15 Aralık 2018 Cumartesi 15:52:18
» SAMİMİYET İNSANLARI ONURLU YAPAR

SAMİMİYET İNSANLARI ONURLU YAPAR - ÖZDEN İLHAN

Paylas
SAMİMİYET İNSANLARI ONURLU YAPAR
http://www.bagimsizozgurmedya.com/turkhaber.html
- 06 Ağustos 2018, Pazartesi 11:27:56
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

SAMİMİYET İNSANLARI ONURLU YAPAR

İyi ve kalıcı ilişkilerin iksiri samimiyettir. Samimiyet derken içli dışlı olup, mesafeyi bir türlü ayarlamayan cıvık ilişkiler, aklınıza gelmesin! Kirpiler, üşümeye başlayınca birbirlerine iyice sokulurlarmış. Bir süre sonra dikenleri birbirinin canını yakmaya başlarmış. Çok uzaklaşınca üşürlermiş. O nedenle kirpiler, her zaman mesafeyi korumak zorunda kalırmış. Aynı kirpiler gibi, bizde mesafemizi korumak zorundayız.

Benim sizlerle paylaşmak istediğim samimiyet, kişinin gerçek düşüncelerini ve kimliğini hiç saklamadan, hiç hesap yapmadan, kendisini olduğundan farklı göstermeye çalışmadan açıkça ortaya koyması ve duygularını paylaşmasıdır.

Karşı taraf sizi anlamıyor da olabilir. Çünkü biz kendimizi ne kadar paylaşırsak paylaşalım, tüm samimiyetimizle kendimiz anlatmaya çalışırsak çalışalım, algı anlayanın zihnindedir. Genelde kişi, yetiştiği kültüre, inancına ve hayata bakış açısına göre kişileri algılar ve onlar hakkında ön yargıya varırlar.

İnsanlar arasında bazı şeyler dile gelmese bile, iyi bir arkadaş, iyi dost, sevgili veya eş olabileceğimizi hissederiz. İşte bu aşamada samimiyet önem kazanıyor.

Samimiyet, insanın kalbinde hissettiklerini karşısındaki insana olduğu gibi yansıtması, hissettirmesi, olabildiğince dürüst olmasıdır. Düşünceleri açık ve net açıklamasıdır. Karşıdaki kişiye gerçek duygularını hissettirmesidir.

Samimi olmak bir iç açılışıdır. İç dünyamızın dışavurumudur.  Siyasette, iş yerinde, sosyal medyada her yerde samimiyeti aramalıyız.  Olduğumuz gibi görünmek ve düşüncelerimizi açık ve net olarak ifade etmeliyiz. Ama maalesef dürüstlük,  pek az kimsede bulunur. Çoğu insanda görülen şey, başkalarının güvenini kazanmak için, kurnazca niyetini gizlemekten başka bir şey değildir. Özellikle siyaset, sosyal medya ve ikili ilişkilerde çok rastlanmaktadır. Sahi bizler ne kadar samimiyiz?

Ne kadar dürüstüz?

 Karşımızdaki kişiye çıkarlarımızı gözetmeden, pozitif veya negatif duygularımızı ifade edebiliyor muyuz?

Peki, kaçımız kaybetme korkusu nedeniyle karşımızdaki kişiye doğruları yüzüne söylemiyoruz?

Kaçımız kendisini olduğundan farklı göstermeye çalışmadan açıkça ortaya karakterimizi koyabiliyoruz?

Kaçımız kişisel çıkarlarımız için dahi olsa karşıya yalan söylemiyoruz?

 Karşılaştığımız veya tanıdığımız insanların, gerçek kimliğiyle, gerçek düşünceleriyle, kendisini olduğundan farklı göstermeye çalışmadan, açıkça ortaya koymasını özledik.  Samimiyeti özledik! Dürüstlüğü özledik! Güvenmeyi özledik!

  Güveni oluşturan en önemli etken ise samimiyettir. Samimiyet, ilişkilerin kurulmasından ilerlemesine kadar geniş yelpazede içinde dostluklar, arkadaşlıklar, sevdalar, evlilikler oluşturur. Birlikte geçirdiğiniz günler içinde sevinçlerimizi, dertlerimizi,  sırlarımızı, değerlerimizi, tutkularınızı paylaşırız.

Ancak bu paylaşma süreci, olmazsa olmaz tek bir kelime tarafından yönetilir; o da güvendir. Birbirimize samimi ve dürüst bir şekilde bağlanmamızın tek yolu budur. Bir ilişki güven kuruluncaya dek gerçekten başlamaz. Çünkü güvensizliğin verdiği iç huzursuzluğu yaşarız. Duygularınızı kontrol edememe, pişmanlık ve hayal kırıklıklarından korkarsınız.  Bu da karşınızdakine karşı, savunma mekanizmanızı geliştirir. Samimiyetten uzaklaştırır.

İstediğimiz güven ve samimiyeti bulmak için maske kullanmaktan vazgeçip, maskelerimizi çıkarıp, karşımızda ki insana bir şans vermek zorundayız. Bunu yapmazsak sağlam bir ilişki içine giremeyiz. Birliktelikler de yüzeysel olmaktan öte gitmez. Zaten bakıyorsunuz, etrafınız da yüzeysel ilişkilerle dolu insanlarla çevrilmiş.

Eleştirilerle, ego tatmini korunan yüzeysel ilişkilerle çevriliyiz; tamamen fiziksel olan, duygusallıktan uzak, cinsel ilişkiler, yalnızlık ve maddi korkular, beraber olduğumuz fakat aslında birlikte olamadığımız yüzeysel insanlar sayısı hızla artıyor. Öyle değil mi?

Eğer istediğimiz bu değilse, bu kadar korku kenara bırakmak gerekir! Eğer öncelikli kendiniz samimi olmamız gerekir. Korkmadan özgür ve cesur olup, düşündüğünüz korkularınız ne ise karşıya yönetmelisiniz. Bütün aklınızda geçen korkular cevabını bulmalıdır. Kaybetmekten korkmayın. Kaybetmek ve elimizde bir şeyi kayıp gitmesi bizi korkutur. Korku bizi birçok şeyden korur. Ama deneyimlerimizi azaltır. Başkalarıyla samimi ilişkileri yok eder. Kaybetmeyi baştan göze almak, ilerde hayal kırıklığı yaşamanızın sizde yarattığı travmadan daha iyidir.

”Hava için gök gürültüsü neyse, insanın ruhu için hayal kırıklığı da odur.” Der, Schiller.

Hayal kırıklığı kendinizi kötü hissettirir ve sizin için yararlı olmayan kararlar vermenize neden olabilir. Kin, öfke, küsmek, intikam gibi olumsuz düşüncelerle yarı yolda bırakmanın acısını aslında karşı taraftan değil, kendinizden çıkarırsınız.

Halk dilinde bir sözcük vardır. Size yapılmamasını istediğiniz şeyi, sizde bir başkasına yapmayınız. Samimiyet karşılıklı olmalıdır. Düşüncelerinizi korkularınızı karşı tarafa anlatınız.  Kaçamak ifadelerden uzak durunuz. Net ifadelerle kendinizi karşıya anlatmaya çalışmalısınız. Bunu yaparken karşıdakinin onurunu kırıcı veya onu küçük düşürücü ifadeler kullanmaktan, yalandan ve üstü kapalı ifadelerden uzak durulması gerekir.  Gerçek samimiyet bunu gerektirir!


E-Posta ile gönderilen veya direk Web sitesine yayınlanması için gönderilen yazıların fotoğraf gibi tüm demokratik protesto, bilgi, haber, yorum ve sosyal/siyasal içerikli paylaşımlar TC Anayasasının;
MADDE 25: "Düşünce ve Kanaat Hürriyeti";
MADDE 26: "Düşünceyi Açıklama ve Yayma Hürriyeti"
kapsamında Web sitemizde yapılmıştır.
Kişisel veya kurumsal Demokratik düşünce ve kanaatlerimiz engellenmesi ve/veya şiddet/baskı altına alınması, bu nedenle
"Yazar olan biz Hakkımızdaki veya kullanıcıların kullandıkları web sitesindeki yayınlanan haberler dolayısı ile olası her türlü anti-demokratik yasal girişimi",
TC Anayasası, AİHM ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi kapsamında, her türlü yasal haklarımız saklı kalmak üzere, peşinen reddederiz…

OKUYUCU YORUMLARI

UYARI:Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.(Yorum Yapanın Taahütü)Yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Ad Soyad
E-Posta
Güvenlik Kodu: Guvenlik
Yorum
Copyright ©2010 - Tüm hakları saklıdır.
PHP Haber Sitesi Türkiye Tasarım
Rogg&Nok Haber- Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz Ve kaynak gösterilmeden Alıntı Yapılamaz. Yayınlanan Tüm Haber Ve Açıklamalar İlk Kaynaktan Ulaştırılan Açıklamalardır. Sitemiz Bu Açıklamalara Ekleme Veya Müdahelede Bulunmadan Yayınlar. Yorum,Makale, Sizden Gelenler Bölümündeki Yazılardan Yazanlar Sorumludur. Harici Bilgiler Ayrı Bir Sayfada Açılır. Rogg&Nok Haber Bu Linkler Ve İçeriklerinden Sorumlu Değildir.Her Türlü Haber Ve İletişim İçin roggnok@gmail.com Adresini kullanabilirsiniz. Sitemizden Daha İyi Yararlanabilmek için Gizlilik İlekeleri Ve Yayın Prensiplerimzi Okuyunuz. En İyi İnt Exp 8+ 1024x768 Görüntülenir