14 Aralık 2018 Cuma 23:50:15
» 31/05/2018 Komplo Teorileri deresiniz ne dersiniz. Bu günkü dersimiz bu olsun

31/05/2018 Komplo Teorileri deresiniz ne dersiniz. Bu günkü dersimiz bu olsun

Dünden Bu güne yansıyan haberler...
Paylas
http://www.bagimsizozgurmedya.com
31/05/2018 Komplo Teorileri deresiniz ne dersiniz. Bu günkü dersimiz bu olsun
http://www.bagimsizozgurmedya.com/turkhaber.html
Özel Haber - 23 Haziran 2018, Cumartesi 13:21:19
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

.

....

1380 sözcük ile YORUM:

 

Komplo Teorileri deresiniz ne dersiniz. Bu günkü dersimiz bu olsun..

 

 

 

Saygın okurlarımız,

 

Atatürk: "İnsanın vicdanı kendi polisidir. Polis vicdanı olmayanların karşısındadır." Mustafa Kemal Atatürk'ün söylediği her şey o söylediği yerin ortamını ve oluşumun hakkında anlam işaretlese de düşününce cümlelerin altında yatan anlamı görebiliriz. Örneğin "İnsanın vicdanı", "Polis vicdanı"   bu sözün değiştirerek şöylede kullanabiliriz...

 

Atatürk dürüst çalışan Polisler için bu sözü söylemiştir...

 

Şimdi öncelikle vicdan ne demektir? Buna bakalım...

 

Kişiyi kendi davranışları hakkında bir yargıda bulunmaya iten, kişinin kendi göreceli olarak ahlak değerleri üzerine dolaysız ve kendiliğinden yargılama yapmasını sağlayan düşünce ve mantık gücü olarak vicdan tanımlanabiliyor...

 

TDK Şöyle bir tümce ile örnek vererek açıklamıştır.

 

Örnekte; A. Boysan: "Tüm insanlar dünyaya, kafa ve yüreklerinde bir iç mahkeme ile gelirler. Bunun adına vicdan denir." Buda göreceli kavram olduğunu gösteriyor, göreceli kavram iyi ve kötüyü kavramları insanın kendisinin kendi kendine düşüncelerini ayırması diye de açıklanabilir...

 

Dini açıdan bakarsak;

 

“Kendinden geçme. Duygu. Duyma.”, “İyiyi kötüden ayırabilen, iyilik etmekten lezzet alan ve kötülükten elem duyan manevî his.” işte yine göreceli bir kavram olarak açıklanıyor...

 

Bunu yanında yine dini açıdan Vicdan, İnsan ruhunun en ileri bilgi kaynağı. O, bir şeye “evet” dedi mi, onu ne akıl yalanlayabilir, ne de duyu organları. Böyle açıklamalar olduğu gibi.

 

Dini yönden Vicdan, akıl ve beş duyu; hepsi de insana bir şeyler takdim ederler, ayrı ayrı hakikatlere kapı açarlar. Ama üstünlük daima vicdandadır; onu akıl takip eder, beş duyu ise en sonda gelir.

 

Gerçek akıl bir hakikati buldu mu, onun duyu organlarına ters düşmesi hiçbir mânâ ifade etmez. Bunun en güzel örneği, dünyanın döndüğünü aklın emretmesine karşılık hissin reddetmesidir. Neticede, akıl galip gelmiş, hüküm ona göre verilmiştir.

 

Hissin akıl karşısındaki durumu ne ise, aklın vicdan karşısındaki durumu da odur. Vicdana ters düşen bir akılla amel edilmez. Bir hakikati vicdanen biliyorsak, onun olmadığına dair getirilen bütün aklî deliller demagojiden ileri gitmez.

 

Diye bazı açıklamaları görebiliriz...

 

Biz mantık yönünden Vicdana yaklaşacağız...

 

"İnsanın vicdanı" ne kadar göreceli bir kavram olsa da iyi ve kötüyü ayıran duygu ve düşüncelerin toplamıdır...

 

"Gazeteci ve yazar vicdanı" buda göreceli bir kavramdır. Bilgi ve haber veren herkes önce vicdanını sorgulamalıdır. Tarafsız haber ve yorum bunu gerektirir.

 

Geçmişin üzerine perde atarak gelecek kurulamaz...

 

Geçmişini bilmeyen toplumlar geleceği kuramazlar...

 

İşte burada "Gazeteci ve yazar vicdanı" devreye girer dürüst ve olgulara tarafsız bir gözle yansıtan kişilere vicdanı temiz kişiler olarak nitelendirilir...

 

İşte o nedenle Atatürk: "İnsanın vicdanı kendi polisidir. Polis vicdanı olmayanların karşısındadır." Mustafa Kemal Atatürk'ün söylediği her şey o söylediği yerin ortamını ve oluşumun hakkında anlam işaretlese de düşününce cümlelerin altında yatan anlamı görebiliriz. Demiştik.

 

Şimdi bizler Rogg & Nok araştırmacıları olarak bu sözü şöyle günümüz koşullarında şöyle bir ilham verdi...

 

İnsanın başkalarına bilgi ve haber verirken olan vicdanı kendinin dürüst anlayışıdır. Bir insanın bilgi ve haber verirken vicdanı olmayanların karşısında duran insan olan Gazeteci ve yazarlardır..."

 

Gelelim konumuza; Her kurumun her oluşumun, siyasi, ekonomik, teknoloji, askeri, iç emniyeti için başta olan istihbarat oluşumları devlet kademesinde vardır... Birde bu devlette oluşan kurum ve kuruluşların özel istihbarat kurumları bu biçimde olmasa da kendi çaplarında istihbarat oluşumları vardır...

 

İstihbarat toplamanın an kuralı istihbarat yapan kişi ve kurumların oluşumdaki yerlere gidip olayları izleyip duyumları almasıdır...

 

Bu duyumlar toplanıp belli merkezlerde analiz edildikten sonra belgelenir...

 

Belgeyi getiren kişi ile analiz eden kişi arasındaki fark belgenin kimin tarafından ve ne biçimde geldiğidir...

 

Belgeyi getiren kişi daha önce bu işi belgeyi alına kişiden alırken daha önce verdiği bilgiler doğrumdur, değil midir, bu kişiye ne kadar güvenilir? Gibi sorular sorulur analiz yapan bunları sormak zorundadır...

 

Analiz yapan kişi olursa bu belgeleri beli bir düzeyde saklamasın için üst makamlara götür bu üst makamlar belli bir süre zarfında bunları belgeler...

 

Bu belgeler belgeleme yapanın eline geçene kadar hangi yollardan geçtiğini bilmesi ve ona göre saklayan makamın bilgilendirmesi gerekir...

 

Bir söylentiden yola çıkarak belgelere aşağı yukarı böyle toplanır...

 

Ve bu belgeler saklanır...

 

Yeri ve zamanı gediği zaman bu belgeler belli anlar doğrultusunda kullanılır...

 

Birde bunu yanında hedef şaşırtmak için belgeler belli düzeylerde verilir...

 

Bunu ancak profesyonel istihbarat elemanları çözebilir...

 

Duyumlar ve gerçekler...

 

Duyumlar gerçeği tam manası ile yansıtmaz. Gerçekler zaman içinde doğruluğu kanıtlanır...

 

Bu doğruluk oluşumuna gelene kadar bilgiler ve duyumlar saklanır. Fakat bu duyumlar ve bilgiler saklandığı yerden çıkaran amacı ne olduğu yine analist tarafından analiz ederek bulunması gerekir...

 

Siyasi analiz ve istihbarat analizdi bir arda çalışmalıdır...

 

Bir oluşumda bir veya birkaç kişi suçlanıyorsa veya kendileri arasında siyasi çekişme varsa bu belge ve duyumlar daha iyi analiz ederek duyulması gerekir...

 

Burada duyumu veren ve alan kişi arasındaki bağ çok önemlidir...

 

Bu devleti temellerinden sarsacak bir bilgi ise duyumu alan duyumu vereni ifşa etmemesi gerekir...

 

Ve doğruluğuna inanıyorsa bunu yeri gelince açıklaması ve belgeyi verini belirtmesi dürüst bir davranıştır...

 

İki üç gündür Şerefsiz olan şimdiki oluşumun ortağı olan Fethullah Gülen etrafında oluşan politikaları seyrediyoruz...

 

Duyumlar alınıyor duyumlar halka söyleniyor...

 

Duyumlara muhatap olan baş aktör batı savaş kolu lideri ABD koruması altıda...

 

Bu şimdi adı konulan FETÖ örgütünü Türkiye’nin başına  bela eden İngiltere ve sonradan istihbarat yönünden İngiltere'nin ellerinden alan ABD yaptığı istihbarat senaryosu. İş bu ki Narko-terör Örgütünü kurduktan sonra (PKK) önce Türkiye’yi daha sonra Ortadoğu’yu petrol ve doğal gaz, yeraltı madenlerini soyma bu madenleri onları ele geçirip daha sonra pazarlama, dünyanın ve bölgenin hâkimiyetini alma olasılığın da daha sonra su havzalarını Kontrolü altına almak için Türkiye'nin bölünmesi ve parçalanması için kurduğu AK parti ve başına geçirdiği ERDOĞAN…  İşte buda bilinen gerçek ama saklana gerçeklerden bir demet...   

 

Bundan sonraki yazacaklarımız Komplo Teorileri olarak gören kişiler olabilir...

  

Tavsiyemiz düşünmeden kara vermeyin...

 

Bu gün 31/05/2018 kader gün için 25 gün kaldı kararınızı verdiğiniz zaman…

 

Bu Yanlış kara verdiğinizde geri dönüşü olmayan bir çöpe atılacağınızı lütfen unutmayın…

 

Kadere inanıyorsanız bile kendi kaderinizi kendiniz çizeceksiniz... Maksat sizin üzerinizi başkası veya başkaları çizmesin...

 

Çizeceğiniz güzergâh yani yolunuz hem yaşadığınız anı hem de yaşayacağınız anları en önemlisi geleceğinizi ve gelecek nesillere ne hangi yolu bırakacağınızı geçmişiniz ve geleceğinizi tayin edeceğiniz bu yol belirleyecektir…

 

Türkiye ve bulunduğu bölge bir girdap halinde kara delikle çekiliyor…

 

Bu çekim alanını yaratan güçler önceden bu olguyu titizlikle planladılar…

 

İstihbarat olguları:

 

1-     Yakın zamanda olacak operasyonlar 1 ay veya 1 yıl…

 

2-     Orta vadeli planlar 10 yıl veya 30 yıl…

 

3-     Uzun vadeli operasyon planları 35 yıl veya 60 yıl…

 

Bu çerçevede her üç olgunu yapıcı ve yöneticileri ayrıdır fakat güncel olarak olarak Operasyon planları yapılır…

 

Bu yaklaşık 60 yıllık planlar orta vadeli operasyon planları ile koordineli gider ve günün şartlarına göre bu uzun vadeli planlar güncellenir…

 

Birde kısa vadeli operasyonlar olduğunu belirtik.

 

Bunlarda görülen lüzum üzerine siyasi cinayetler veya değişik yönlerden orta ve uzun vadeli operasyonlar çerçevesinde  güncel destek olmak üzere planlara dâhil edilir…

 

Bunlar soğuk savaş döneminde daha çok görülür.

 

Bu olgu günümüzde açık açık yapılmasa da günümüz koşullarında belli oranlarda devletin içine sızmış olan elemanları veya devlet içinde çıkarı için destek olan kişi ve kurumlar yolu ile yapılır.

 

Oluşum daha önce uzun vadeli ve orta vadeli planlarda Hukuk ve yasalar yapılmıştır…

 

Operasyon yapılacak bölgede gizli olarak bu elemanlar belli yerler getirilip operasyonlar düzenlenir.

 

Daha sonraki aşamalarda bu planlara bağlı olarak güncellemeler yapılır.

 

Ve de bu çerçevede hukuk ve yaslar kullanılarak devlete sözü geçen veya çoğunlukla yazar ve gazeteciler bu operasyonun hedefi olurlar.

 

Her ortamda hukuku kullanarak kendileri için daha önceden uzun ve ora vadede yaptıkları yasalar çerçevesinde bu kişiler susturulmağa çalışılır…

 

Günümüzde görüldüğü üzere habisineler de olan yazar ve düşünürler ve de gazeteciler buna örnek teşkil eder…

 

Fazla beli olmasın diye daha önceden Belirlenen ve talimatla suçlu ama rahat suçlu olanlar cezaevlerine konur…

 

Bunları görevleri cezaevlerinde sempatizanlar çoğullukta olması ve bu ortam sağlamak ve bular çıkacak suçlu olanları kendi taraflarına masum pozisyonunda çekmek ve sempatizanlar dışarı çıktıklarında belli düzelerde onları sözcüsü olmasını sağlamaktır…      

 

Bu ufak çapta anlattığımız olgular geniş çapta yapılır ve de yapıyorlar…

 

Dün 30/052018 güne bir bakalım haberleri sizler okudunuz fakat düşünmenizde fayda var…

  

1-      Bir dini kullanan bir hükümet yapısı birde ona günümüzde gizli olarak geçmişte yanında olan bir din terörist olarak İngiltere ve daha sonra şimdiki konumu ile Batı Savaş Kolu lideri dediğimiz ABD istihbaratı ile konuşlandırılan Fethullah Gülen ve onun adı ile kurulan terör örgütü bilen adı ile FETÖ bu günlerde yine siyasetin an gündemi ve seçim alanlarında konuşulan bir olması…

  

2-      Baskı seçim günlerinin tarihleri…

  

3-      Daha önceden bu tarihlerde yapılan işlevleri…

  

4-      Ve planları işlerse 15 Temmuz da ki yapay, sanal, göstermelik olarak yapılan darbenin yıl dönümünün kutlamaları çerçevesinde sivil darbenin siyasallaşmasını sağlamak amacı ile bu tarihlerin seçilmesi…   

  

Olası operasyonlar çerçevesinde planların göstergesi olup olmadığını sizlerin vicdanına ve kararınıza bırakıyoruz…

 

Saygılarımızla

 

İşte dünkü haberlerden seçtiklerimiz…

 

24 Haziran’da yapılacak cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerine 24 gün kaldı. Seçim günün yaklaşması nedeniyle cumhurbaşkanı adaylarında ve milletvekili adaylarında seçim çalışmaları hız kazandı.

 

Seçim çalışmaları kapsamında  Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce, bugün Kırşehir’de.

  

Neşet Ertaş'a gönderme yapan İnce, konuşmasına "Ne diyordu büyük usta 'Gönül dağı. Ben de 'Gönül bağı' kurmaya geldim" sözleri ile başladı. Cacabey Meydanı’nda Kırşehirlilere seslenen İnce, seçim vaatlerini açıklıyor.

 

İşte Muharrem İnce'nin konuşmasından satır başları:

  • "Ben gülmek için yandaş medyayı seyrediyorum. 'Muharrem İnce 4 yıllık fakülteyi 8 dönemde bitirmiş' diyor. İleri derece geri zekalılık böyle olur işte. 4 yıllık fakülte 8 dönemde bitirilir.
  • "Dün Erdoğan vatandaşa 'Ustalık diploması verin' diyor. Bir: Diploma vatandaştan istenmez üniversiteden istenir. İkinci, eğer büyük ustalık dönemini ona verirseniz dolar 10 lira haberiniz olsun.
  • "Ustalık, çıraklık dönemi oldu. Şimdi emeklilik dönemi. Onu emekliye gönderin"

 

"SENİN ARKADAŞIN YAZDI"

 

  • "Fethullah Gülen'le görüşen namerttir, ispat etmezsen namertsin" dedi. Ben de ona beraber giden kişinin bunu bana sağladığını söyledim. Zarar vermesin o kişiye diye 24 Haziran'dan sonra açıklayacağımı söyledim. Elimde bir kitap var. Nasuhi Güngör. 17-25 Aralık'tan sonra TRT Haber Dairesi Başkanı yaptı. Bu arkadaş bir kitap yazmış. Kitabın 89. sayfasını okuyorum. Erdoğan sen de dinle ama sakın kumandayı duvara atma. "Erdoğan 2000 yılı Mayıs ayında uzun süredir orada yaşayan Fethullah Gülen ile bir araya geldi" Yani 200 yılının mayıs ayında Erdoğan'ın Gülen'le görüştüğünü kendisinin yakın arkadaşı yazmış. Bana 100 bin liralık dava açmış. Darphaneyi sana bağlayalım da sıcak sıcak ye bari. Muharrem İnce'ye 100 bin liralık dava açtın da, arkadaşına dava açtın mı ya da tekzip ettin mi sen. Erdoğan kitap okumuyor. Heralde arkadaşları o kısmı çıkarıp özet vermişler."
  • "Muharem İnce bir şey söylüyorsa doğrudur. İşkembe-i Kübradan atmam. Altını doldururum, belgesini alır öyle konuşurum."
 

 

ERDOĞAN VİDEOSU İZLETTİ

 

"Dün video izlettiriyor meydanda. Sayın Kılıçdaroğlu'nun karşısına aday olarak çıkmışım. Siyasette incenlar rakiplerini eleştirir. Ben de Sayın Kılıçdaroğlu'nu eleştirmişim. Ben söylediklerimin arkasındayım. Sen de söylediklerinin arkasında mısın?" diyen İnce, Erdoğan'ın "Ne aldanan olduk ne de aldatan olduk" açıklamasını ve ardından yaptığı "Aldatıldım" açıklamalarının görüntülerini izletti.

 

ERBAKAN'IN 'AKP'Yİ KURAN SİYONİZMDİR' DEDİĞİ VİDEOYU İZLETTİ

 

"Hep aldatılmış. Peki devam edelim. Bana diyor ki; 'Sen kurultayda genel başkanını eleştirdin' diyor. Eleştirdim. Sana mı soracağım. Muharrem İnce ne dediyse o, söylediğim lafın arkasındayım." diyen İnce, ardından Necmettin Erbakan'ın AKP ve Recep Tayyip Erdoğan hakkındaki açıklamalarını ekradandan meydandakilere izletti.

 

 

 

ARDINDAN BAHÇELİ-ERDOĞAN KAVGASININ VİDEOSU GELDİ

 

Konuşmasının devamında "Evet genel başkanı eleştirdim. Ama ben ona 'Hırsız' demedim, 'Namussuz' demedim, 'Siyonist, İsrail uşağı' demedim. Bak senin genel başkanın sana ne diyor. Video istersen video çok. Bugün size çok film izleteceğim" diyen İnce, ardından MHP lideri Devlet Bahçeli ile Erdoğan arasında küfürleşmeye varan polemiklerin yer aldığı ve Bahçeli'nin Erdoğan için 'Sende şeref işportaya düşmüş' dediği görüntünün de yer aldığı videoyu izletti.

İnce, şöyle devam etti:

 

  • "Şimdi bu film mutlu sonla bitti. Ne diyor du Neşet Ertaş, 'Cahildim dünyanın haline kaldım'. Ne diyor bizim hemşeri 'Cahildim FETÖ'nün sarığına kandım' diyor."
  • "Biz eğitim diyortuz. Eğitim en çok da Kırşehir'e yakışır. 12. yüzyılda Cacabey Medresisi'nde astronomi okutuluyordu."
  • "Ben ona nano teknoloji diyorum, o bana 'otomobil yağacağız' diyor. Sen otomobilin kaportasına, lastiğine talipsin, ben 'beynini yapacağız' diyorum. Farkımız bu."
  • "Yandaş medyaya gire 2011'de yerli otomobil yağmışız, fiyatı da 20-2 bin lira olacakmış. Var mı ortada otomobil."
  • "Otomobili yapan mı güçlüdür, onu yapan robot mu yoksa o robotun beynini yazan mı güçlüdür. Annelere sesleniyorum. Biz evlatlarınıza güzel bir gelecek yaratacağız."
  • "Çocuklarınızı dindar yetiştirmenizden hiç rahatsız olmam. O tercih sizin. Ama çocuklarınızı kindar yetiştirmenizi asla istemem."
  • "İkimiz de aşağı yukarı aynı maaşı aldık. Senden de 5 ay fazla maaş aldım. Nasıl oldu da ben garibanım da sen servet sahibi oldun."
  • "Ben gariban değilim. Ben insan ayırmam. En zengin benim."

 

Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce'nin, miting sırasında "Erdoğan ve Fethullah Gülen yüz yüze görüştü" ifadesinin yer aldığı "Yenilikçi Hareket" kitabını okuduğu Nasuhi Güngör, twitter hesabından açıklama yaptı.

 

Güngör, kitapta geçen “Tayyip Erdoğan-Fethullah Gülen görüşmesi" satırlarının "somut bir bilgi ve belgeye dayanmadığını" söyleyerek, kendi kitabını yalanladı.

 

Güngör'ün paylaşımları şöyle:

 

Nasuhi Güngör@nasuhigungor
 
 

Kitapta geçen “Tayyip Erdoğan-Fethullah Gülen görüşmesi”yle ilgili iddialar, ne yazık ki somut herhangi bir bilgiye ve belgeye değil, tamamen o dönemdeki bazı dedikodulara dayanmaktadır. Zaten kitapta da buna dair hiçbir bilgi ya da belgeye atıf yoktur.

 
Nasuhi Güngör@nasuhigungor
 
 

Üzülerek ifade edeyim ki, bizzat kendi yazdığım bu iddiaların kamuoyuna bilgi ya da belge gibi sunulacak hiçbir yanı yok. Ne gazeteciliğim, ne de bugüne kadar yaptığım herhangi bir görev bu kitaptaki sözkonusu iddiaları doğru kılmaz.

 
Nasuhi Güngör@nasuhigungor
 
 

Ayrıca sözkonusu iddiaya Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından en net ve açık biçimde cevap verilmiştir. Buna rağmen herhangi bir bilgi ve belgeye dayanmayan bu sözlerin, yıllar sonra bir delilmiş gibi sunulmasının takdirini kamuoyuna bırakıyorum.

 
Nasuhi Güngör@nasuhigungor
 
 

Nerede ve hangi konumda olursam olayım, benim yıllar önce yazdığım mesnetsiz bir iddianın FETÖ’yle mücadeleye ve Sayın Cumhurbaşkanımızın bu konudaki tavizsiz duruşuna en küçük bir zarar getirmesine asla razı olamam.

 

NE OLMUŞTU?

İnce, Kırşehir'de düzenlediği seçim mitinginde, Erdoğan'ı hedef alarak şunları söylemişti:

"Fethullah Gülen'le görüşen namerttir, ispat etmezsen namertsin" dedi. Ben de ona beraber giden kişinin bunu bana sağladığını söyledim. Zarar vermesin o kişiye diye 24 Haziran'dan sonra açıklayacağımı söyledim. Elimde bir kitap var. Nasuhi Güngör. 17-25 Aralık'tan sonra TRT Haber Dairesi Başkanı yaptı. Bu arkadaş bir kitap yazmış. Kitabın 89. sayfasını okuyorum. Erdoğan sen de dinle ama sakın kumandayı duvara atma. "Erdoğan 2000 yılı Mayıs ayında uzun süredir orada yaşayan Fethullah Gülen ile bir araya geldi" Yani 2000 yılının mayıs ayında Erdoğan'ın Gülen'le görüştüğünü kendisinin yakın arkadaşı yazmış."

KİTABA DAVA YOK, ALINTILAYAN GAZETECİYE DAVA AÇILDI

Gazeteci Mustafa Hoş, Erdoğan’ın biyografisini anlattığı ve hakkında 6 ayrı dava açılan BİGBOSS kitabında Nasuhi Güngör‘ün “Yenilikçi Hareket. Yeni Dünya Düzeni ekseninde bir değerlendirme” kitabından alıntı yaparak “Erdoğan’ın dış güçler sayesinde iktidara geldiği vurgulanıyor” cümlesini ve konuyu kitabına taşımıştı.

Ardından Tayyip Erdoğan’ın başvurusu üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı “cumhurbaşkanına hakaret suçunu işlediği" iddiasıyla Mustafa Hoş’un ifadesine başvurmuş, Mustafa Hoş’un TCK 299’a göre 1 yıldan 4 yıla kadar hapisle cezalandırılması istenmişti.

Gazeteci Mustafa Hoş, BİGBOSS kitabıyla ilgili şu detayı paylaştı:

mustafahos
 
@mustafahos
 
 

bigboss kitabımda erdoğan/f.gülen görüşmesine dair bölüm...
nasuhi güngör’ün yenilikçi hareket kitabı bu görüşmeyi ilk yazandır

 


Rogg & Nok Haber Servisi:
E-Posta ile gönderilen veya direk Web sitesine yayınlanması için gönderilen yazıların fotoğraf gibi tüm demokratik protesto, bilgi, haber, yorum ve sosyal/siyasal içerikli paylaşımlar TC Anayasasının;
MADDE 25: "Düşünce ve Kanaat Hürriyeti";
MADDE 26: "Düşünceyi Açıklama ve Yayma Hürriyeti"
kapsamında Web sitemizde yapılmıştır.
Kişisel veya kurumsal Demokratik düşünce ve kanaatlerimiz engellenmesi ve/veya şiddet/baskı altına alınması, bu nedenle
"Yazar olan biz Hakkımızdaki veya kullanıcıların kullandıkları web sitesindeki yayınlanan haberler dolayısı ile olası her türlü anti-demokratik yasal girişimi",
TC Anayasası, AİHM ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi kapsamında, her türlü yasal haklarımız saklı kalmak üzere, peşinen reddederiz…

OKUYUCU YORUMLARI

UYARI:Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.(Yorum Yapanın Taahütü)Yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Ad Soyad
E-Posta
Güvenlik Kodu: Guvenlik
Yorum
Copyright ©2010 - Tüm hakları saklıdır.
PHP Haber Sitesi Türkiye Tasarım
Rogg&Nok Haber- Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz Ve kaynak gösterilmeden Alıntı Yapılamaz. Yayınlanan Tüm Haber Ve Açıklamalar İlk Kaynaktan Ulaştırılan Açıklamalardır. Sitemiz Bu Açıklamalara Ekleme Veya Müdahelede Bulunmadan Yayınlar. Yorum,Makale, Sizden Gelenler Bölümündeki Yazılardan Yazanlar Sorumludur. Harici Bilgiler Ayrı Bir Sayfada Açılır. Rogg&Nok Haber Bu Linkler Ve İçeriklerinden Sorumlu Değildir.Her Türlü Haber Ve İletişim İçin roggnok@gmail.com Adresini kullanabilirsiniz. Sitemizden Daha İyi Yararlanabilmek için Gizlilik İlekeleri Ve Yayın Prensiplerimzi Okuyunuz. En İyi İnt Exp 8+ 1024x768 Görüntülenir