21 Haziran 2018 Perşembe 13:33:38
» Dursun Arı: “KAHROLSUN ULUSALCILAR” KOROSU

Dursun Arı: “KAHROLSUN ULUSALCILAR” KOROSU

Dursun Arı,AVRUPA ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEKLERİ BİRLİĞİ ONURSAL BAŞKANI olarak bildiriyor...
Paylas
http://www.bagimsizozgurmedya.com
Dursun Arı: “KAHROLSUN ULUSALCILAR” KOROSU
http://www.bagimsizozgurmedya.com/turkhaber.html
Sizden Gelenler - 17 Ocak 2018, Çarşamba 18:03:28
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

...

   CHP İstanbul İl Başkanlığı’na Canan Kaftancıoğlu’nun seçilmesiyle başlayan tartışmalarda en makul dostlarımızın dahi ulusalcılığa ve ulusalcılara karşı küfür ve hakaretler ediyorlar.Soğukkanlılıktan uzak,keskin,acımasız,aklı devre dışı bırakan ithamların kırıla gittiği bir süreç yaşanıyor.”Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganını militarist buluyorlar.Bu temelde Kaftancıoğlu’na yapılan eleştirileri yönelten kesimleri ulusalcı olarak tanımlıyor ve düşmana kullanılacak bir dille mahkum ediyorlar.Erdoğan’ın konuya müdahil olması ve savcılık soruşturması nedeniyle tartışmak zorlaşmış olsa bile,Atatürkçü,devrimci camianın konuyu soğukkanlılıkla tartışabilecek olgunlukta olduğuna inanıyorum.Önyargıların hep kaybettirdiğini hepimiz tecrübelerimizle öğrendik.

 

   Bizim sosyalizm ve devrimcilikle tanıştığımız 1970’li yıllarda sol hareketin en önemli sayılabilecek örgütleri Türkiye devriminin proğramı konusunda şu görüşleri savunuyorlardı.

 

  TKP:Ulusal demokratik devrim.

 

   THKPC/Cepheciler:Milli demokratik devrim.

 

   THKO/TDKP/Halkın Kurtuluşu:Ulusal demokratik halk devrimi.

 

   TİKKO/Partizan:Milli Demokratik halk devrimi.

 

   TİKP/Aydınlık:Milli demokratik devrim.

 

   CHP ise sosyalizmi savunmuyordu,ancak milli demokratik devrimi yapan partiydi.Gazi Mustafa Kemal Paşa Kurtuluş Savaşı’nı Milli Kuvvetler “Kuvvayı Milliye” adı altında vermişti.

 

    Kendini sosyalist ve işçi sınıfının temsilcisi sayan tüm yapılanmalar bu programa uygun olarak sosyalistlerin dışındaki sınıf ve tabakalarla birlikte bu devrimi gerçekleştirmek için “ulusal demokratik cephe”,”milli demokratik halk cephesi” gibi geniş birlikteliklerin oluşmasını vazgeçilmez bir görev olarak kabul ediyorlardı.

 

   Devrimin ulusal karakteri çoğu tarafından şöyle açıklanıyordu: Emperyalizm ülkemizdeki işbirlikçi(tekelci/komprador) burjuvazi ve feodal güçlere dayanarak hükümranlığını sürmektedir ve demokrasinin önündeki en önemli engeldir.Bu nedenle demokrasinin kazanılmasının olmazsa olmaz koşulu, devrimin anti-emperyalist ,yani emperyalizme karşı konumlanarak  ve işbirlikçiler dışında tüm sınıf ve tabakaların ortaklaştırılacağı milli (ulusal) cephe kurulmasıdır.

 

   Bu proğramın çıkış noktasını  Lenin’in yaptığı emperyalizm tahlili oluşturuyordu.Buna göre emperyalizm ve ezilen halklar arasındaki çelişki,diğer bütün çelişmeleri de çözecek olan baş çelişmeydi.Çünkü artık kapitalizmin serbest rekabetçi dönemi bitmiş,eskiden demokratik devrimlere öncülük eden burjuvazinin devrimci fitili tükenmiş ve finans kapital ve sınai kapitalin uluslararası kaynaşması ile dünyayı esaret altına alan emperyalist sistem ortaya çıkmıştı.

 

   Anti emperyalist olmak,emperyalizme karşı ülkemizin ve ulusumuzun, çıkarlarını savunmak ve onun ülkemizdeki varlığına son vermek, demokratik devrimimizin “milli”,”ulusal” niteliği olarak ifade ediliyordu.

 

   12 Eylül 1980 Amerikancı darbesinin ardından,Avrupa’ya kapağı atan örgütlerin liderlikleri terbiye edildiler.Eskiden yayımladıkları bildiriler, günün acil görevlerini belirlemek için emperyalizm ve dünya tahlilleriyle başlar ve emperyalizmin çıkarlarına karşı nasıl konumlanılacağı buna göre belirlenirdi.Gelin görün ki şimdi Avrupa terbiyesi almış “sosyalistlerimiz” arada emperyalizmden söz etseler de,mücadelelerini emperyalizme karşı konumlanarak değil, kendilerine öğretildiği gibi etnik,dini,cinsel kimlikler üzerine kuruyorlar.

 

   ABD emperyalizmi yıllardır bölgemizi ve ülkemizi hedefleyen projelerini gerçekleştirmek amacıyla saldırgan bir politika izliyor.Yüz binlerce insan öldürülüyor,ülkeler parçalanıyor,darbeler tezgahlanıyor.Ülkemiz sıcak savaşın parçası olmuş,emperyalizmin kuklası olan terör örgütlerinin saldırıları ve darbe girişimlerini yaşıyor ,ne gam.Bizim sözde sosyalistlerimizden tıs yok.Aksine emperyalizmden medet umar hale gelmişler.Yalçın Küçük gibi kıdemlileri bile umutlarını ABD’ye bağlamışlar.Gelsinler bizi Erdoğan’dan kurtarsınlar, diye dua ediyorlar.Kendilerine ve halka olan güvenleri sıfır noktasında.Hala PKK’nın gölgesine sığınıyor ve ondan medet umuyorlar.O PKK ki ABD tarafından silahlandırıldığı tüm dünyaca bilinir hale gelmiş,militanları ABD bayraklarıyla savaşmakta.

 

   Türkiye artık net bir şekilde ABD’nin askeri araçlara başvurarak yürüttüğü operasyonlara,silahla cevap vermek durumuna gelmişken,ABD’nin bölgedeki askeri saldırılarından ve onların silahla donattığı PKK’dan rahatsız olmayanlar ulusalcılığa ve ulusalcılara karşı mücadele cephesi açıyorlar ve “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganından rahatsızlık duyuyorlar.Sloganı militarist buluyorlarmış.

 

   Gelin kişileri değil esas sorunu tartışalım.

 

   Sizler bugünkü koşullarda demokrasi mücadelesinin ,Türkiye emperyalizmin yörüngesinden çıkmadan,bağımsızlık elde edilmeden kazanılacağını mı düşünüyorsunuz?Sizler ABD tarafından yönlendirilen istikrarsızlaştırma çabalarını,akabinde  iç savaş yoluyla Türkiye’yi parçalama ve Suriye’de ABD ve İsrail eliyle bir sözde Kürt devleti kurularak Akdeniz’e açılan bir kordon oluşturma projelerini görmüyor musunuz?Bu kordona yaslanarak Irak,Türkiye ve İran’dan parçalarla bütünleştirme planlarından haberdar değil misini?Bizler hayal dünyasında gerçek olmayan kaygılara mı kapıldık. Görüyorsanız, emperyalizmin bu çabasını doğru mu buluyorsunuz?Doğru bulmuyorsanız,buna karşı ne yapıyorsunuz veya yapmalıyız?İktidarda gerici ve baskıcı bir yönetim var diye,vatanımız Türkiye’nin karşı karşıya olduğu büyük tehlikelere sessiz mi kalmalıyız?

 

   Bizler tarihimizden aldığımız dersler ve kuvvetle Mustafa Kemal gibi düşünmeye ve davranmaya çalışan yurtsever devrimcileriz.Bizi anlamak isteyenlerin biraz Atatürk’ü öğrenmeleri,anlamaları gerekir.Zaten bu görüntüde değil de gerçekten Atatürkçü olan herkesin görevi olmalıdır .Atatürk gerici padişahlık rejimi altında hapsi,sürgünü,Bab-ı Ali basının karalama kampanyalarını,Şeyhülislam fetvalarını ve padişahın ölüm fermanlarını gördü.Fakat O  birinci emperyalist paylaşım savaşında Osmanlı devletinin hemen tüm emperyalist ülkelerin hedefi olduğunu,müttefik oldukları ülkeler de dahil, çoğunun açıkça Osmanlıyı parçalama ve paylaşma amaçlarının olduğunu biliyordu.Bu yüzden Atatürk ve arkadaşları vatan savunmasını ve kurtuluş savaşını başarıyla sürdürerek bağımsızlığa kavuşmayı temel hedef olarak seçtiler.Evet önce padişahı devirmeyi değil,”padişahlığı da hilafeti de korumak için,tüm milleti kurtuluş savaşında birleştirecek bir yol ve politika izlediler.Bu Erzurum Kongresi’nin 7 numaralı  kararında “Milli kuvvetler padişah ve halifeyi kurtaracaktır.” biçiminde ifade edilmişti.İlerde padişahlık ve hilafeti kaldıracak olan milli kuvvetler,yabancı esaretine ve parçalanmaya karşı verilen vatan mücadelesinde oluşturuldu.

 

   Anlamayana önümüzdeki aylar ve yıllar gösterecektir ki,bölgemizde yaşananlar 3. emperyalist paylaşım savaşının ön muharebeleridir.Ve Türkiye bu savaşın en önemli hedeflerinden biridir.Başımızda gerici bir iktidarın olması talihsizliğimizdir.Atatürk ve arkadaşları için de öyleydi.Ancak bu bizi vatanımızın varlığını ve bütünlüğümüzü korumak için mücadeleye atılmaktan geri koyamaz.İşin ilginç yanı bugün devrimci,Atatürkçü geçinenler Amerika’yla mücadelede hiçbir şansımız olamaz,NATO’dan çıkarsak biteriz,ordumuz silahsız kalır,diyorlar.Ulusalcılara, ideolojik saplantılardan kurtulamayan fanatikler,nerdeyse akıldan izandan yoksun meczuplar gözüyle bakıp,saldırıyorlar.Tesadüf bu ya,Mustafa Kemal’e de hiç abartmasız aynı şekilde saldırıyorlardı.Artık ordu kuramazsın,asker bulamazsın,kursan da silah bulamazsın,bulsan da “medeni” devletlerin süper silahları,uçakları ve donanmalarıyla başedemezsin,Ankara’da bir meclisi kim ciddiye alır,en iyisi İngiliz veya Amerikan sömürgesi olmak,diyorlardı.Kimler?Memleketin aydınlarının çoğunluğu.Osmanlının en iyi eğitim almış,en ileri olan yüzlerce generalinin içinde bile 5-6 tanesi hariç hepsi aynı şeyi söylüyorlardı.

 

   Bugün de Türkiye açık bir şekilde varlığını devam ettirme ve parçalanma tehditleriyle altındayken, Mustafa Kemal gibi olmak,onun düşünce ve eylemlerini rehber alarak bir çıkış yolu bulmak durumundadır.Evet,vakit Mustafa Kemal’in askerleri olma vaktidir.Bağımsızlığımız ve bütünlüğümüz için vereceğimiz mücadele,Atatürk Cumhuriyeti,demokrasi ve özgürlüklerin kazanılmasının ön koşuludur.Bunun için bugün Kuvvayı Milliyeci olmak,ulusalcı olmak görevdir;şereftir,şandır.

   Doğa’ya,tarihe,toplumsal gelişmeye Mustafa Kemal Atatürk gibi somut olgular üzerinden,maddeyi ve gelişmenin kanunlarını bilerek yaklaşanlar son sözü söyleyecektir.Önyargılara,basma kalıp düşünme tarzına teslim olmuş,tartışmak yerine hakareti

seçen,öngörüleri ve tespitleri hiçbir şekilde doğrulanmamış olmasına rağmen,burnundan kıl aldırmayan insanların hakaretleri sadece ne kadar acz içerisinde olduklarını gösterir.Halka güvenmeyen,devrimden umudunu kesmiş,sadece karşı çıkan,ama yerine yeni bir şey koyarak,hiçbir risk almadan oturduğu yerden devrimcilik yapanların kuru gürültülerinden bir çıkış yolu bulamayacağımız açıktır.Tartışamayacakları için,tek çıkışları hakaret yağdırarak tartışma ortamını yok etmektir.Oyuna gelip,bu tipler için enerji harcamak nafiledir.Samimi,düzeyli tartışmalara her zaman açık olmalıyız.

Dursun Arı

AVRUPA ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEKLERİ BİRLİĞİ ONURSAL BAŞKANI


Rogg & Nok Haber Servisi:- Rogg & Nok ANTİ-TERRORİSM Ve Yandaş Medya Araştırma Grubu

E-Posta ile gönderilen veya direk Web sitesine yayınlanması için gönderilen yazıların fotoğraf gibi tüm demokratik protesto, bilgi, haber, yorum ve sosyal/siyasal içerikli paylaşımlar TC Anayasasının;
MADDE 25: "Düşünce ve Kanaat Hürriyeti";
MADDE 26: "Düşünceyi Açıklama ve Yayma Hürriyeti"
kapsamında Web sitemizde yapılmıştır.
Kişisel veya kurumsal Demokratik düşünce ve kanaatlerimiz engellenmesi ve/veya şiddet/baskı altına alınması, bu nedenle
"Yazar olan biz Hakkımızdaki veya kullanıcıların kullandıkları web sitesindeki yayınlanan haberler dolayısı ile olası her türlü anti-demokratik yasal girişimi",
TC Anayasası, AİHM ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi kapsamında, her türlü yasal haklarımız saklı kalmak üzere, peşinen reddederiz…

OKUYUCU YORUMLARI

UYARI:Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.(Yorum Yapanın Taahütü)Yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Ad Soyad
E-Posta
Güvenlik Kodu: Guvenlik
Yorum
Copyright ©2010 - Tüm hakları saklıdır.
PHP Haber Sitesi Türkiye Tasarım
Rogg&Nok Haber- Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz Ve kaynak gösterilmeden Alıntı Yapılamaz. Yayınlanan Tüm Haber Ve Açıklamalar İlk Kaynaktan Ulaştırılan Açıklamalardır. Sitemiz Bu Açıklamalara Ekleme Veya Müdahelede Bulunmadan Yayınlar. Yorum,Makale, Sizden Gelenler Bölümündeki Yazılardan Yazanlar Sorumludur. Harici Bilgiler Ayrı Bir Sayfada Açılır. Rogg&Nok Haber Bu Linkler Ve İçeriklerinden Sorumlu Değildir.Her Türlü Haber Ve İletişim İçin roggnok@gmail.com Adresini kullanabilirsiniz. Sitemizden Daha İyi Yararlanabilmek için Gizlilik İlekeleri Ve Yayın Prensiplerimzi Okuyunuz. En İyi İnt Exp 8+ 1024x768 Görüntülenir