kıvanç Ersoy, Semra Somersan, Binnaz Toprak, Kumru Toktamış, Serhat Baysan, Burhan Sönmez, Kuvvet Lordoğlu, Servet Demir, Bülent Utku, Lale Mansur, Simten Coşar, Celal Korkut Yıldırım, Lati Akyüz, Suavi, Celalettin Can, Levent Tüzel, Suna Uluçınar Aygün, Cem Mansur, Mebuse Tekay, Süleyman Çelebi, Cem Özatalay, Mehmet Rasgelener, Şahika Yüksel, Cengiz Arın, Mehmet Rauf Sandalcı, Şanar Yurdatapan, Ceren Şengül, Melehat Kutun, Şebnem Korur Fincancı, Cihangir İslam, Melek Taylan, Tahsin Yeşildere, Defne Asal, Meral Camcı, Taner Akçam, Deniz Türkali, Meryem Koray, Tarhan Erdem, Deniz Yonucu, Mete Çetik, Tarık Ziya Ekinci, Dilek Gökçin, Mine Gencel Bek, Tatyos Bebek, Ece Temelkuran, Muammer Keskin, Tebesssüm Yılmaz, Ekrem Baran, Muhammed Salar, Tilbe Saran, Elif Sandal Önal, Murat Belge, Tuna Altınel, Emine Uşaklıgil, Murat Çeyişakar, Tümay İmre, Engin Sustam, Murat Morova, Ufuk Uras, Erdal Kalkan, Mustafa Altıntop, Ümit Kıvanç, Erdoğan Aydın, Mustafa Paçal, Ümit Özgümüş, Erol Katırcıoğlu, Muzaffer Kaya, Viki Çiprut, Ersin Salman, Nadire Mater, Yakın Ertürk, Ertuğrul Günay, Nalan Erbil, Yasemin Bektaş, Ertuğrul Mavioğlu, Nazan Aksoy, Zehra Kabasakal Arat, Ertuğrul Yalçınbayır, Nazar Büyüm, Zelal Ekinci, Esra Arsan, Necmiye Alpay, Zeynep Oral, Esra Mungan, Nesrin Nas, Zeynep Tanbay, Eşref Erdem, Nesteren Davutoğlu, Zişan Kürüm, Fadıl Öztürk, Neşe Erdilek, Ziya Halis, Fadime Gök, Neşe Yaşin, Zülfü Livaneli, Fahrettin Dağlı, Nil Mutluer.

 

Zülfü Livaneli’den mektup açıklaması

 

Afrin’e yönelik askeri harekata ilişkin milletvekillerine mektup gönderen Yurttaş Girişimi üyelerine, sosyal medyada çok sayıda tehdit ve hakaret mesajı paylaşıldı.

 

Hüsamettin Cindoruk’un da aralarında bulunduğu bazı isimler imzasını geri çekti. İmzacılardan Zülfü Livaneli, mektubun hazırlanma sürecine dair kafa karışıklığı ve kargaşa yaşandığını belirterek, “Buna sebep olan da şudur: Bu metin bir bildiri olarak hazırlanmadı. Operasyondan epey önce, ‘Evrensel barış ilkeleri gereğince kanımız dökülmeden bir siyasi çözüm bulunabilir mi?’ diye, sadece milletvekillerine bir iyi niyet mektubu olarak gönderildi. Operasyondan epey önceydi. Savaş mı iyidir, barış mı iyidir dendiği zaman elbette ki barış iyidir. Barışçıl çözüm bulunsun diye böyle bir imza verdik. Bunu operasyon başladıktan sonra, savaş başladıktan sonra şehit cenazeleri gelirken bir bildiriye dönüştürüp de yayınlamak çok kişiyi rahatsız etti. Bunlar arasında mesela eski devlet bakanımız Fikret Ünlü, eski turizm bakanımız Bahattin Yücel var. Ve konuştuğum bir çok arkadaş ‘Bizim amacımız bu değildi’ dediler. Bu mektup kamuoyuna açık bir bildiri değil, iyi niyet mektubu” diye konuştu. 

 

Mektubun, ‘Türkiye acaba savaştan kaçınabilir mi?’ sorusu üzerine iyi niyetle yazıldığını vurgulayan Livaneli, “ Ama şimdi bildiri haline dönüştürülüp de savaş devam ederken, bu hale getirilmesi çok hoş bir şey olmadı. Kafa karışıklıkları yaşanıyor. İmza geri çekmenin bir manası olmaz. Biz neye ve ne zaman imza koyduk açıklamak istedim. Bunu yayınlamak, kim yaptıysa doğru bir şey değil. İmza koyan bir çok arkadaş da böyle düşünüyor” dedi.

 

 


Rogg & Nok Haber Servisi:- Rogg & Nok ANTİ-TERRORİSM Araştırma Grubu

E-Posta ile gönderilen veya direk Web sitesine yayınlanması için gönderilen yazıların fotoğraf gibi tüm demokratik protesto, bilgi, haber, yorum ve sosyal/siyasal içerikli paylaşımlar TC Anayasasının;
MADDE 25: "Düşünce ve Kanaat Hürriyeti";
MADDE 26: "Düşünceyi Açıklama ve Yayma Hürriyeti"
kapsamında Web sitemizde yapılmıştır.
Kişisel veya kurumsal Demokratik düşünce ve kanaatlerimiz engellenmesi ve/veya şiddet/baskı altına alınması, bu nedenle
"Yazar olan biz Hakkımızdaki veya kullanıcıların kullandıkları web sitesindeki yayınlanan haberler dolayısı ile olası her türlü anti-demokratik yasal girişimi",
TC Anayasası, AİHM ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi kapsamında, her türlü yasal haklarımız saklı kalmak üzere, peşinen reddederiz…

OKUYUCU YORUMLARI

UYARI:Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.(Yorum Yapanın Taahütü)Yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Ad Soyad
E-Posta
Güvenlik Kodu: Guvenlik
Yorum
Copyright ©2010 - Tüm hakları saklıdır.
PHP Haber Sitesi Türkiye Tasarım
Rogg&Nok Haber- Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz Ve kaynak gösterilmeden Alıntı Yapılamaz. Yayınlanan Tüm Haber Ve Açıklamalar İlk Kaynaktan Ulaştırılan Açıklamalardır. Sitemiz Bu Açıklamalara Ekleme Veya Müdahelede Bulunmadan Yayınlar. Yorum,Makale, Sizden Gelenler Bölümündeki Yazılardan Yazanlar Sorumludur. Harici Bilgiler Ayrı Bir Sayfada Açılır. Rogg&Nok Haber Bu Linkler Ve İçeriklerinden Sorumlu Değildir.Her Türlü Haber Ve İletişim İçin roggnok@gmail.com Adresini kullanabilirsiniz. Sitemizden Daha İyi Yararlanabilmek için Gizlilik İlekeleri Ve Yayın Prensiplerimzi Okuyunuz. En İyi İnt Exp 8+ 1024x768 Görüntülenir