20 Nisan 2019 Cumartesi 00:13:35
» Casus gazetecilerden haberler: Tutuklandıklar 19. günü. Amaç, nedir 19 gündür, düşünün!

Casus gazetecilerden haberler: Tutuklandıklar 19. günü. Amaç, nedir 19 gündür, düşünün!

Bağımsız Özgür Medya kaza geçirdi. Biz kazalara alışkınız yalnız bu kadar büyük ve kapsamlı kaza ilk defa başımıza geldi, ama korkmayın fikirler ölmedi düşünceler yaşıyor ee bizde casus olsak bile insanız... Bu gün zorunlu olmasa da çok stresli geçti arabamız bozuldu arkadan bir petrol tankeri bize vurdu, büyük bir alev topu ile maç yaptık maç çok zordu... Sizin anlayacağınız yakan ve kavuran alevden gömlek giyen oyuncular ile düşünce ve fikirler top oldu kalelere atıldı kalecimiz çok iyi idi biz bugün böyle bir maç yaptık... Oyun zor geçti ama pes etmedik biz oynadık, yine biz galip geldik, yine biz fikirlerimiz galip oldu... Şunu anladık fikir ve düşünce alevi söndürüyor ama çok yorulduğumuzu anladık ve içimizde bir günlük tatil yaptık. özür dileriz size bu gün haber yorumları vermedik... Habercilikte tatil yapmak çok zordur... Bunu anlamak için bu yazıyı okumanız gerekir... Toplu haldeki tatilimiz sonucuna gelince; amaç bu ise biz bu yolda varız dedik, yardım destek görmesek de, umudumuz olmasa bile umudumuz var bu çelişkiyi bu yazımızda göreceksiniz. Bakmayı bilin ve okumayı bilmeniz bu olgunu çelişki olmadığını görürsünüz. Düşündük taşındık birazda kaşındık. Gördük ki amaçlar çarpışıyor, kaza oldu. Bizde bir günden az olarak moral tatiline çıktık fakat fikir ve düşünceler baskın çıktı tampon olan yöneticilerimiz sayesinde bu çarpışmayı can kaybı olmadan yapılan baskılar bile sonuç vermedi, umutsuz ama umutluyuz. Bizler bir günlük kazayı işte böyle atlattık darısı tüm kurum ve kuruluşların başına. Türkiye'de Türk dilinde bazı kelimeler şaka niyetine kullanılır işte halkın kriptolu mesajı aslında budu. Eski kullanımda "Gaye" yeni kulanım dilimizdeki "Amaç" işte bu iki terim aynı cümlede şöyle kullanılır. "amacındaki gaye nedir?" denir. Bunun asıl anlamı "amacındaki amaç nedir?" diye sorulmasıdır. İşte şaka yapılan ama gerçeği haykıran cümle olup önümüze çıkar, şimdi 19 günü irdeleyelim amaç ne olabilir...
Paylas
Casus gazetecilerden haberler: Tutuklandıklar 19. günü. Amaç, nedir 19 gündür, düşünün!
http://www.bagimsizozgurmedya.com
Hapisten Yazan Yazarlarımız - 15 Aralık 2015, Salı 08:52:00
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

 

 

Saygın okurlarımız,

 

Evet,

 

Her insanın her insanları bir arada bulunduran toplumu, bu toplumların birleştirdikleri olguya devlet denir…

 

İşte bu insan, toplum ve de devletin ayrı ayrı amaçları olabilir, fakat yaşamak ve özgür bağımsız olarak kullanılan unsurlar aynı olduğu sürece bir ülke ileri gitme amacı güder…

 

Bu olgunun tersi yapılırsa etki ve tepkiden dolayı ülke geriye, en geriye gider…

 

Bir devleti yapmak zordur çünkü aynı amaçlar etrafında insanları toplamak ve onları yönetmek çok zordur…

 

Bu olgu çerçevesinde şimdi acemi casus olarak arkadaşlarımız habise atıldı, bizde grubumuz olarak, bu konuda her gün yazı yazıyoruz, ulaştığımız kişiler ve gruplar bizleri sevmeye bilir ama biz buyuz. Ve de değişemeyiz, Şimdi bu konuda daha önce yazılarında devlet yönetimi hakkında yazı yazan Genel Yayın Yönetmenimize sorduk ne yapacağız, nasıl bu oluşumu kurtaracağız, “umudumuz kalmadı” desek de bizlere çalışma arkadaşlarına bakın ne yazdı…

 

Cessur demirali Gürsu, diyor ki;

 

 

“Arkadaşlar,

 

Umut kalmadığını biliyorsanız yüzde yüz umut vardır, umut umutsuzluğu kardeşidir…

 

Bu kardeşler olduğu sürece sizin de de umut vardır…

 

Umutsuzluk olan kardeş umudu zorlar ama ikisi de bir bütün parçasıdır…

 

Bu parçaları görmek ve göstermek biz şimdiki casus gazeteci ve yazar olarak lanse edilen sizlere düşerseniz onlar kazanır…

 

Bu olguda umut ve umutsuzluk kardeşleri birleştirmeniz gerekir…

 

Ayrım yapmadan bunu birleştirdiğiniz zaman olguları daha net daha açık görebilirsiniz…  

 

Bakınız;

 

Bazı yazılarımızda çoğu zaman 1979 – 2015 tarihlerinde değişik ortamlar da günün şatlarına göre güncelleyip değişik haberlerde bu cümleleri kullandım…

 

Evet,

 

Temayı bozmadan demek yayınlamak bana bile artık ağır geliyor, bu oluşumda ne yazık ki yayınlamak zorunda kalıyorum.

 

Bu temanın bozulduğu anda sizlerde bende biliyoruz ki; Türkiye asıl amacına ulaşacaktır….

 

Asıl sorun bu içeriği içindeki Kriptolu mesajları halkımıza anlatmaktır, şu anda ülkemiz kardeş kavgası içinde, bizler siz genç meslektaşlarım pes etmeniz demek ülkenin yok olması demektir…

 

Sizler maddi manevi sıkıntı içinde sahada görev yapanlar, hatta ölen isimsiz arkadaşlarınızı düşünün onlar umutsuzluğu umutları ile yenmek için haberci oldular ve çoğu hala görevde…

 

Dış etkenlerin yardımı ile iç savaş yaşıyor, ben ve bizler sahada bunları görüyoruz batı ilerimiz henüz olayın tam fakına varmadı, uyarmak yerine umutsuz olmanızı kabul etmiyorum, umutsuzca uyarın bu sizlerin görevi…

 

Uyarmadığınız zaman evet o zaman çok geçmeden bu olgu, bu din sömürücü iktidar ve başındaki şerefsizin yardımları ile tüm ülkeye bu savaş yayılacaktır…

 

Bunu önlemek umutsuzluk olsa bile umutla bunu yapın arkadaşlar…

 

İşte size umutsuzluk aşılayan bu yönetimin “amacındaki gaye bu” bunu açıkça söylemekten Çekinmeyin biliyorum bu Rogg & Nok grubunda çalışan herkes bu baskıdan çekinmiyor.

 

Sonuç da alamıyorsunuz diye düşünmeyin çünkü sizler 1 kişi için yazı yazarsınız o kişiler çoğalır ve çoğaldı, düşünün o okurlarınızı nasıl yalnız bırakırsınız umudu sizlere de görenlere nasıl umutsuzluk verirsiniz…

 

İşte güncel olarak size ve ilk haber olarak yayınlamanızı istediğim eski yazımdan bir bölümü gönderiyorum…

 

Bu her konuda düşünmeniz gereken bir örnek yazı sizler bunu okudunuz okuttunuz bir kere daha okuyun ve yıllardır usanmadan yazdığım yazıları tekrar okuyun arkadaşlar…

 

 

Yönetmek:

 

 

 

Özellikle bir sistemi, bir ülkeyi yönetmek; ESTETİK, BİLGİ, SEVGİ, SAYGI ve YETENEK gerektiren zor bir sanattır. 

 

 

Özellikle siyasi dengeleri; bu olağanüstü değerler üzerine kurmak, çok daha zor ancak, politik açıdan mutlak olması gereken bir olgudur.

 

 

Söz konusu temel özellikler olmaz  ise; politik yıkımlara, sosyolojik patlamalara, ekonomik problemlere ve dış etkilere zemin hazırlayan zincirleme oluşumlar başlatılmasına yarar getirir.

 

Bunları başında ise şunlar gelir…

 

 

Bu olguda; Yasal ve hukuksal boyutta tahribatlar yapılmasına etkili olayların başlamasına ön ayak olur…

 

 

Şimdiki oluşumlar bu olguyu net olarak göstermiyor mu arkadaş?

 

Genç meslektaşlarım ben umudumu kaybetmiş gibimi görünüyorum acaba?

 

Yoksa tüm ruhumla bu mesleğin hakkını mı veriyorum, düşünün? 

 

 

Ben ve bünyesinde görev yaptığım yayın kurumu olarak yasala ne kadar engelleyici bir olguya yazı yasakta, çekinmiyoruz utanmıyoruz çünkü biz mesleğimizi yapıyoruz..

 

 

Elimizden gelmediği biçimde korkmadan yazı yazıyoruz…

 

 

Geleceğimiz için aklımızın ve düşüncelerimizi gösterdiği boyutta fikir ve düşünce mücadelesini elimizden geldiğince yine de yaparak uyarılarımıza devam etmek zorundayız.

 

 

Bu zorunluluk ağır gelse de bunu yapmak siz genç dinamik meslektaşlarımız olan gazeteci ve yazarlarımızı başlıca görevidir.

 

 

Haberleri her zaman yaptığınız gibi takip ediniz..

 

 

Haber verirken sahada insanı halkı her zamanki gibi göz önünde bulundurun…

 

 

Sanal umut yaratmayın…

 

 

Bunu yanında sanal umutsuzlukta yaratmamaya dikkat edin…

 

 

Her umutsuzluğu bir umudu olduğunu okurlarınız ile paylaşın bu ölçüde bu umudu unutturmayın…  

 

Açık istihbarat ve gizli istihbarat servisleri;  bu servisler ne ad verilirse verilsin yurdumuzda faaliyet gösteren bu oluşumlar bir geçektir…

 

 

Bu oluşumlar bütünlük içinde bizlere ve siz geç arkadaşlarımıza psikolojik baskı yapmak için her türlü olanağı kullanıyorlar, son derece dikkatli olun…

 

 

Bu oluşumlara ve de kişilere bağlı çalışan tüm kurum ve kuruluşların Türkiye'ye bakış açıları şöyle görünüyor;  ESTETİK, BİLGİ, SEVGİ, SAYGI ve de kişilerin YETENEK kavramları üzerinde bakışları yoğunlaşıyor.

 

Amaçları Türkiye’yi bölmek parçalamak ve bölgeden yok etmektir, işte sizin de genç arkadaşlarımızın işlediğiniz konudaki Kriptolu mesaj olgusunda bahsettiğiniz “amaçlarındaki gaye”  budur…  

 

 

Bu yukarıdaki yazdığım kavramları örneklerle açıklarsak, örnek olarak:

 

 

Bir insanda ESTETİK yok ise; dışarıdan doktor getirse bile ruhundaki ESTETİK kavramını değiştiremez.

 

 

Bir insanda BİLGİ kavramı yok ise; 20 tane okul bitirse bile, dışarıya bağımlı olmayı o kişilere öğretirler..

 

 

Bilimsel Eğitimin olması böyle yapıları güçlendirir ve bu yapılar çerçevesinde eğitim gören herkes dış güçlerin oyuncağı olmaya hazırlanır ve de o güçlerin uşaklığına, ilerde devam ederse bu eğitimsiz eğitilenler köle olmaya soyunur...

 

 

Bir insanda SEVGİ kavramı yok ise; o insan kendini, yalnız kendini sever, aynaya bakmadan kendini öven, sanki dünyanın hâkimi kendisiymiş gibi davranan bu kişi, herkesi kullanmayı amaç edinir…

 

 

Kendini tanımayan, kısaca bir terimle açıklamak gerekirse "Kendine Müslüman" olan o kişi sevgisiz bir kişidir. Bunu yanında kendin önemli göstermeye devam ettiği de onu sevenler tarafından çoğu zaman amaçları görünmez, çünkü kendisi de görünmez olmayı tercih eder…

 

Bu kişiler çoğu zaman Uyuşturucu, silah kaçakçılığına, insan köle ticaretine son derece önem veren kişiler görünüşte saygın ve en üst mertebede bile olabilirler, işte siz gazeteci ve yazarlarımız bunları umutsuzda olsanız umutla çıkarmanız gerekir…

 

Bu şerefsiz ve haysiyetsiz kişiler konularında uzman olarak lanse edilir…

 

 

Bu oluşumları çoğunun alanları dış güçler ile belirlenir.

 

 

Evet,

 

Konular ve oluşumların olduğu yerdeki kişiler saygın siyasetçi olması sizi korkutmasın, çoğu zaman bunları çıkarları için dış güçler hazırlar…

 

Bu olgu terörizm ile aldattığı insanlar ile yine de çıkarları oluştuğu ve çatışmadıkları sürece çok iyi anlaşırlar, çıkarları çatışınca Bunlar paralel güç olarak günümüzdeki oluşum gibi adlandırılırlar…

 

Şimdin değimi ile paralel olarak yürüdükleri sürece çok sevilir ve takdir toplarlar...

 

Kimi niçin sömürdüğü yalakaların ve yandaşlarının umurunda bile olmaz…

 

Onlar bunları görmediği gibi görseler de “adam sende” diyerek şerefsizlere

bu kişiliğe soru bile sorulmaz, ondan nemalanan kişiler sonuna kadar çıkarları doğrultusunda yandaş ve yalakalık yaparlar…

 

işte sizin umudunuz bu olmalı, onları görüp görmediği olguları bulup umutsuz olsanız bile yayınlamaktır… 

 

Bir insanda SAYGI kavramı yok veya gelişmemiş bir zihniyetin kavramlarını taşıyorsa; en yüksek mertebede  olursa olsun devlet ve siyasi terbiyesi oluşumu olmadığı da yukarıda anlatıldığım gibi toplumda oluşan olgularda gözlenir.

 

Saygın arkadaşlarım,

 

Bu saygıyı göstermeyenlere ancak bizim gibi tarafsız çalışan araştırmacıları onların anladığı ve algıladığı dilde yapmaya devam etmelidir. Her nerede olursanız olunuz siz ve halkın bir olduğunu unutmayı…

 

Yıllardır bize ve anlayışımıza ters gelse bile engel olamadığımız, mazeret üretemeyeceğimiz oyunda; onların topluma öğrettikleri terbiye ölçüsünde kendimizi kaybetmeden ve yerinde kendimiz eleştirerek yorum yaparak gerçekleri bizler göstermek zorundayız…

 

Şunu da bilelim tepkilerimiz sonucu bu tepkilerimiz aslında övünülecek bir konu değildir, çünkü yazar ve gazeteci olsak ta bizler yine de bir insanız, düşüne hayvan olduğumuzu unutmayalım hayvansal içgüdülerimizi ne kadar alt düzeyde tuta bilirsek o kadar mantıklı çözümler ulaşırız…

 

Her tepki etkiden ileri gelir tepki göstermeyen bir insan insan olamaz. Maksat tekimizi nasıl dışarıya yansıttığımızdır…

 

Bu bütünlük içinde oluşum çerçevesinde tarafsız olarak bilgilendirmenin ağırlığını taşıdığınız biliyorum…

 

 

Bir insanda YETENEK yok ise; bu yetenek kavramı göreceli bir kavramdır anlamı ise değişik biçimlerde açıklanır…

 

 

Yetenek; Yalnız argo konuşarak veya halk dilinde konuştum diyerek yetenekler ispat edilemez bunlar hataları kapamak için yapılmış kamuflaj söylemleridir...

 

 

Bir başka yönden bakacak olursak; “ ben yetenekliyim “ diyerek, söylev yapan şerefsizlerde olabilir. Bunlar çoğu zaman kendilerini ifade edemizleler ama bu konuda hatalarını saklanacak olgu ise şöyle şu biçimde kamufle edilir. 

 

Halkın dini duygularını kendi amaçları için…

 

Yasaları etkilemek için…

 

Kısaca halkı birbirine düşürmek ve çıkarlarını korumak için…

 

Yapılan tüm eylem ve davranışlar da yetenek kavramında sayılmaz.

 

 

Fakat bunları yapanlar karsı durulmaz ise işte bunlarda yetenek olarak gösterilir asıl amacın gayesi budur… 

 

 

Bu konuda daha söylenecek ve yazılacak çok şey vardır. Yine  kısaca Yetenek olgusuna saf olarak görmemelisiniz, şöyle ki; yalanlara sarılarak ve sözde fikre saygı olgu içinde görülen kişiler  ve yandaşları aslında ters, yüz söylemler ile de görüntü vere bilir

onları amacındaki gaye ise görülmeden o oluşuma yalakalık yapmaktır...

 

İşte yetenek ve gösterimde olan yetenekler arasında  şunu da bilmeliyiz; yetenek yalnız konuşmak ile ispat edilemez...

 

Yazdıklarınıza ve verdiğiniz bilgilere sonuna kadar sahip çıkmanız gerekir, insana saygı duyan işine saygı ve sevgi ile sarılır…

 

Umutsuzluk, umudun kardeşi dedemim arkadaşlar…

 

Umutsuzluk ile umut çoğu zaman kavga eder…

 

Fakat bunlar kardeş oldukları için barışırlar, hatta ve hatta birbirlerine barışmak için ekmek bile verirler…

 

Umutsuzluk umudun ekmeği, umut ise umutsuzluğu ekmeğidir…

 

Biz yazar ve gazeteciler bu ekmeyi yerken bazımızda düğümlenmemesine dikkat etmeliyiz…

 

Şerefimiz ve namusumuz ile bu ekmeyi hakkıyla yemeliyiz…

 

Şerefsiz ve namussuzlar bu ekmeyi yiyemezler, bağsızlarında takılır ve boğulurlar, onları kurtaracak yine sizin olumlu fikirleriniz ve düşünceleriniz olacaktır, bilgi paylaştıkça umudu besler, aynı derecede bilgi saklandıkça ve verilmedikçe umutsuzluğu besler…

 

Umutsuzluğa kapılmayın umut sizlerle olsun…

 

Arkadaşınız ve kader bağlı ile bağlı olan dostunuz…

 

Cessur Demirali Gürsu…”

 

İşte iş dışında kardeşimiz Ağabeyimiz, hepimizi karınca kararınca her konuda yardımcı olan onun değimi ile “kader bağı ile bağlı” olduğumuz dostumuz bize bu ortamda bu yazıyı yazdı bizde sizlere bunu ulaştırdık…

 

Gelelim bizi acemi casus olarak lanse edildiğimiz Türkiye’deki gazeteci ve yazarların amacındaki gayelerine bir bakalım…

 

Her haber merkeze geldiğinde beki komisyonların onayından geçtikten sonra bizim medya kurumu ve sitesinde yayınlanır…

 

Bu haber trafiğinde grup çalışması son derece önemli bir faktördür…

 

Haberler bazen öyle yoğunlaşır ki günde bir haber ile tüm günü anlatırız…  

 

Dedikleri gibi casus olarak kriptolu mesajları veririz, o mesajları siz potansiyel olarak belirlenen okuyanları casus olarak nitelendirilen halkımız anlar diye yayınlar ve umut ederiz…

 

Bazı dostlarımız ve tanınmış yazar ve gazetecilerimiz üstün gayet sergileyerek bu bizim su üzerinde göstermeye çalıştığımız olguları derine dalarak derin sularda yüzerek sizlere gösterirler, bilgiler doğru çıkınca bilgi sahipleri ve bilgileri doğrulayan kamu görevlileri telaşa kapılır…

 

İlerde başlarına geleceklerden korkarak; yasa yapıcı, uygulayıcı ve de cezalandırıcı kesimler teyakkuza geçerek, karşı hamlelerini yaparlar…

 

İşte bu bir ölçüde satranç oyununa benzer, dünyada ve ülkemizde bu tür satranç oyunları her dönem oynanıyor…

 

Hamle yaparken en az 9 hamle sonrasını görmek oyuncu ve oyun kurucular tarafından planlanır, en iyi hamleleri yapan satranç ustası oyununda kazanır…

 

İşte 9,5 hamle oldu bile kim iyi 19 günde hamle yaptı ve bu hamleler nasıl halka ve dünyaya yansıtıldı, işte asıl sorulacak soru casus olarak yargılan arkadaşlarımızın yaptığı hamlelerin sonunda yeniden kurulan satranç tahtası üzerinde biz dışarıdaki acemi casusular tabir edilen gazeteci ve yazarlar halka ne kadar ulaşabildik…

 

İşte bunları düşünerek hareket etmemiz, bizlerin amacındaki gaye bu olmalı…

 

 

Şimdi sizlere bu hapishanede buluna acemi casus diye tabir edilen gazeteci ve yazarları çalışma arkadaşları olan yine acemi casusların kriptolu mesajların yayınladığı haberi veriyoruz tıklamanız yeterli...

 

Saygılarımızla

 

Acemi casusu gazeteciler…

 

Rogg & Nok  Hapishanedeki Casus Gazeteciler Araştırma Grubu


Rogg & Nok Haber Servisi:
E-Posta ile gönderilen veya direk Web sitesine yayınlanması için gönderilen yazıların fotoğraf gibi tüm demokratik protesto, bilgi, haber, yorum ve sosyal/siyasal içerikli paylaşımlar TC Anayasasının;
MADDE 25: "Düşünce ve Kanaat Hürriyeti";
MADDE 26: "Düşünceyi Açıklama ve Yayma Hürriyeti"
kapsamında Web sitemizde yapılmıştır.
Kişisel veya kurumsal Demokratik düşünce ve kanaatlerimiz engellenmesi ve/veya şiddet/baskı altına alınması, bu nedenle
"Yazar olan biz Hakkımızdaki veya kullanıcıların kullandıkları web sitesindeki yayınlanan haberler dolayısı ile olası her türlü anti-demokratik yasal girişimi",
TC Anayasası, AİHM ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi kapsamında, her türlü yasal haklarımız saklı kalmak üzere, peşinen reddederiz…

OKUYUCU YORUMLARI

UYARI:Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.(Yorum Yapanın Taahütü)Yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Ad Soyad
E-Posta
Güvenlik Kodu: Guvenlik
Yorum
Copyright ©2010 - Tüm hakları saklıdır.
PHP Haber Sitesi Türkiye Tasarım
Rogg&Nok Haber- Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz Ve kaynak gösterilmeden Alıntı Yapılamaz. Yayınlanan Tüm Haber Ve Açıklamalar İlk Kaynaktan Ulaştırılan Açıklamalardır. Sitemiz Bu Açıklamalara Ekleme Veya Müdahelede Bulunmadan Yayınlar. Yorum,Makale, Sizden Gelenler Bölümündeki Yazılardan Yazanlar Sorumludur. Harici Bilgiler Ayrı Bir Sayfada Açılır. Rogg&Nok Haber Bu Linkler Ve İçeriklerinden Sorumlu Değildir.Her Türlü Haber Ve İletişim İçin roggnok@gmail.com Adresini kullanabilirsiniz. Sitemizden Daha İyi Yararlanabilmek için Gizlilik İlekeleri Ve Yayın Prensiplerimzi Okuyunuz. En İyi İnt Exp 8+ 1024x768 Görüntülenir