26 Haziran 2019 Çarşamba 01:43:28
» Bedrettin KELEŞTİMUR: KÜTÜPHANECİLİK HAFTASI!..

Bedrettin KELEŞTİMUR: KÜTÜPHANECİLİK HAFTASI!..

...
Paylas
http://www.bagimsizozgurmedya.com
Bedrettin KELEŞTİMUR: KÜTÜPHANECİLİK  HAFTASI!..
http://www.bagimsizozgurmedya.com/turkhaber.html
Eğitim - 26 Mart 2019, Salı 11:51:44
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

 

1964 yılından itibaren,  Mart ayının son haftasını, ‘kütüphanecilik haftası..’ olarak kutlamaktayız..

Kütüphane kelime olarak, farsça, ‘hâne’ ile Arapça, ‘kütüb’ kelimelerinin birleşmesinden meydana gelen birleşik bir kelimedir.  Hâne-i Kütüb, kitaplar evidir.

Kütüphâne sözlükte, “Belli bir sisteme göre tasnif edilen kitap ve benzeri materyallerin toplandığı, saklandığı, okuyucu ve araştırmacıların istifadesine sunulan yer” olarak ifade ediliyor.

Kütüphânelerin varlığı insanlık tarihi kadar eskidir. İnsan ve kitabı içiçe düşünmeliyiz. Tarihte gelip geçen her medeniyetle birlikte, dönemine ayna teşkil edecek eserleri ve o eserlerin saklanıp, korunduğu mekânlar olarak da tarif edilen kütüphâneleri görmekteyiz. M.Ö. 625 tarihinde, Asurbanibal tarafından kurulan Ninova Kütüphanesi tarihin bilinen en eski kütüphânesidir. M.Ö. 3. yy’ın ilk yarısında kurulduğu bilinen Mısır’daki İskenderiye Kütüphanesi döneminin en eski kütüphanesi olarak tarihçiler tarafından bizlere nakledilir.

Matbaanın gelişme seyri ile birlikte, baskı tekniğinin geliştiğini görüyoruz... Endülüs Müslümanlarından matbâayı alarak baskı tekniklerini geliştiren Avrupa’nın değişik ülkelerinde; Fransa’da(Bibliotheque Nationel), İngiltere’de (Britich Museum), Amerika’da (Kongre Kütüphanesi)  kütüphaneciliğin yaygınlaştığını görüyoruz.

Türk ve İslâm dünyasına şöyle bir göz attığımızda, İslâmın ilk dönemlerinden itibaren büyük bir zenginlik görüyoruz. Kur’an’ın ilk ayeti, insanoğluna ilk hitabı, “Oku” emriyle başlıyor. Ve, öyle bir terazi ortaya konuyor ki, “De ki, hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” ayeti,  öğrenme de bir ufuk açıyor.. Bizim inancımızda, İlim sahibi, âlimler sürekli ön safta olmuşlardır. Öyle ki, Şehitlerin kanı ile âlimlerin mürekkebi kâinat sarayını nesli korumada, hayatı korumada, hürriyeti korumada;  ebedi ve ezeli bir tefekkür dünyasını önümüze getirmiştir.

Bilgi ve hikmeti elde etmemiz yönünde; ayet ve hadislerde  sürekli telkin vardır.. Allah’ın Resulü ne buyuruyor; “İlim ve hikmet müminin yitik malıdır. Nerede bulursa alsın.” “Beşikten mezara kadar ilim tahsil ediniz.” Hayatı sürekli tefekkür olarak ele alan bir Ulu din… İslâmın daha ilk yıllarında, kütüphâne kültürünü görüyoruz.. Dini ilimlerin yanında; felsefe, astronomi, tıp, kimya, tarih coğrafya gibi sahalarda birçok eserlerin yazılarak bunların tasnif edilerek insanlığın hizmetine sunulması.. İslâm Dünyasının yakından tanıdığı bir güçlü sima,

Harun Reşit, Beytü’l Hikme ismini verdiği döneminin en zengin kütüphanesini kuruyor. Bu dönemden itibaren kütüphanecilik konusunda belli kültürlerin oluştuğunu görüyoruz. Hâzin, Mütercim, Müstensih, Mücellit, Münavi vs. Kütüphanelerin yapılanmasında iç doku ne kadar sağlam olursa, bilginin belli bir merkezde toplanması ve onun okuyucuya arz edilmesi o kadar rahat olur.

Türk ve İslâm coğrafyasında ilme büyük bir önem verildiğini ve kısa zamanda ilim merkezlerinin oluştuğunu ve tarihe ışık tutacak büyük kütüphanelerin kurulduğunu görmekteyiz.

Batı Dünyasına ışık tutan, Endülüs’ün önemli merkezlerinden Gırnata’da yetmiş kadar umumi kütüphane görüyoruz..

Bu zenginliğin Karahanlılar, Gazneliler, Babürlüler, Selçuklular, Osmanlılar döneminde gökteki yıldızlar misali Türk ve İslâm dünyasını aydınlattığını görmekteyiz. Nizamülmülk’ün Nişabur, Bağdat ve diğer önemli merkezlerde kurduğu kütüphaneler.. Sulçukluların Anadolu’da; Diyarbakır, Konya başta olmak üzere kurmuş olduğu zengin kütüphaneler..

Ve, Osmanlılar Dönemi.. Osman Gazi Han ile birlikte İznik’te kurulan kütüphanelerin İmparatorluğun önemli merkezlerini ilim ve hikmet gözeleriyle süslediğini görüyoruz.

İkinci Mahmut Döneminden itibaren, ‘düzenleme ve tertip..’ yönünde çalışmaların başladığını görüyoruz. 1882 tarihinden itibaren çıkarılan kanunla, halkın istifadesine sunulan umumi kütüphanelerin kurulduğunu görüyoruz. 1911’te Türk Ocağı ve Anadolu’daki Şubelerinin bünyesinde kurulan kütüphaneler halkın istifadesine sunulmuştur. 1927’lerden sonra günümüze kadar geçen zaman içerisinde artık kütüphane konusunda, daha organizeli adımların atıldığını; akademik seviyede birçok okulun açılmıştır

Günümüzde, teknoloji o kadar süratle gelişmiştir ki, bilgiye ulaşma yönünde çok sağlıklı imkânlar masamızın üzerine kadar gelmiştir. Ülkeler, kendi varlıklarını bilgiyle korudukları gibi, daha sağlıklı imkânlara bilgiyle ulaşırlar.

Bugün Elazığ İl Halk Kütüphânesi’nde ve Türkiye’nin 81 Vilayetinde yapılacak programlar… Birlikte ortak bir akıl geliştirerek; ‘sorgulayarak’ araştırmak, konuşmak, tartışmak ve ülkenin yarınları için çırpınmak.. Çağın idrakine uygun teklifler getirmek… Avrupa standartlarında,  ‘teknolojiyle bütünleşen’ Vakıf Kütüphaneleri oluşturmak… İlim, en büyük koruyucu zırh olarak bilinmeli..

Bedrettin KELEŞTİMUR


Rogg & Nok Haber Servisi:- Rogg & Nok Bağımsı Özgür Fikir, Düşünce yazar Grubu

E-Posta ile gönderilen veya direk Web sitesine yayınlanması için gönderilen yazıların fotoğraf gibi tüm demokratik protesto, bilgi, haber, yorum ve sosyal/siyasal içerikli paylaşımlar TC Anayasasının;
MADDE 25: "Düşünce ve Kanaat Hürriyeti";
MADDE 26: "Düşünceyi Açıklama ve Yayma Hürriyeti"
kapsamında Web sitemizde yapılmıştır.
Kişisel veya kurumsal Demokratik düşünce ve kanaatlerimiz engellenmesi ve/veya şiddet/baskı altına alınması, bu nedenle
"Yazar olan biz Hakkımızdaki veya kullanıcıların kullandıkları web sitesindeki yayınlanan haberler dolayısı ile olası her türlü anti-demokratik yasal girişimi",
TC Anayasası, AİHM ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi kapsamında, her türlü yasal haklarımız saklı kalmak üzere, peşinen reddederiz…

OKUYUCU YORUMLARI

UYARI:Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.(Yorum Yapanın Taahütü)Yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Ad Soyad
E-Posta
Güvenlik Kodu: Guvenlik
Yorum
Copyright ©2010 - Tüm hakları saklıdır.
PHP Haber Sitesi Türkiye Tasarım
Rogg&Nok Haber- Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz Ve kaynak gösterilmeden Alıntı Yapılamaz. Yayınlanan Tüm Haber Ve Açıklamalar İlk Kaynaktan Ulaştırılan Açıklamalardır. Sitemiz Bu Açıklamalara Ekleme Veya Müdahelede Bulunmadan Yayınlar. Yorum,Makale, Sizden Gelenler Bölümündeki Yazılardan Yazanlar Sorumludur. Harici Bilgiler Ayrı Bir Sayfada Açılır. Rogg&Nok Haber Bu Linkler Ve İçeriklerinden Sorumlu Değildir.Her Türlü Haber Ve İletişim İçin roggnok@gmail.com Adresini kullanabilirsiniz. Sitemizden Daha İyi Yararlanabilmek için Gizlilik İlekeleri Ve Yayın Prensiplerimzi Okuyunuz. En İyi İnt Exp 8+ 1024x768 Görüntülenir