26 Mayıs 2018 Cumartesi 22:47:05
» Bakın çocuklarımıza Milli Eğitim kitaplarında Deizm nasıl anlatılıyormuş ibretlik bir haber...

Bakın çocuklarımıza Milli Eğitim kitaplarında Deizm nasıl anlatılıyormuş ibretlik bir haber...

ODATV haberine göre: MEB Kelam ders kitabında “Kelam İlmi ve Güncel Meseleler” ünitesinde deizmi “inanç problemi” olarak gördüğünü ortaya koyuyor.
Paylas
http://www.bagimsizozgurmedya.com
Bakın çocuklarımıza Milli Eğitim kitaplarında Deizm nasıl anlatılıyormuş ibretlik bir haber...
http://www.bagimsizozgurmedya.com/turkhaber.html
Eğitim - 09 Mayıs 2018, Çarşamba 10:57:36
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

....

Deizm kısaca yaradancılık olarak bilinir. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), “Kelam” ders kitabında deizmi şöyle tanımlıyor.

 

“Deizm, Tanrı’nın varlığını ve âlemin ilk sebebi olduğunu kabul etmekle birlikte akla dayalı bir tabiî din anlayışı çerçevesinde, nübüvveti şüphe ile karşılayan veya inkâr eden felsefi ekoldür.

 

Yaklaşımlarına bakıldığında deizm, herhangi bir vahyedilmiş dine bağlı olmaksızın Tanrı’nın varlığını kabul etmek, bununla birlikte O’nun ilim ve irade gibi sıfatlarını reddetmek, böyle bir varlığın âlemde tesirleri gözlenen veya tezahür eden hikmet ve inayetinin bulunmadığına inanmak, ahireti inkâr etmek, hususi bir dine ait -Tanrı’nın varlığı dışındaki- bütün itikat esaslarını reddetmek şeklinde de tanımlanabilir.[1]

 

DEİSTLER TANRIYI “ÂTIL KONUMA İTİYORLAR”

 

MEB’e göre deizmin tanrısı “yaratan ama ilgilenmeyen Tanrı”dır.[2] MEB deistlerin tanrısına dair şu ifadelere yer vermiştir:

 

“Deistler, Tanrı’nın varlığını ve âlemi yaratan olduğunu kabul ediyorlar ama O’nun âleme ve insana müdahil oluşunu kabul etmiyor, vahyi ve nübüvveti reddediyorlar. Bu yönüyle özellikle Tanrı’nın olmazsa olmaz sıfatlarını iptal ederek âdeta O’nu yaratılış sonrasında çekip giden ve evrenle ilgilenmeyen âtıl bir Tanrı konumuna itiyorlar.”[3]

 
50 daire için peşin ödemede %20 indirim
 
Nef Bahçelievler

 

“Deistlere göre kâinat, Tanrı tarafından tasarlanan, hareketi başlatılan, fakat dışarıdan müdahale olmadan doğa kanunlarına uygun şekilde işleyen bir bütünlük olarak kabul edilmektedir. Kavram her ne kadar Latince Tanrı anlamına gelen Deus kavramından türetilmişse de zamanla dini, kiliseyi, nübüvveti ve vahyi kabul etmeyenlere isim olarak kullanılmıştır. İlk planda kiliseye ve papazlara karşı ve özellikle Hristiyanlığın modern bilimle çeliştiği iddia edilen dogmalarına karşı ortaya çıkan bu görüş, zamanla ya doğrudan ateist olan ya da ateizme götüren fikirleri savunan filozofların ekolü hâline gelmiştir.”[4]

 

Kelam ders kitabında Deizm

 

Felsefe dersinde ise deizm şu şekilde açıklanmıştır:

 

“Deizm: Tanrı, evrenin yaratıcısı ve ilk nedenidir. Bu anlayışa göre Tanrı, doğanın yaratıcısı olmakla birlikte onun işleyişine hiçbir şekilde müdahalede bulunmaz. Evren, kendi kurallarına göre oluş, bozuluş ve yok oluş içerisindedir. Deizm, Tanrı dışındaki kitap, vahiy, peygamber ve ahiret gibi tek tanrılı dinlerin temel kavramlarını reddeder.”[5]

 

“deizm: Tanrıʼnın varlığını kabul eden, dinî ritüelleri reddeden görüş, yaradancılık.”[6]

 

“Dinler Tarihi” dersinde “Allah İnancı” ünitesinde deistlerin “köşesine çekilmiş olan tanrı” anlayışına şu şekilde itiraz edilmektedir:

 

 “İslam’ın tevhit inancına göre Allah (c.c.), yalnızca evreni ve insanı yaratan ve düzenleyen, sonra aşkınlığından dolayı kendi köşesine çekilen bir üstün varlık değildir. Aynı zamanda Allah (c.c.), vahiy göndererek tarihe, mucize ile de tabiata aktif olarak müdahele etmektedir. O, her şeye hâkim olan, koruyan, gözeten, doğru ve yanlış konusunda insanları uyaran ve herkesi yaptıklarından hesaba çekecek olandır. Dolayısıyla Allah (c.c.), deistlerin evreni yaratıp düzene soktuktan sonra köşesine çekilmiş olan tanrılarından farklıdır.”[7]

 

FELSEFE DERSİNDEN DEİZM ÇIKARILDI

 

10. sınıf Felsefe dersi “Felsefenin Konuları ve Soruları” ünitesinde yer alan Din felsefesi ile ilgili konular arasından “tanrı hakkındaki görüşlerin temel özelliklerini açıklar” kazanımındaki “tanrının varlığını kabul edenler; [deizm, teizm, monoteizm, politeizm panteizm, pananteizm (vahdet-i vücud

 

, Tanrının varlığını reddedenler (Ateizm), Tanrının varlığı ve yokluğunun bilinemeyeceğinin öne sürenler; Agnostisizm gibi görüşlere yer verilmelidir” ifadesi çıkarıldı.[8]

 

Felsefe dersi öğretim programında sanat felsefesi, din felsefesi de programdan çıkarılarak, teolojiyle din felsefesinin farkının, teizm, deizm, panteizm, ateizm ya da agnostisizm gibi kavramların öğretilmesinden kaçınılmıştır.

 

DEİZM “BATI’NIN FİKİR VE İNANÇ PROBLEMİ” İMİŞ

 

MEB Kelam ders kitabında “Kelam İlmi ve Güncel Meseleler” ünitesinde deizmi “inanç problemi” olarak gördüğünü şu şekilde ortaya koyuyor:

 

“Rönesans, Reform, hümanizm, düalizm, sekülerizm, aydınlanma, pozitivizm, rasyonalizm, progressivizm, materyalizm, nihilizm, ateizm, empirizm, deizm, mekanizm gibi modern Batı düşüncesinin kilometre taşları diyebileceğimiz süreçlerle birlikte yeni bir dönem başlamıştır. Başta Hristiyanlık olmak üzere bütün dinler ve özellikle 19. yüzyıldan itibaren de İslam dünyası, modern Batı’nın fikir ve inanç problemleriyle yüzleşmek ve hesaplaşmak zorunda kalmıştır.”[9]

 

“Günümüz Akaid ve Kelam Problemleri” başlığı altında deizm için şu ifadeler yazılıdır:

 

“Rönesans ve reform sürecinden sonra Avrupa’da ortaya çıkan ve tüm dünyayı etkileyen din-bilim kavgası, bilimi, ahlakı ve sanatı tamamen dinden ayırma gayretleri, dinin insanlar tarafından uydurulduğu iddiaları, her şeyi maddeye dayandırarak Allah’ın varlığını reddeden inkârcı akımlar, vahyi dışlayan, aklı biricik ölçü kabul eden rasyonalizm, determinizm, deizm, cinsel özgürlük sloganı ile mahremiyet ölçülerine ve kutsal aile nizamına savaş açanların düşünce ve eylemleri bu kitapta İslam dini açısından değerlendirilen konulardan bazılarıdır.”[10]

 

İslam’ın deizme bakışı konusunda MEB şunları belirtiyor:

 

“Dinimizde Allah, âlem ve insan arasındaki ilişki deizmin dar ve sığ yaklaşımından çok geniş ve çok zengindir. Âlemlerin rabbi olan Allah yaratıcı faaliyeti, ilmi, küllî ve cüz’î her şeyi bilmesi, hikmeti, kudreti, dualara icabeti, rızıklandırıcılığı, her türlü ikram, ihsan ve lütfuyla âleme her an müdahale eden yüce varlıktır.

 

Allah bir defada olup bitmiş bir yaratmanın faili değildir, sürekli ve her an yaratma hâlindedir.

 

‘Göklerde ve yerde bulunan herkes, O’ndan ister. O, her an yaratma hâlindedir.’

 

İslam inancında Allah, her an evreni yarattığı gibi vahiyle de insan hayatına ve tarihe müdahale eder. O, seçtiği peygamberler aracılığıyla insanlara mesaj göndermiştir. İnsan da bu mesaja verdiği cevapla Allah katında inancı, ibadeti ve duasıyla bir değer kazanır.

 

İslam inancında Allah, âlem ve insan arasındaki ilişki deizmin bir defa olup bitmiş, yapan-yapılan ilişkisi değildir. Sürekli yaratma, vahiy ve rahmetle Allah’tan âleme ve insana doğru inen; boyun eğme, dua ve ibadetle de âlemden ve insandan Allah’a yükselen dinamik ve canlı bir ilişkidir.”[11]

 

AYETLERDE DEİZM

 

Kuran’ın deizme yaklaşımı ayetlerle gösteriliyor. En’âm suresi, 59. ayet şu şekilde veriliyor:

 

“Allah-âlem-insan ilişkisini çok açık biçimde ortaya koyan pek çok Kur’ân ayeti vardır: “Gaybın anahtarları yalnızca O’nun katındadır. Onları ancak O bilir. Karada ve denizde olanı da bilir. Hiçbir yaprak düşmez ki onu bilmesin. Yerin karanlıklarında da hiçbir tane, hiçbir yaş, hiçbir kuru şey yoktur ki apaçık bir kitapta (Allah’ın bilgisi dâhilinde, Levh-i Mahfuz’da) olmasın.”

 

Kâf suresi, 16.ayet de şöyle verilmiş:

 

“Andolsun, insanı biz yarattık ve nefsinin kendisine fısıldadıklarını biliriz ve biz ona şah damarından daha yakınız.”

 

Bakara suresi, 186. ayet de aşağıdaki gibi yazılmıştır:

 

“Kullarım sana, beni sorduğunda (söyle onlara): Ben çok yakınım. Bana dua ettiği vakit dua edenin dileğine karşılık veririm. O halde (kullarım da) benim davetime uysunlar ve bana inansınlar ki doğru yolu bulalar.”[12]

 

Deizme Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi taslak öğretim programında 11. sınıf “İnançla İlgili Felsefi Yaklaşımlar”[13] ünitesinde yer verilmişti.

 

20 Ocak’ta son halini alan programda ise deizm “İnançla İlgili Meseleler” ünitesinde yer verildi.[14]

 

İşin ilginci Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinde deizm “inançla ilgili felsefi yaklaşım” kabul edilirken Kelam dersinde “mesele” olarak görülmektedir.

 

FELSEFEYE SOĞUK DURMADA DEİZM VE ATEİZM ETKİLİYMİŞ

 

“İslam Bilim ve Düşünce Tarihi” dersi “Felsefe” başlığında Müslümanların felsefeye soğuk durmalarının temelinde bazı filozofların deizm ve ateizme yönelmelerinin etkisinin olduğu şu cümlelerle açıklanıyor:

 

“İlk dönemlerde tamamen dışlama şeklinde başlayan felsefe reddiyesi, İmam Gazzali’yle (1058-1111) başlayan sistematik ve ayırt edici yöntemle daha ilmî bir yaklaşıma dönüşmüştür. Daha sonraları ise bir geleneğe dönüşerek İslam düşünce tarihine “tehafütler geleneği” (konulara eleştirel yaklaşma) diyebileceğimiz bir tartışma zemini armağan etmiştir.

 

İmam Gazzali aslında felsefenin tamamına değil, vahye ve dinin temel verilerine aykırı gördüğü kısımlarına eleştiri getirmiştir. Felsefeyi mantıkiyyat, tabiiyyat, riyaziyyat ve ilahiyyat kategorilerine ayırmış; mantıkiyyat ve riyaziyyat kısımlarını kabul etmiş; tabiiyyat kısmında bazı yaklaşımlara mesafeli durmuş; en yoğun eleştirileri ise ilahiyyat kısmıyla alakalı olmuştur. Ona göre filozoflar ilahiyyat alanında, dinin vermiş olduğu bilgileri esas almayıp da salt akla göre hareket ettiklerinde büyük ölçüde yanılgıya düşmekte ve vahye aykırı anlayışlara sapmaktadırlar.

 

 

Müslümanların felsefeye soğuk durmalarının temelinde bazı filozofların deizm ve ateizm denilebilecek inkarcı yaklaşımlara meyledebilmesi yatmaktadır.”[15]

 

İbn Sina (980-1037), İslam felsefe geleneğinin zirve ismi olarak görülmektedir. Kendisinden önceki birikimleri derleyip toparlamış ve bir sistem kurmuştur.

 

Felsefeye karşı çıktığı söylenen ve “Tehafütü’l-Felasife-Filozofların Tutarsızlıkları” adıyla eser yazan İmam Gazzali’yi filozoflar arasında değerlendirmek doğru olmasa da İslam düşünce geleneğinin en önemli düşünürlerindendir. Felsefeyi ve filozofları anlayabilmek için “Makasıdü’l-Felasife” isimli bir eser yazdıktan sonra, özellikle ilahiyyat alanındaki yaklaşımları sebebiyle filozofları eleştirmiştir.”[16]

 

DİPNOT

[1] U. Murat Kılavuz, Nihat Morgül, Veli Karataş, Eba Müslim Yaşaroğlu, Ed. Ahmet Saim Kılavuz, Anadolu İmam Hatip Liseleri Kelam, T.C. MEB Yayınları, Ankara, 2017, s.83.

[2] Aynı yer.

[3] Age, 83-84.

[4] Age, 84.

[5] Neriman Karavelioğulları, Ortaöğretim Felsefe, Ed. Suat Çakan, SEK Yayınları, Ankara, 2017, s.163.

[6] Age, s.214.

[7] Ali Osman Kurt, Dursun Ali Aykıt, Ed. Hasan Özarslan, Dinler Tarihi, T.C. MEB Yayınları, Ankara, 2017, s.33.

[8] Felsefe Dersi Öğretim Programı, 2009, s.33.

[9] Kelam, s.80.

[10] Age, 110.

[11] Aynı yer.

[12] Age, 84-85.

[13] Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi Taslak Öğretim Programı (4-8; 9-12. Sınıflar)

[14] Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi Öğretim Programı (ortaöğretim 9, 10, 11 ve 12. Sınıflar), s.28.;http://mufredat.meb.gov.tr/ProgramDetay.aspx?PID=319 adresinden programı indirebilirsiniz. 

[15] Baha Zafer, Veli Karataş, Şaban Karaköse, Orhan Koçak, Pınar Usta Doğan, İslam Bilim ve Düşünce Tarihi, Ed. Özcan TEKGÜL,T.C. MEB Yayınları, Ankara, 2017, s.64.

[16] Age, s.65.

 

Mustafa Solak

 


Rogg & Nok Haber Servisi:- Rogg & Nok Din Yolu İle Sömürülen Eğitim Düzeni Araştırma Grubu

E-Posta ile gönderilen veya direk Web sitesine yayınlanması için gönderilen yazıların fotoğraf gibi tüm demokratik protesto, bilgi, haber, yorum ve sosyal/siyasal içerikli paylaşımlar TC Anayasasının;
MADDE 25: "Düşünce ve Kanaat Hürriyeti";
MADDE 26: "Düşünceyi Açıklama ve Yayma Hürriyeti"
kapsamında Web sitemizde yapılmıştır.
Kişisel veya kurumsal Demokratik düşünce ve kanaatlerimiz engellenmesi ve/veya şiddet/baskı altına alınması, bu nedenle
"Yazar olan biz Hakkımızdaki veya kullanıcıların kullandıkları web sitesindeki yayınlanan haberler dolayısı ile olası her türlü anti-demokratik yasal girişimi",
TC Anayasası, AİHM ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi kapsamında, her türlü yasal haklarımız saklı kalmak üzere, peşinen reddederiz…

OKUYUCU YORUMLARI

UYARI:Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.(Yorum Yapanın Taahütü)Yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Ad Soyad
E-Posta
Güvenlik Kodu: Guvenlik
Yorum
Copyright ©2010 - Tüm hakları saklıdır.
PHP Haber Sitesi Türkiye Tasarım
Rogg&Nok Haber- Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz Ve kaynak gösterilmeden Alıntı Yapılamaz. Yayınlanan Tüm Haber Ve Açıklamalar İlk Kaynaktan Ulaştırılan Açıklamalardır. Sitemiz Bu Açıklamalara Ekleme Veya Müdahelede Bulunmadan Yayınlar. Yorum,Makale, Sizden Gelenler Bölümündeki Yazılardan Yazanlar Sorumludur. Harici Bilgiler Ayrı Bir Sayfada Açılır. Rogg&Nok Haber Bu Linkler Ve İçeriklerinden Sorumlu Değildir.Her Türlü Haber Ve İletişim İçin roggnok@gmail.com Adresini kullanabilirsiniz. Sitemizden Daha İyi Yararlanabilmek için Gizlilik İlekeleri Ve Yayın Prensiplerimzi Okuyunuz. En İyi İnt Exp 8+ 1024x768 Görüntülenir