21 Nisan 2019 Pazar 10:07:14
» Hilmi ÇAKIR: DENİZ AYNI DENİZ AMA!..

Hilmi ÇAKIR: DENİZ AYNI DENİZ AMA!..

DENİZ AYNI DENİZ AMA!.. Denizi ilk gördüğünüz günden bugüne, bir değişiklik gördünüz mü? Deniz hep aynı deniz değil mi? Rüzgârın yönüne, hızına göre dalga
Paylas
http://www.bagimsizozgurmedya.com
Hilmi ÇAKIR: DENİZ AYNI DENİZ AMA!..
http://www.bagimsizozgurmedya.com/turkhaber.html
Türkiye - 18 Ocak 2019, Cuma 20:26:24
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

DENİZ AYNI DENİZ AMA!..

Denizi ilk gördüğünüz günden bugüne, bir değişiklik gördünüz mü? Deniz hep aynı deniz değil mi? Rüzgârın yönüne, hızına göre dalgalar şekillenir. Güneş ışığının açısına göre yansımaları ile oluşan renk cümbüşleri oluşur. Hava durumuna göre, bulutlardan aldığı hoş mavilik veya karamsarlığı hiç gizleyip saklamadan bizlere yansıtır durur, martıları uçuşurken...

 

Deniz yüzeyindeki değişim böyle iken, acaba derinliklerde neler oluyor? Yalın olarak algılayamadıklarımızı bir sonarla, derinliklerdeki hareketi ve canlıların yaşam biçimini görebiliriz. Toplumlar da hep aynı gibi değil mi?..Ya toplumun derinlikleri...

 

Denizler bir biri ile bağlantılı olmasına rağmen, tuzluluk dereceleri ve oluşum zamanları farklıdır. Bu özelliklerinden dolayı, içinde barındırdıkları canlılarda değişiklik göstermektedir.  Hamsi balığını Akdeniz de bulabilir misiniz?.. Akya balığını Karadeniz'de bulamadığınız gibi... Biz fark etmesek de, görmesek de denizler canlıdır. Dışarıdan gelen pislikleri hiç sevmezler, ilk fırsatta bir kıyıya atarlar.

 

Denizlerimizde balık çeşidi yönünden, en zenginleri Ege ve Marmara'dır. Burada birçok balık çeşidi kendi mecralarında yaşam sürerler. Balıklar sürü halinde yaşarken birbirleri ile doğal dostluk ve düşmanlıkları vardır... Kefal-kefalle, hamsi-hamsiyle, lüfer-lüferle, yunus-yunusla yaşar... Tabiatın doğası gereği, küçük balıklar her zaman büyük balıklara yem olmaktan kendilerini kurtaramazlar!..

 

Deniz derinliklerinde ne fırtınalar kopar ama; insanoğlu bunun hiç farkında olamayabilir. Denizlerde kopan bu fırtınalar yeryüzünde, yaşadığımız ortamlarda yok mu? Alası var, görmek istersen... Toplum, kopan bu fırtınanın zaten içindedir ama, çoğunlukla üç maymunu oynar...

 

Yer değiştirmelerin genelde ekonomik sebeplerden olduğunu bilirdik. Bununla ilgili hatta bir özdeyişimiz vardır. "Doğduğun yerde değil, doyduğun yerde!" gibi. Bu göçlerin zamanla birçok çeşidi ile karşılaştık. Güvenlik boyutu ön plana çıktı. Terör nedeni ile birçok insanımız doğudan batı illerine göç etti. Doğuda çok rastlanan töre cinayetleri ve kan davası gibi nedenlerle göçler hiç bitmedi...

 

İşsizlik nedeni ile, Avrupa'ya göçler yaşandı yarım asır önce, bugün o insanların, genç nesilleri artık öz Vatanlarını-Atalarını birçoğu bilmez ve tanımaz duruma geldi. Ana dilleri bile, ikinci dil konumuna geldi. Onlar şimdi, nereye gitse yabancı...En meşhur tanımı ile Alamancı!..

 

Şehirlerde; insanlar öncelikle güven ve korku nedeni ile, eş dost ve akrabalarının bulunduğu semtlerde mal mülk edinmeye başladı ve yerleşti. Çoluk çocuk büyümeye başlayıp da, yeni çevrelere ulaştıkça, biraz da maddi olarak refaha kavuştukça, daha lüks semtlere yöneldiler...

 

Son yıllarda yurdumuz; her geçen gün artarak devam eden, bir yabancı göçü ile karşı karşıya kaldı. Bu işin Suriye boyutu bir başka yazı konusu. İstanbul'un geçmişte en güzide semtleri Fatih, Aksaray, Fındıkzade gibi semtleri, çoğunluğu Arap olmak üzere Birleşmiş Milletler gibi olmuş durumda. Sokaklarda Türkçe konuşanı parmakla gösteremezsiniz. İşyeri tabelaları Türkçenin dışında hangi dili ararsanız bulursunuz. Yemek ve diğer gıda çeşitleri tamamen kendilerine göre çeşitleme yapılmış, zaten işletme sahipleri de kendilerinden. Giyim kuşamı hiç sormayın...

 

Bu semtlerde mal mülk sahibi olanlar, dayanabildikleri kadar bulundukları semtleri bırakmamak için direniyorlar ama bir yere kadar...  Çocukları yetişkin buluğ çağına gelince, ailesini kurtarmak için hiçbir şey gözü görmeden 40 senedir oturduğu semti terk etmek zorunda kalıyor. Semt aynı semt ama, o güzelim ata yadigarı semtler tarihi ruhunu ve dokusunu her geçen gün kaybediyor! Bugün, bu gerçekleri basınımızda gündem yapan bir gazeteci görebiliyor musunuz? İşin en acı yanı da budur. Gerçekleri halının altına ne zamana kadar süpürerek saklayacaklar?.. Ne zamana kadar üç maymunu oynayacaklar acaba?..

 

Toplumda, son yıllarda inanç ve yaşam tarzı, ailelerin ikamet edeceği yeri belirlemede çok etkin rol oynamaya başladı. Hatta aynı ilçede, siteler bazında bu durum çok açık bir şekilde kendini gösteriyor. Bu gerçek, zaman içinde arzu edilmeyen sonuçlar doğurabilir. Bu duruma toplum özendirilir ve çanak tutulursa, bir süre sonra kesimler birbirinin acısı veya mutluluğuna  duyarsız hale gelebilir...

 

Günümüzde; dünya görüşü ve yaşam biçimi aynı ailelerin, birlikte ikamet tercihleri günden güne toplumsal bir gerçek olarak karşımıza çıkıyor. Bu işin yurt dışına göç boyutu ayrı bir travma!.. Bu durum, ekonomik gelir giderin bile çok önüne geçmiş durumda...Tanı/dığınız/madığımız birçok aile, yaşadığı ili-ilçeyi terk edip öncelikle Ege Kasabalarına, İzmir'e, Çanakkale'ye Antalya'ya göç ediyor. İstatistikler ve nüfus sayımları bu durumu çok açık göstermektedir. Yani; deniz aynı deniz ama, kefal-kefalle, hamsi-hamsiyle, lüfer-lüferle yaşamını sürdürmek için çaba sarf ediyor, yunuslar kovalasa da... Toplumda, ayrışma ve kutuplaşma frensiz olarak, hız kesmeden devam ediyor. İşin en acı tarafı da, siyasi yelpaze ve ortam bu durumu kamçılıyor-tahrik ediyor ve çanak tutuyor. Nereye kadar?...

 

Hilmi ÇAKIR

 

18.01.2019

 


Rogg & Nok Haber Servisi:- Rogg & Nok Bağımsı Özgür Fikir, Düşünce yazar Grubu

E-Posta ile gönderilen veya direk Web sitesine yayınlanması için gönderilen yazıların fotoğraf gibi tüm demokratik protesto, bilgi, haber, yorum ve sosyal/siyasal içerikli paylaşımlar TC Anayasasının;
MADDE 25: "Düşünce ve Kanaat Hürriyeti";
MADDE 26: "Düşünceyi Açıklama ve Yayma Hürriyeti"
kapsamında Web sitemizde yapılmıştır.
Kişisel veya kurumsal Demokratik düşünce ve kanaatlerimiz engellenmesi ve/veya şiddet/baskı altına alınması, bu nedenle
"Yazar olan biz Hakkımızdaki veya kullanıcıların kullandıkları web sitesindeki yayınlanan haberler dolayısı ile olası her türlü anti-demokratik yasal girişimi",
TC Anayasası, AİHM ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi kapsamında, her türlü yasal haklarımız saklı kalmak üzere, peşinen reddederiz…

OKUYUCU YORUMLARI

UYARI:Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.(Yorum Yapanın Taahütü)Yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Ad Soyad
E-Posta
Güvenlik Kodu: Guvenlik
Yorum
Copyright ©2010 - Tüm hakları saklıdır.
PHP Haber Sitesi Türkiye Tasarım
Rogg&Nok Haber- Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz Ve kaynak gösterilmeden Alıntı Yapılamaz. Yayınlanan Tüm Haber Ve Açıklamalar İlk Kaynaktan Ulaştırılan Açıklamalardır. Sitemiz Bu Açıklamalara Ekleme Veya Müdahelede Bulunmadan Yayınlar. Yorum,Makale, Sizden Gelenler Bölümündeki Yazılardan Yazanlar Sorumludur. Harici Bilgiler Ayrı Bir Sayfada Açılır. Rogg&Nok Haber Bu Linkler Ve İçeriklerinden Sorumlu Değildir.Her Türlü Haber Ve İletişim İçin roggnok@gmail.com Adresini kullanabilirsiniz. Sitemizden Daha İyi Yararlanabilmek için Gizlilik İlekeleri Ve Yayın Prensiplerimzi Okuyunuz. En İyi İnt Exp 8+ 1024x768 Görüntülenir