22 Kasım 2017 Çarşamba 08:23:43
» BENDE ATATÜRKÇÜYÜM

BENDE ATATÜRKÇÜYÜM - Ali Berham Şahbudak

Paylas
BENDE ATATÜRKÇÜYÜM
http://halkgonulluleri.com/halk-tv-seti.asp
- 12 Kasım 2017, Pazar 17:03:16
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

...

 12.11.2017                                                   

 

Bende Atatürkçüyüm diyen Erdoğan gerçek ’ten de çağdaş ve modern bir Atatürkçü müdür yoksa tıpkı diğere alanlar da olduğu gibi burada da takiye mi yapmakta! Ben de diyorum ki Atatürkçü olmak çağdaş insan olmak zor iştir arkadaş zor? Her insan çağdaş ve Atatürkçü modern insan olamaz diyorum?

 

Özellikle de AKP ‘ yöneticileri asla Atatürkçü ve çağdaş olamaz çünkü AKP zihniyeti yaşam felsefesi modern çağ uymaz; Hayatları yaşamları modern çağdaşlığa karşıdır da ondan” O neden Erdoğan yine olayları saptırarak ben de Atatürkçüyüm demekten vazgeçmeli “ Anadolu’da bir söz var kişinin geçmişi geleceğini yansıtır denir” Türkiye'nin çağdaş uygarlık düzeyine erişebilmesini Atatürk’ün başlattığı devrimlerin yürütülmesine bağlayan öğreti.

 

Atatürkçülük; Türk Milletinin bugün ve gelecekte tam bağımsızlığa, huzur ve refaha sahip olması. "Kısaca Atatürkçülük; Türk İnkılabı, fikir ve idealin dile getirilişi ve uygulamada da başarıya ulaşmasıdır".

 

Acaba günümüz "AKP’li Atatürkçü’lerinden kaç tanesi 19 Mayıs 1919'da Mustafa Kemal'i Samsun'da karşılamaya giderdi? Kaç tanesi O'nun peşinden Ankara'ya gelirdi? Ve acaba kaç tanesi Galata Köprüsü'nde müttefiklere alkış tutardı?"

 

Türk Milleti'nin bugün ve gelecekte tam bağımsızlığa, huzur ve refaha sahip olması, devletin millet egemenliği esasına dayandırılması, aklın ve ilmin rehberliğinde Türk kültürünün çağdaş uygarlık düzeyi üzerine çıkarılması amacıyla temel esasları yine Atatürk tarafından belirtilen devlet hayatına, fikir hayatına ve ekonomik hayata, toplumun temel müesseselerine ilişkin gerçekçi fikirlere ve ilkelere Atatürkçülük denir.

 

ATATÜRKÇÜLÜK; Emperyalizmin düşmanıdır, anti - emperyalisttir. Tam bağımsız Türkiye'den yanadır. Özgürlükçüdür. İnsan Hakları savunucusudur. Her türlü terörün karşısındadır. Yobazların, Vurguncuların, Çıkarcıların düşmanıdır...

 

ATATÜRKÇÜLÜK; Yirminci yüzyılın yüz akı, ulusal direnişlerin temelindeki "tam bağımsızlık" harcıdır.

 

ATATÜRKÇÜLÜK; Ulusal bağımsızlık demektir, ulusal kurtuluş demektir, antiemperyalist bilinç demektir! 

 

ATATÜRKÇÜLÜK; Aşırı sağa ve aşırı sola ödün vermeyen, kişi haysiyet ve onuruna inanan, ulusal, akılcı ve insancıl bir görüştür.

 

ATATÜRKÇÜLÜK; Atatürk'ü bütün yönleriyle ve eserleriyle tanımak, sevmek, benimsemek, tanıtmaya ve sevdirmeye çalışmaktır. Başka bir ifadeyle Atatürk'ün ideolojisini, ülkü ve eserlerini eksiksiz öğrenip tam olarak gerçekleştirmek, yüceltmek ve aynı yoldan Türk

 

Ulusunu Çağdaş Uygarlık Düzeyine ulaştırmak için bütün gücümüzle çalışmaktır, diyebiliriz.

 

ATATÜRKÇÜLÜK; Siyasi bir öğreti değil, bir dünya görüşüdür. Türkiye'nin ve Türk Ulusunun gerçeklerine, gereksinimlerine ve yeteneklerine en uygun gelen, denenmiş başarılı sonuçları alınan bir öğretidir.

 

ATATÜRKÇÜLÜK; Herhangi bir yabancı siyasal akım ya da ideoloji ile açıklanamaz. Atatürkçülük, Türk halkının ve Türk yurdunun tabiatından, tarihinden doğmuştur.

 

ATATÜRKÇÜLÜK; Türkiye'nin gerçeklerinden doğmuş bir düşünce sistemidir. Türk Milleti'nin iradesiyle oluşmuş, tarihi bir gelişmenin ürünüdür. Atatürkçülük, her şeyden önce millete haklarını tanıma ve tanıtmadır; millet egemenliğinin ifadesidir. Atatürkçülük bir kurtuluştur, milletçe bağımsızlığa kavuşmadır. Atatürkçülük, modern bir toplum hayatı yaşama demektir.

 

ATATÜRKÇÜLÜK; "Halkçılık", "laiklik", "cumhuriyetçilik", "devrimcilik", "devletçilik" ve "milliyetçilik" olmanın ötesinde, değişen nesnel koşullar karşısında, bu ilkeler çerçevesinde sürekli tutumlar takınmaktır.

 

Atatürkçülük, kesinlikle salt ileriye açık bir ideolojidir. Atatürkçülüğü yorumlarken bazı farklı noktalara varılabilmesi olasıdır. Ancak Atatürkçülükte olmayan şey; "tutuculuk" ve "statükoculuk “tur. Atatürk'ün düşünceleri nesilden nesille aktarılacak bir put değil; yönlendirici bir dünya görüşü ve dünyanın en dinamik bir yorumudur. Eğer bir toplum, ulusal kurtuluş savaşı yaşamışsa, bu toplumda yöneticilerin kişilikleri ulusal kurtuluş hamuru ile yoğrulmuş demektir. Bu kişilikler ulusal bilince dayanır. Her eylem, her davranış, bu ulusal bilinç ile şekillenir.

 

Mustafa Kemal, bu tür kişilerin örneğidir. Mustafa Kemal'i Atatürk yapan bu ulusal onur ve bu ulusal bilinçtir. Bunun içindir ki, Mustafa Kemalcilik ulusal onur, Atatürkçülük ise ulusal bilinç demektir." Günümüzde farklı farklı insan tipleri ve karakterleri vardır. İnsanların karakter ve davranış gibi yönlerden farklılık göstermesinin birçok nedeni vardır. Bu nedenlerin başında ise kişilerin doğup büyüdüğü toplumun yapısı, kültürel özellikleri, gelenekleri, görenekleri, örf ve adetleri gelmektedir.

 

Çağdaş insan, yaşadığı çağın yaşamına ayak uyduran, toplumsa örnek davranışlar sergileyerek başkalarına örnek olandır. İnsanların karakter ve davranışlarını toplum içindeki kurallara uyum sağlaması çağdaşlığı gösterir. Farklılıkları dil, din, ırk, cinsiyet, kültürel özellikleri, gelenekleri, görenekleri, örf ve adetlerine gösterilen saygıdır. İnsanlar doğdukları ailenin özelliklerini taşırlar. Toplum içindeki yaşamla birlikte gelişerek değişim gösterir. İstekler ve azimle insanların yaşamlarındaki farklılıkları ortaya çıkarmıştır. Kendilerine edindikleri iyi ve kötü huylar çağdaşlığa giden yolda rehberlik etmiştir. Toplumun içinde yoğrularak insanlar kendilerini değiştirebilirler. Bunlara rağmen modern insan nasıl olmalıdır?

 

“Toplumun gelişmelerine ve şartlarına ayak uyduran, toplumsal kuralları benimseyerek hareket eden insan çağdaşlığın parçası olur.” Elindekileri değerlendirerek kararlı ve azimli harekete sahip olur. Çağdaş insan denildiğinde yaptıklarımıza ve ettiklerimize daha dikkat etmelisinizdir. Kendimizi tanıyarak düşüncelere kendimiz karar vermeliyiz. Yaşanmışlıklar ve yaşanacaklara karşı insanlar empati kurmalıdır. İnsanlar dönemin özelliklerine uygun olarak kendisini geliştirerek bilinçlendirdikleri zaman çağdaş insan olabilir. Her insan için çevresindeki güzellikler, hareketlilikler benimsenerek kabul edilmelidir. Güzel davranışlar ahlak kurallarıyla birlikte gelişme gösterir. İnsanlar doğdukları ailenin ve dolayısıyla da o toplumun özellikleri ile yoğrulur ve o ailenin ve toplumun imkanları doğrultusunda kendisini geliştirebilir tabi ki bu durum da kişinin isteği ve azmi ile olur; Sizde bu azmi ve istek olmadığına göre siz Atatürkçü ve çağdaş olamazsınız...

 

PEKİ, MODERN İNSAN NASIL OLMALIDIR?

 

Aslında çağdaş insan olmak her ne kadar toplumun olanakları ile alakalı ise aynı zamanda kişinin azmi ve isteği ile de alakalıdır. Çağdaş insan öncelikle kararlı ve kendine inanan insandır çünkü. Çağdaş ya da modern dediğimiz insanlar ne yaptıklarını, ne söylediklerini bilirler ve bilinçli davranırlar bu nedenle de her adımlarını düşünerek atarlar. Ayrıca bir olayı yaşamamış olsalar bile o olayı yaşamış gibi bilinçli olarak düşünürler kişiler arasında empati kurabilirler. Yani o dönemin özelliklerine uygun olarak kendini geliştirir ve bilinçlendirir.

 

İnsanlar, yaşama biçimlerinin önemli farklılıklar gösterdikleri zamanları, diğer zamanlardan ayırmak için, çağ kavramını kullanmışlardır. İlk Çağ, Orta Çağ, Yeni Çağ, Yakın Çağ gibi ayırımların dışında; Çağlar öncesi, Atom Çağı, Bilim Çağı gibi zaman bölümleri de yakın zamanlarda ortak kabul görmüştür. Bir çağın bitimi ve diğer çağın başlaması kesin tarihlerle belirlenemez. Bu bitiş ve başlama, süreç içinde; bazen hızlı, bazen yavaşça olmuştur.

 

Çağdaş insanın nefes alma, yeme, içme, barınma, uyuma, korunma, giyinme, cinsiyet, türünü devam ettirme gibi doğal gereksinimlerinin yanında; özgürce düşünmek, seyahat etmek, eğlenmek, eğitim almak, bilgi edinmek, haberleşmek; içinde bulunduğu toplumun özgür bireyi olarak meslek edinmek, çalışmak, toplum yönetimine seçme ve seçilme ile ortak olmak; bireysel, aile, ulusal veya evrensel boyutta sağlıklı ve güvenli olarak sosyal dayanışma içinde olmak gibi sosyal ve biyolojik gereksinimlerinin yanında, ruhsal gereksinimleri de vardır.

 

Yaşadığımız çağda, çağdaş insan; Bilim ve teknolojiden yararlanır. Tanrısal veya insansal otoriteden bağımsız olarak düşünür, inanır ve yaratır. Geçmişe takılıp kalmaz; yaşadığı günün veya gelecekteki günlerin sorunlarıyla ilgilenir. Kişisel özgürlükler; sosyal, siyasal, ekonomik, kültürel ve dayanışma haklarının kazanılması. Korunması ve geliştirilmesi için çalışır. Birey Emeğe saygılı ve sosyal adaletçidir. Sömürgeciliğe, ırkçılığa ve gücünü halktan almayan her tür zora dayalı yönetim biçimine karşıdır İnsanların ve diğer canlıların yaralanmalarına ve ölümlerine neden olan veya doğayı tahrip eden her tür SAVAŞ karşıdır, insana, çevreye ve doğaya saygılı; çoğulcu ve katılımcıdır.

 

İçinde yaşanılan çağın bilimsel ve teknolojik gelişimlerine göre, çağdaş insanın da gereksinimleri gelişerek değişecek, nitelik ve nicelik olarak çoğalacaktır. İçinde bulunduğumuz çağda yaşayan insanların bir bölümü cep telefonu ile haberleşmeyi, çamaşır makinesi ile çamaşır yıkamayı (bilimsel ve teknolojik gelişmelerden yararlanmayı), güzel sanatlarla veya sporla ilgilenmeyi gereksinim olarak algılanamıyorsa, bu insanların çağdaş insan oldukları söylenemez. Bu insanların çağdaş olabilmeleri için, önce onlara, bunların ihtiyaç olduğunu sezdirmek ve buna ulaşmaları için uğraş verebilecek duruma getirmek gerekir.

 

Siz gerçekten de çağdaş bir insan mısınız? Ülkemizdeki farklılıkların netleştirilerek keskinleştirilmesi ve keskinleşmiş farklılıkların birlikteliğini kurarak; insanlarımızın aynı yurtta mutluluk içinde birlikte yaşamalarını sağlamayı düşünmek, çağdaş insan düşüncesi ürünü olabilir mi İç ve dış sömürü düzenlerini göz ardı ederek, din-mezhep veya alt-üst kimlik gibi sorunları öncelikli sayıp; ülkemizde, bölgemizde ve Dünyanın birçok yerinde savaş çıkarmayı düşünmek, savaş çıkarmak veya mevcut savaşların durdurulması için uğraş vermeyen bir insan, çağdaş insan olabilir mi siz bunların hangisi için mücadele ettiniz tam aksine tüm etnik mezhepsel derinlikleri irdeleyerek halkları karşı karşıya getirdiniz halen de yapmaktasınız ve buğun kalkmış bende Atatürkçüyüm diye biliyorsunuz…

 

“Bilimsel düşünce, bilinmezliklerin ve her tür sorunun akıl ve mantık kullanılarak, bilim ile çözülebileceğini savunur. Günümüzdeki çağdaş insan, bilimsel düşünceyi kendisine yol gösterici olarak kabul eden insandır. Siz Sayın Erdoğan her fırsatta Atatürk'e hakaret edenlerin adeta sırtını sıvazlarken masanız da bunlara yer verirken siz nasıl Atatürkçü olacaksınız bunu bizlere anlatmalısınız"..

 

Örneği yanı başınız da bulunan TBMM Başkanın İsmail Kahraman olmak üzere bir çok AKP‘li kişi Atatürk'ü ve kurduğu Cumhuriyeti yok sayarken Laik sosyal Devleti ortadan kaldırmak isterken nasıl oluyor da siz bu şartlarda bir yönetime ve yola çıktığınız kişilere rağmen Atatürkçü olabiliyorsunuz bu nasıl olacaktır Cemaatler ve FETÖ terör örgütünde olduğu gibi PKK da olduğu gibi diğer tarikatlarda olduğu gibi ; yol arkadaşlarınız için demi bunlarda beni aldattı mı diyeceksiniz tıpkı diğerlerinin sizi aldattığını söylediğiniz gibi

 

“ Bu ifadeler sizin ifadeleriniz “ siz bu durumdayken bize ne anlatacaksın da bizleri ikna edeceksin “Türk Milletine dönerek yürekten özür mü dileyeceksin “ biz Atatürk'e ve Atamızın kurduğu Laik Cumhuriyete çok büyük hakaretler ettik bizi af edin mi diyeceksiniz bence kendinizi yormayın çünkü biz sizi de sağdan soldan toplamam olan 15 yıllık AKP’yi çok yakinen tanıyoruz çünkü sizin yönetiminizde olan AKP iktidarın da Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyette resmi bayramlar olmak üzere ne Milli Bayramlar özgürce kutlandı nede diğer bayramlar sizler bir bahaneyle ya hasta oldunuz yada terörü bahane ederek Türk Halkının bayram kutlayanların Devletin polislerini Türk Milletinin üzerine göndererek tomaları zehirli gaz ve tazyikli su sıkmalarını seyrettiniz şimdi de kalkmış ben de Atatürkçüyüm ve Atatürk bizim değerimiz diyorsunuz ?...

 

Bütün bunlar yetmezmiş gibi Milli Eğitimden Atatürk'ü le ilgili her ne varsa müfredattan tamamen çıkardınız T. C ‘yi kaldırdınız Türklüğü Ayaklar altına aldınız şimdi Türklerden ve Atatürkçülerden oy uğruna Atatürk'ü kullanarak bizi kandıracağınızı mı düşünüyorsunuz sizin işiniz bundan sonra çok zor çünkü bu halk sizin kandıra bileceğiniz bir halk değil bu halk çok okur çağdaş ve modern Laik cumhuriyete inanmış bir halktır ….

 

Kısada olsa hatırlatmak da yarara var yıl 2009 bu aydın halk için söylediğiniz bir sözü size yeri gelmişimken hatırlatmak isterim 04 Haziran 2009 da İlk Ankara da başlayan “Alev tartışmalarında bir söz sarf etmiştiniz belki bu sözü de tıpkı diğere sözleriniz gibi unuttunuz o söz size hatırlatayım… “ Hz. Ali için ne demiştiniz Aliyi sevmek Alevilikse be herkesten daha çok seviyorum ben de aleviyim diyerek yine bugünkü gibi bağırarak konuşmuştunuz o lafın üzerinden tam 8 yıl geçti amam ne siz alevi ola bildiniz nede Atatürkçü olabildiniz sonuç ortada ” Oysa sizin ’Aleviler için olmazsa olmazları olan ahlaki değerlerini ve azimli ve ölümüne Atatürkçü olduklarını unuttuğunuz….

 

Aleviler ve Atatürkçüler için vazgeçilemez yaşamları boyunca hayati önem taşıyan şu sözleri bilmiyorsunuz yada bilerek Alevi ve Atatürkçü halkı da kandırırım düşüncesindesiniz “ Eline Diline Beline sahip olma yoluydu bir insan bunlara sahip değilse laf olsun diye bende Aleviyim diyemez çünkü Alevi yol ulu bir yoldur her önüne gelen Alevi olamayacağına göre Atatürkçü de hiç olmaz hele hele bu kişi Recep Tayyip Erdoğan gibi düşünen kişilerse "Alevi de asla Atatürkçü de olsa eğer Eline Diline Beline sahip değilse asla bu yolda yürüyemez sizin gibi düşünenlere ise asla yürüyemez çünkü bu yol düşkünler için kapanmış bir yoldur”…

 

“Bizler hiçbir şeyi unutmayız. Çünkü bizler yurtsever Atatürkçüler olarak; ilkemiz Tam Bağımsız Türkiye, kararlılığımız ise 1919 Atamızın başlattığı Milli Mücadele kararlılığıdır. Milli Mücadele Gençliği ve Milli Mücadele örgütlülüğü, bu kararlılıkla ve bu bilinçle hareket eder” ….

 

Milli Mücadele, ülkemizin sosyal, kültürel, ekonomik ve emperyalist kuşatılmışlığın esareti altın da olduğunun bilincindedir. Tıpkı Osmanlının çöküşünü de olduğu gibi bugün de ülkemiz 15 yıllık AKP iktidarıyla Ülkemiz çöküşe getirilmiştir. Atatürk’ün başlattığı bu mücadelenin adı ise Milli Mücadele hareketi 1919 dur bugün 98 yıl öncesindeki Osmanlı çöküşünde olduğu gibi; şu andaki Laik Cumhuriyetteki çöküşü engellemek için yeniden doğmuştur…

 

Birileri ben Atatürkçüyüm diyerek Atatürkçü olunmuyor Atatürk'ü tanımak için Onun Milli Mücadele öncesi, Milli Mücadele dönemi ve sonrası ülkemiz kuruluşunu bilmesi ve bu kuruluşa saygı duyması gerekir bu da bütün safhaları ile bilinmesi gereklidir. Ayrıca Osmanlı Devletinin son bir asırlık döneminde idari, mali, askeri ve diğer müesseselerinin iyi bilinmesi, Cumhuriyet dönemi müesseseleri ile karşılaştırılması yani Sevr ile paylaşılan Anadolu ile Lozan’da sınırları çizilen aziz vatanın mukayesesinin yapılması Milli Mücadele'nin cephede ve masada nasıl kazanılmış olduğunu göstermesi bakımından da Atatürk iyice anlaşılmalıdır çünkü o bir dahidir. 12.11.2017

 

MİLLİ MÜCADELE PARTİSİ 

Genel Sekreteri

Ali Berham ŞAHBUDAK…


E-Posta ile gönderilen veya direk Web sitesine yayınlanması için gönderilen yazıların fotoğraf gibi tüm demokratik protesto, bilgi, haber, yorum ve sosyal/siyasal içerikli paylaşımlar TC Anayasasının;
MADDE 25: "Düşünce ve Kanaat Hürriyeti";
MADDE 26: "Düşünceyi Açıklama ve Yayma Hürriyeti"
kapsamında Web sitemizde yapılmıştır.
Kişisel veya kurumsal Demokratik düşünce ve kanaatlerimiz engellenmesi ve/veya şiddet/baskı altına alınması, bu nedenle
"Yazar olan biz Hakkımızdaki veya kullanıcıların kullandıkları web sitesindeki yayınlanan haberler dolayısı ile olası her türlü anti-demokratik yasal girişimi",
TC Anayasası, AİHM ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi kapsamında, her türlü yasal haklarımız saklı kalmak üzere, peşinen reddederiz…

OKUYUCU YORUMLARI

UYARI:Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.(Yorum Yapanın Taahütü)Yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Ad Soyad
E-Posta
Güvenlik Kodu: Guvenlik
Yorum
Copyright ©2010 - Tüm hakları saklıdır.
PHP Haber Sitesi Türkiye Tasarım
Rogg&Nok Haber- Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz Ve kaynak gösterilmeden Alıntı Yapılamaz. Yayınlanan Tüm Haber Ve Açıklamalar İlk Kaynaktan Ulaştırılan Açıklamalardır. Sitemiz Bu Açıklamalara Ekleme Veya Müdahelede Bulunmadan Yayınlar. Yorum,Makale, Sizden Gelenler Bölümündeki Yazılardan Yazanlar Sorumludur. Harici Bilgiler Ayrı Bir Sayfada Açılır. Rogg&Nok Haber Bu Linkler Ve İçeriklerinden Sorumlu Değildir.Her Türlü Haber Ve İletişim İçin roggnok@gmail.com Adresini kullanabilirsiniz. Sitemizden Daha İyi Yararlanabilmek için Gizlilik İlekeleri Ve Yayın Prensiplerimzi Okuyunuz. En İyi İnt Exp 8+ 1024x768 Görüntülenir