21 Nisan 2019 Pazar 10:08:56
» Zulme, Sömürüye Direnme Hakkı İnsanların En Doğal Hakkıdır…

Zulme, Sömürüye Direnme Hakkı İnsanların En Doğal Hakkıdır…

...
Paylas
http://www.bagimsizozgurmedya.com
Zulme, Sömürüye Direnme Hakkı İnsanların En Doğal Hakkıdır…
http://www.bagimsizozgurmedya.com/turkhaber.html
Türkiye - 19 Ocak 2019, Cumartesi 19:00:29
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

....                                                        

Mustafa Kemal Atatürk, 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıktığında, ülkemizin “vaziyet ve manzarai umumiye”sini (genel görünümünü) şöyle anlatıyordu:

 

Burada pek önemli bir noktayı da belirtmeli ve açıklamalıyım. Millet ve ordu, Padişah ve Halifenin hainliğinden haberdar olmadığı gibi, o makama ve makamda bulunana karşı yüzyılların kökleştirdiği din ve gelenek bağlarıyla içten bağlı ve sadık…”

 

O günkü ortamla, bugünkü ortam arasındaki benzerliği fark ettiniz mi?

 

Saltanat, hilafet, şeriat yanlıları bugün de işbaşında.

 

Bugün de halkımız, yönetenlerin “hainliğinden haberdar olmadığı gibi, o makama ve makamda bulunanlara karşı yüzyılların kökleştirdiği din ve gelenek bağlarıyla içten bağlı ve sadık…”

 

Aradan yüz yıl geçti, bugün de yobazlara karşı mücadele ediyoruz. “Çıplak yıkanmayacaksın” diyen profesörler (!) üniversitelere rektör tayin ediliyorlar, hem de bilim kurumlarının en tepesine. Hedef, çağdaşlığı, aklı, bilimselliği, mantığı yok etmek… Dünyayı hurafelerle idare edip, kesesini doldurmak…

 

Atatürkçü vatandaşların çoğunlukta olduğu bir ülkede hak, hukuk, demokrasi bir avuç şeriatçının eline geçti. Kedinin fareyle oynadığı gibi oynuyorlar halkımızla… Ama insanlarımız hala büyük tehlikenin farkında değiller.

 

Ortaçağa, ilkelliğe dönüşü görmüyor ya da görmezlikten geliyorlar… Oysa baskıya, sömürüye, zulme boyun eğmek, yaşarken ölümü kabullenmek demektir.

 

Toplumların ilerlemesi, yücelmesi kötü koşulların değişimi ile olur. Değişim ise her çağda direnme ve devrimlerle gerçekleşir.

 

Direnmek yaşamak demektir.

 

1789 Fransız Devrimi olmasaydı, bugün ne kardeşlikten ne özgürlükten ne de eşitlikten söz edebilirdik. Feodal zulüm sürüp giderdi.

 

1923 Devrimi ve Mustafa Kemal olmasaydı, şeriatla yönetilen Arap ülkelerinden hiçbir farkımız kalmazdı. Aydınlanmayı yaşayamazdık.

 

Atatürk,  yaşamı boyunca direnmeyi ve mücadeleyi seçti. Baskılar, tehditler karşısında asla yılmadı. Subay olduktan sonra Şam’a sürüldü. Daha sonraları Sultan Vahdettin onu ölüme mahkûm etti. Yine vazgeçmedi.

 

Çünkü direnmek yaşamak demektir. Kimse kimsenin yaşam hakkını elinden alamaz. Kişi, “Hak bildiği yolda yalnız da olsa yürümesini bilmelidir.”

 

Hiçbir koşul, “Ulusal Kurtuluş Savaşı” koşullarından daha ağır ve kötü olamaz. Türk ulusu o karanlık dönemi aşıp, aydınlığa nasıl ulaştıysa, bugün de ulaşacaktır. Bundan kimse kuşkusu duymasın.

 

Çünkü “Devrimin kanunu mevcut kanunların üstündedir. Bizi öldürmedikçe, bizim kafalarımızdaki cereyanı boğmadıkça, başladığımız yenilikçi devrim bir an bile durmayacaktır. Bizden sonraki devirlerde de hep böyle olacaktır."  (M.K. Atatürk)

 

Asıl mücadele, Mustafa Kemal Atatürk’ün başlattığı devrimleri tamamlayabilmek, Cumhuriyet programını yaşama geçirebilmek hedefine odaklanmalıdır.

 

Baskıya, sömürüye direnmek insanların en doğal hakkıdır. Aklın, bilimin ve cumhuriyet programın önündeki en büyük engel aşiret, tarikat, siyaset ağalığı ile emperyalizmdir…

 

Türkiye’nin çağdaş uygarlığı yakalayabilmesi için her şeyden önce bunlardan kurtulması gerekir.

 

Ortaçağ’dan kalma feodal artıklar, emperyalizmle etle tırnak gibidirler. Birbirlerinden asla ayrılmazlar. Ayrılamazlar.

 

Çünkü her iki tarafın da bu ortaklıkta çıkarları vardır. Tüm azgelişmiş ülkelerde emperyalizmin en büyük destekçileri bu çağ dışı kalıntılar, yani ağalar, beyler ve şeriatçı gruplardır.

 

Örneğin ABD, Irak’ın işgalinde etnik aşiret reislerinden ve mezhep ayrılıklarından yararlandı, yararlanmaya da devam ediyor.

 

 Fransa, Cezayir’i sömürgeleştirebilmek için dincileri kullandı. Din ulemaları, Cezayir’in Fransa tarafından istilasını “Hayırlı bir olay” gibi göstermiş,  bu işgali destekleyen fetvalar vermişti.

 

Bizde de kurtuluş savaşından önce ve kurtuluş savaşında sömürgeci devletler hilafet, saltanat kurumlarından yardım almıştı.

 

İşte bu nedenlerle, ilkel, geri toplumsal düenin kaldırılıp, emperyalizmin ülkeden kovulabilmesi için “milli demokratik devrim” kaçınılmazdır.

 

Ümmet ve kul anlayışından özgür vatandaş ve demokratik toplum yapısına geçebilmenin temel koşulu budur.

 

Bu devrimi gerçekleştirmeden ne ilerleme sağlayabiliriz ne de Atatürk’ün hedef gösterdiği çağdaş uygarlığı yakalayabiliriz.

 

Şimdi yurtseverlere düşen görev bu devrimleri tamamlamaktır.

 

Hiç zaman kalmamıştır…

 

Devrimciler, demokratlar gereksiz kutuplaşmaları bir yana bırakıp, ortak paydada birleşerek, ulusal bir hükümet oluşturma çabasını artırmalıdırlar. Cumhuriyet programını kâğıt üzerinden alıp, yaşama geçirmelidirler.

 

Ali ERALP

 

19 Ocak 2019

 

Ham Haber: Dünya 48  PORTAL


Rogg & Nok Haber Servisi:- Rogg & Nok Bağımsı Özgür Fikir, Düşünce yazar Grubu

E-Posta ile gönderilen veya direk Web sitesine yayınlanması için gönderilen yazıların fotoğraf gibi tüm demokratik protesto, bilgi, haber, yorum ve sosyal/siyasal içerikli paylaşımlar TC Anayasasının;
MADDE 25: "Düşünce ve Kanaat Hürriyeti";
MADDE 26: "Düşünceyi Açıklama ve Yayma Hürriyeti"
kapsamında Web sitemizde yapılmıştır.
Kişisel veya kurumsal Demokratik düşünce ve kanaatlerimiz engellenmesi ve/veya şiddet/baskı altına alınması, bu nedenle
"Yazar olan biz Hakkımızdaki veya kullanıcıların kullandıkları web sitesindeki yayınlanan haberler dolayısı ile olası her türlü anti-demokratik yasal girişimi",
TC Anayasası, AİHM ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi kapsamında, her türlü yasal haklarımız saklı kalmak üzere, peşinen reddederiz…

OKUYUCU YORUMLARI

UYARI:Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.(Yorum Yapanın Taahütü)Yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Ad Soyad
E-Posta
Güvenlik Kodu: Guvenlik
Yorum
Copyright ©2010 - Tüm hakları saklıdır.
PHP Haber Sitesi Türkiye Tasarım
Rogg&Nok Haber- Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz Ve kaynak gösterilmeden Alıntı Yapılamaz. Yayınlanan Tüm Haber Ve Açıklamalar İlk Kaynaktan Ulaştırılan Açıklamalardır. Sitemiz Bu Açıklamalara Ekleme Veya Müdahelede Bulunmadan Yayınlar. Yorum,Makale, Sizden Gelenler Bölümündeki Yazılardan Yazanlar Sorumludur. Harici Bilgiler Ayrı Bir Sayfada Açılır. Rogg&Nok Haber Bu Linkler Ve İçeriklerinden Sorumlu Değildir.Her Türlü Haber Ve İletişim İçin roggnok@gmail.com Adresini kullanabilirsiniz. Sitemizden Daha İyi Yararlanabilmek için Gizlilik İlekeleri Ve Yayın Prensiplerimzi Okuyunuz. En İyi İnt Exp 8+ 1024x768 Görüntülenir