22 Temmuz 2019 Pazartesi 03:16:57
» STRESLE DOST OLUNUZ!

STRESLE DOST OLUNUZ! - ÖZDEN İLHAN

Paylas
STRESLE DOST OLUNUZ!
- 01 Temmuz 2019, Pazartesi 10:38:28
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Bazen o kadar lüzumsuz konulara takılıyoruz ki, zaman geçtikten sonra veya daha da başka büyük bir sorunla karşılaştığımız zaman, ne kadar önemsiz bir konuya takılıp kaldığımızı ve ne kadar lüzumsuz kendimizi üzdüğümüzü ve kendimizi strese soktuğumuzu fark ediyoruz. 

Günümüzün getirmiş olduğu yaşantımızın baş belası; stres.  Kapitalist düzen maalesef bizleri stresli olmaya, yaşamın her anında stres yaşamamıza sebebiyet vermektedir.

Sevilen bir yakının ölümü, günlük koşturmacalar, boşanma, ekonomik zorluklar, bedensel hastalıkların uzun süre sizi tehdit etmesi, tabii afetler, çevrenizdeki insanların size yeterli sevgi ve ilgiyi göstermemesi, yakın çevrenizin karşılayamadığınız beklentileri, iş yoğunluğu, başarı kaygısı, işsizlik, aşırı yorgunluk,  kendine zaman ayıramama gibi bir sürü şey, strese girmemize neden oluyor. Hem ruh sağlığını hem de beden sağlığını önemli derecede olumsuz yönde etkilemektedir.

Robert Sapolsky  tarafından Stanford üniversitesinde yapılan bilimsel çalışmada, stresin metabolizma üzerindeki etkilerini incelenmek üzere insana en yakın tür olan baboon türü maymunlar doğal ortamlarında izlemişler.

Yapılan kan testlerinde zayıf baboonların, kilolu baboonlardan daha fazla kalp krizi riskine daha yakın olduğunu tespit ediyorlar.  Kabilede zayıf olan üyeleri,  sürekli dayak yeme stresi çektiklerinden her an kalp krizi  geçirme riskine sahipler ve bu korku onların bağışıklık sistemlerini de zayıflatarak yaralarının daha uzun sürede iyileşmesine neden oluyor, dolayısıyla gerek kalp krizinden, gerek enfeksiyon nedeniyle ölüme daha yakınlar. Güçlü olan üyeler ise gayet normal kan seviyelerine sahipler. Çünkü hâkimiyet onların elindedir. Kabile onlara itaat eder ve onlardan korkarlar.

Deneyin devamında iri yarı bir başka baboonu,  kabile içine koyarlar. baboon, kabilenin lideri koltuğunu kaptırma endişesi karşısında stresi yoğun hissetmeye başlıyor ve kan değerlerinin yükseldiği görülüyor.

Peki, stres hakkındaki düşüncelerimizi değiştirmek bizi daha sağlıklı yapar mı? Bu noktada bilim evet diyor. Stres hakkındaki düşüncenizi değiştirdiğinizde vücudunuzun strese karşı tepkisini de değiştirebilirsiniz. Stresin yeni bilimi ortaya çıkarıyor ki stres hakkında nasıl düşündüğünüz fark ediyor.

Strese yaklaşımımı tümüyle değiştiren bu çalışma Birleşik Devletler ‘de 30,000 yetişkin üzerinde gerçekleştiriliyor ve  8 yıl sürüyor. Bu kişilere iki soru yöneltiyorlar.

İlk soru Geçen yıl ne kadar strese maruz kaldınız?

Diğer soru ise; Stresin sağlığınız için zararlı olduğunu düşünüyor musunuz?" oluyor.

 Ve sonra kimler ölmüş diye genel ölüm kayıtlarına bakıyorlar. Yoğun stres altında kalan ama stresi zararlı görmeyen insanlar, en düşük ölüm riskine sahipken, tam tersi stresi zararlı görenler, stresten ölmek üzere olduğunu düşünenlerin ölüm oranının çok yüksek olduğu gözleniyor.

Araştırmacıların tahminlerine göre, ölümleri takip ettikleri sekiz yıl boyunca 182.000 Amerikalı erken yaşta ölüyor. Görülüyor ki;  stresten değil stresin zararlı olduğu düşüncesine hâkim olması nedeniyle ölüyorlar.

Deneylerde görüyoruz ki, aşırı gerilim yaşayan insanlar, kendi sağlıklarını bozmak için davetine çıkarıyor.

Bazen hayat bahar esintisindeki, ıhlamur, yasemin, hanımeli kokusudur. Bazen ise hayat; bir diken gibidir. Gülde dikenlidir; dikeni var diye sevmeyeniniz var mı? Size stres yapan her neyse aklınızda ve bedeniz de tutarsanız, hayatınızda başka bir düşmana gerek yok. Sadece sağlığına etki etmeyeceksiniz, tamamen yaşam enerjinizi yitireceksiniz.

Hayatın akışına karşı gelmek yerine; kendimizi o akışa teslim ederek, hayatın getirdiği stresi kabullenmeyi ve bu kabullenişin içinde de huzur bulunabileceğini öğrenmemiz gerekiyor.

 


E-Posta ile gönderilen veya direk Web sitesine yayınlanması için gönderilen yazıların fotoğraf gibi tüm demokratik protesto, bilgi, haber, yorum ve sosyal/siyasal içerikli paylaşımlar TC Anayasasının;
MADDE 25: "Düşünce ve Kanaat Hürriyeti";
MADDE 26: "Düşünceyi Açıklama ve Yayma Hürriyeti"
kapsamında Web sitemizde yapılmıştır.
Kişisel veya kurumsal Demokratik düşünce ve kanaatlerimiz engellenmesi ve/veya şiddet/baskı altına alınması, bu nedenle
"Yazar olan biz Hakkımızdaki veya kullanıcıların kullandıkları web sitesindeki yayınlanan haberler dolayısı ile olası her türlü anti-demokratik yasal girişimi",
TC Anayasası, AİHM ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi kapsamında, her türlü yasal haklarımız saklı kalmak üzere, peşinen reddederiz…

OKUYUCU YORUMLARI

UYARI:Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.(Yorum Yapanın Taahütü)Yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Ad Soyad
E-Posta
Güvenlik Kodu: Guvenlik
Yorum
Copyright ©2010 - Tüm hakları saklıdır.
PHP Haber Sitesi Türkiye Tasarım
Rogg&Nok Haber- Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz Ve kaynak gösterilmeden Alıntı Yapılamaz. Yayınlanan Tüm Haber Ve Açıklamalar İlk Kaynaktan Ulaştırılan Açıklamalardır. Sitemiz Bu Açıklamalara Ekleme Veya Müdahelede Bulunmadan Yayınlar. Yorum,Makale, Sizden Gelenler Bölümündeki Yazılardan Yazanlar Sorumludur. Harici Bilgiler Ayrı Bir Sayfada Açılır. Rogg&Nok Haber Bu Linkler Ve İçeriklerinden Sorumlu Değildir.Her Türlü Haber Ve İletişim İçin roggnok@gmail.com Adresini kullanabilirsiniz. Sitemizden Daha İyi Yararlanabilmek için Gizlilik İlekeleri Ve Yayın Prensiplerimzi Okuyunuz. En İyi İnt Exp 8+ 1024x768 Görüntülenir