20 Ağustos 2019 Salı 07:37:42
» KAYBOLAN YILLAR

KAYBOLAN YILLAR - ÖZDEN İLHAN

Paylas
KAYBOLAN YILLAR
- 29 Temmuz 2019, Pazartesi 09:29:21
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Sezen söylüyor: "Şimdi bana kaybolan yıllarımı verseler”…

Belki de yüreğimin en özel yerine dokunmayı başaran ilk kadın sanatçı! Araç kullanırken ilk kez duyduğun şarkısının melodisi ve sözleri, o kadar içime işlemişti ki,” O zaman hemen git radyoyu aç bir şarkı tut ya da bir kitap oku mutlaka iyi geliyor, ya da balkona çık bağır bağırabildiğin kadar, zehir dışarı akmadan yürek yıkanmıyor”, istem dışı gözyaşlarım dökülmeye başlamıştı. Aracımı köşeye çekmek zorunda kaldım. Tabii sol lop durur mu? “Kızım ne yapıyorsun? Kendine gel!”, mantık emriyle tekrar yoluma devam ettim.

Sezen’in şarkılarından biri mutlaka her birimizin hayatına dokunmuştur. El alem, aşk, sevgi, ayrılık, umutsuzluk, önyargılar üstünüze geldiği zaman, bu şarkılardan biri bir yolunu bulur, size yol gösterir. Sezen’in şarkıları, benim ruhuma her zaman iyi gelmiştir.

Her bir şarkısını dinlerken, bir sonbahar gününde yere düşen yaprak gibi, farklı bir uca savrulursunuz.  Şarkıları, yüreğimizi, ruhumuzu,  duygularımızı  tetikleyerek,  fay hattımızı kırarak duygusal enerjinizi dışarıya çıkarır.

Benim, Sezen Aksu şarkılarından anladığım “Ne gelirse hayatta acı da çeksen hayatta kabul etmelisiniz ve zarafetle taşımayı bilmelisiniz.”,  oldu. Belki de ikimizin de yengeç burcu olmamız bunda etkendir, kim bilir? Allahtan yükselenimin yay olması nedeniyle, özgürlük ruhum daha ağır basıyor.

İnsan farkına varmadan gelip geçiyor günler, aylar, haftalar, yıllar... Kapitalist sistemin kafese kapattığı kuşlar gibiyiz.  Kapitalist sistemin kendine köle etmeye çalıştığı bir devirde yaşıyoruz. Her geçen günü aramaya başlıyoruz.

Bizler mutluluğumuzu, beklentilerimizin oluşmasına bağlıyoruz. Beklentilerimize tesadüfen ulaşsak bile, çok geçmeden duruma alışıyor ve yıllarca hayal ettiğimiz hayalimiz, bir süre sonra sıradanlaşıyor. Tekrar farklı beklentiler içine giriyoruz. Sürekli kısır bir döngü içinde yaşamımızı sürdürüyoruz. Beklentilerimize sahip olamadıkça, kendimizi hep mutsuz hissediyoruz.

Ailemizden, evlatlarımızdan, arkadaşlarımızdan, akrabalarımızdan, meslektaşlarımızdan, hatta sahip olduğumuz taşınmaz mal varlıklarımızdan bile devamlı beklenti halindeyiz.

Gelecekte ulaşacağımız hedefin mutluluk getireceğini düşünerek, mutluluğu ileriye hedeflemek yerine iç dünyamızı zenginleştirerek mutluluğu içimizde aramız gerekmiyor mu?

Karşımızda ki insan farklı düşüncede olduğu zaman neden ısrarla ona fikrimizi kabul ettirmek istiyoruz?  Neden beklenti haline girerek hayallerimizin yıkılmasına müsaade ediyoruz?

 Başkalarının düşüncelerine göre yaşamaya başladınız mı, etrafınıza ördüğünüz "el âlem ne der?" duvarı her geçen gün yükselir. Onların size tahakküm etmesine izin mi vereceksiniz?

Kendi zevkinize göre giyinin, sevdiğiniz yiyecekleri yiyin, ilgi ve yeteneklerinize göre hedefler belirleyiniz.  Olduğunuz gibi doğal olarak yaşama hakkınızı, onların bakış açısına bırakarak mı, yaşayacaksınız?

Her zaman kendine özgü olma yerine, diğer insanların ne düşündüğünü önemseyerek yaşarsanız, her zaman onların esiri olmak zorunda kalmaz mısınız?

Hepimiz değişiyoruz. Fikirlerimiz, düşüncelerimiz günden güne farklılaşabiliyor. Kimimiz kendimizi geliştiriyoruz. Kimimiz kalıplaşmış dünyamızın içine hapis oluyoruz. Düşünceler, sadece düşüncelerdir.  Aklınızdan geçen her düşünceyi inanmadan izlememiz gerekmiyor. Başkalarının düşüncelerini de inanmadan izlememeliyiz. Dinleyip, sorgulayıp, araştırmamız gerekir. Kendin yerine başkasının söylediğine, düşüncelerine inanıyorsan, başkalarının düşüncelerine biat etmek işin kolayına kaçmak olmuyor mu? Cehalet de böyle gelişip, yaygınlaşmıyor mu?  Başkaları benim adıma da düşünsün, ben düşünmesem de olur, demek değil midir?  En büyük erdem, neyi bilmediğimizi bilmektir. Çünkü ancak bu şekilde öğrenme, bilme sürecine devam edebiliriz. Öyle değil mi?

Hayat bir içsel keşif yolculuğudur. Kendinizi önemseyiniz ve özellikle de olumsuz düşüncelerden kendinizi uzak tutunuz.

İnsanlar sizi tamamen kendi doğrularına göre yargılamaya devam edecekler, bırakın etsinler… Siz onların doğrularıyla mı yaşayacaksınız?

Neden hayatı tüm renkleriyle kabul etmiyorsunuz?

İnsan hayatta her şeyini kaybetmiş olsa bile hayat hala rengârenk olabiliyor! Biz istesek de istemesek de, dünya dönmeye devam edecektir. Gökyüzü ve deniz mavi renginden vazgeçmeyecektir. Güneş yine doğacak ve batacaktır. Ya ağaçlar; yine yaprak dökecek, yine çiçek açacaktır. Çayır, otların rengi asla siyaha boyanmayacaktır. Bu renkler hep hayatımızda olacaktır. Hayatımızda bu renkler hep var olacaktır. Hayatımızda başımıza gelen her şeyi, tıpkı renklerin varlığı gibi kabul etmeye çalışmamız gerekmiyor mu? 

Hayatın getirdikleriyle uyumlu bir şekilde yaşamayı öğrenmeliyiz. İyisiyle de kötüsüyle de...

 

 

 


E-Posta ile gönderilen veya direk Web sitesine yayınlanması için gönderilen yazıların fotoğraf gibi tüm demokratik protesto, bilgi, haber, yorum ve sosyal/siyasal içerikli paylaşımlar TC Anayasasının;
MADDE 25: "Düşünce ve Kanaat Hürriyeti";
MADDE 26: "Düşünceyi Açıklama ve Yayma Hürriyeti"
kapsamında Web sitemizde yapılmıştır.
Kişisel veya kurumsal Demokratik düşünce ve kanaatlerimiz engellenmesi ve/veya şiddet/baskı altına alınması, bu nedenle
"Yazar olan biz Hakkımızdaki veya kullanıcıların kullandıkları web sitesindeki yayınlanan haberler dolayısı ile olası her türlü anti-demokratik yasal girişimi",
TC Anayasası, AİHM ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi kapsamında, her türlü yasal haklarımız saklı kalmak üzere, peşinen reddederiz…

OKUYUCU YORUMLARI

UYARI:Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.(Yorum Yapanın Taahütü)Yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Ad Soyad
E-Posta
Güvenlik Kodu: Guvenlik
Yorum
MANŞETTEKİLER
Copyright ©2010 - Tüm hakları saklıdır.
PHP Haber Sitesi Türkiye Tasarım
Rogg&Nok Haber- Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz Ve kaynak gösterilmeden Alıntı Yapılamaz. Yayınlanan Tüm Haber Ve Açıklamalar İlk Kaynaktan Ulaştırılan Açıklamalardır. Sitemiz Bu Açıklamalara Ekleme Veya Müdahelede Bulunmadan Yayınlar. Yorum,Makale, Sizden Gelenler Bölümündeki Yazılardan Yazanlar Sorumludur. Harici Bilgiler Ayrı Bir Sayfada Açılır. Rogg&Nok Haber Bu Linkler Ve İçeriklerinden Sorumlu Değildir.Her Türlü Haber Ve İletişim İçin roggnok@gmail.com Adresini kullanabilirsiniz. Sitemizden Daha İyi Yararlanabilmek için Gizlilik İlekeleri Ve Yayın Prensiplerimzi Okuyunuz. En İyi İnt Exp 8+ 1024x768 Görüntülenir