15 Aralık 2017 Cuma 22:48:33
» YERLİ VE MİLLÎ

YERLİ VE MİLLÎ - Zeki Sarıhan

Paylas
YERLİ VE MİLLÎ
http://halkgonulluleri.com/halk-tv-seti.asp
- 06 Aralık 2017, Çarşamba 17:58:46
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

...

Biraz da ezber bozalım-16

 

 

Kendimi koyu bir “yerli” ve millî” sayardım. Hiç ilgisi olmayanlar bu kavramları kendilerine mal ettiği için bu sıfatlarımdan vazgeçecek de değilim.

 

Benim yerli ve milliliğim, Öğretmenler Haftasında 2017 Eğitim Onur Ödülü verdiğimiz müzik eğitimcisi Prof. Muammer Sun’un müzikte “Türk kalarak çağdaşlaşmak” anlayışla aynıdır. Türklükten de burjuvazinin tekelinde olan saldırgan, şovenist bir Türklüğü değil, en geniş halk kitlelerinin yaşama, duygu ve düşünce dünyasını anlarım. Bu kavramlar, dil ile, güzel geleneklerle, dayanışma, yardımseverlik, birlikte yaşama kültürü ile tarihsel köklerden gelmedir. Yabancı hayranlığı, ancak halkına yabancılaşan insanların davranışıdır. Onlar zaten milletin ruh dünyasında esaslı bir yer edinemezler.

 

Ben millî bir sosyalizm isterim. Başka ülkelerden alınıp Türkiye halkına monte edilen rejim kalıplarları zaten bünye ile uyuşmaz, yadırganır. Hatta dilimize yerleşmiş “sosyalizm” sözcüğü yerine onun Türkçe karşılığı olan “Toplumculuk” kavramını tercih ederim.

 

Annelerimizin ninnisi, türkülerimiz ve ağıtlarımız, çobanın kavalı, ocak başı masalları, yemek kültürümüz, halay ve horonlarımız hem yerli, hem millîdir. Bu türkülerin yankılandığı, oyunların titrettiği obalar, köyler, kentler, dağlar, dereler yerli ve milliliğin coğrafyasıdır. Oralar “Benim Güzel Yurdum”dur.

 

Her ülkeyi gezip görmek isterim, oralarda güzel ve yararlı ne varsa alıp yurduma getirmek isterim. Başka milletlerin edebiyatını da okumak isterim. Ders çıkarırım.

 

Milletim için istediğim her güzel şeyin başka milletlerin de hakkı olduğunu düşünürüm. Hiçbir milletin toprağında gözüm olmadığı gibi, bizim dağlarımızda, ovalarımızda, bağ ve bahçelerimizde gözü olan aç gözlü yabancılara karşı silahla, kazma ve kürekle, kalemle direnirim.

 

“YERLİ VE MİLLÎLİK” GERİCİLİİN ALETİ OLAMAZ

 

Fakat “yerli ve millî”liği diline dolayan bazıları, bununla geri bir toplum hayatını ve zorba bir devlet düzenini kast ediyorlar. Kanun devleti yerine keyfi bir tek adam yönetimini, parlamenter sistem yerine Kanuni döneminin saray egemenliğini getirmek istiyorlar. Tek adam diktatörlüğünü öngören anayasa kampanyasında bunun mimarı olan kişi, tek adam rejiminin bizim devlet geleneklerimizde yeri olduğunu savunmuştu!

 

Oysa toplumlar durağan değil. Yeni buluşlar ve hareketlerle toplum evrimleşiyor, gelişiyor. Milletler birbirlerinden öğreniyor. Gerekli buldukları kurumları kendi bünyelerine taşıyorlar.  Onlar da millî hayatın birer unsuru oluyor.

 

Türkler tarafından icat edilmemiş pek çok şey, uzak ve yakın zamanlarda Türkler tarafından benimsenmiş ve millî bünyenin ayrılmaz bir parçası olmuştur. Bunlar içinde zamanın eskittiği, toplum bünyesine uymayan unsurlar atılmaktadır.  

 

İslam dinini Türkler çıkarmadı. Padişahlık, Türklerin buluşu değildir, Hint-İran kaynaklıdır.  İlk Türk yazısı bile komşularının alfabesinden uyarlanmıştır. Kubbeleri Türk mimarları yaratmadı. Yemeklerimizin bir kısmı Anadolu’nun kadim halkları Ermeni ve Rumlardan geçmiştir. Patates, domates bile başka diyarlardan gelip sofralarımızın vazgeçilmez sebzeleri olmuşlar, çay, kahve günlük alışkanlıklarımız ve ikramlarımız haline gelmiştir.

 

Başka dillerden Türkçeye girmiş ve günlük kullanımda yer almış kitap, defter, araba, lahana, banka, para, köy, şehir, memleket, Ali, Ayşe, Mehmet de millîleşmiştir. Bunları ailemize komşu kabileden gelin gelmiş kadınlara benzetebiliriz. Gelin gelmiş, üstelik çocuklar doğurarak kabileyi çoğaltmış kadınlar. Onlar “millî ve yerli” olmuşlardır.

 

Medeni Kanun, kadın ve insan hakları, parlamenter yaşam, uğruna kanların akıtıldığı demokrasi ve özgürlük de “millî ve yerli”dir.

 

Kısacası, milletin ihtiyacına yanıt veren ve benimsenen her kavram millîdir.

 

İslam’ı (hem de en gerici anlayışla ve uyuşturucu gibi kullanarak) yerli ve millî sayıp, hak ve özgürlükleri güvence altına alan demokrasiyi “yerli ve millî” saymamak, taşıdığı Ortaçağ zihniyetini dayatmaktan başka bir şey değildir. Bugün millî olan medrese değil, laik okuldur. Arap alfabesi değil, Yeni Türk alfabesidir. Saray değil, hür parlamentodur.

 

Onların “yerli ve millî” saydıkları Hızır Paşalarına karşı milletin Pir Sultan Abdal’ı, Molla Kasımlarına karşı Yunus Emre’si, Çelebi Mehmetlerine karşı Şeyh Bedrettin’i, Sarıklı Şeyhülislam Mustafa Sabrilerine karşı kalpaklı Kuvayı Milliye kahramanları var. Onların soyguncu kapitalizmlerine karşı toplumculuğumuz var. Zarrablardan milyonlarca dolar rüşvet alanlarına karşı boğazından haram lokma geçmeyen dürüst memurlarımız var. Asıl “yerli ve millî” olanlar bunlardır.

 

Zeki Sarıhan

 

(6 Aralık 2017)  

 


E-Posta ile gönderilen veya direk Web sitesine yayınlanması için gönderilen yazıların fotoğraf gibi tüm demokratik protesto, bilgi, haber, yorum ve sosyal/siyasal içerikli paylaşımlar TC Anayasasının;
MADDE 25: "Düşünce ve Kanaat Hürriyeti";
MADDE 26: "Düşünceyi Açıklama ve Yayma Hürriyeti"
kapsamında Web sitemizde yapılmıştır.
Kişisel veya kurumsal Demokratik düşünce ve kanaatlerimiz engellenmesi ve/veya şiddet/baskı altına alınması, bu nedenle
"Yazar olan biz Hakkımızdaki veya kullanıcıların kullandıkları web sitesindeki yayınlanan haberler dolayısı ile olası her türlü anti-demokratik yasal girişimi",
TC Anayasası, AİHM ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi kapsamında, her türlü yasal haklarımız saklı kalmak üzere, peşinen reddederiz…

OKUYUCU YORUMLARI

UYARI:Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.(Yorum Yapanın Taahütü)Yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Ad Soyad
E-Posta
Güvenlik Kodu: Guvenlik
Yorum
Copyright ©2010 - Tüm hakları saklıdır.
PHP Haber Sitesi Türkiye Tasarım
Rogg&Nok Haber- Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz Ve kaynak gösterilmeden Alıntı Yapılamaz. Yayınlanan Tüm Haber Ve Açıklamalar İlk Kaynaktan Ulaştırılan Açıklamalardır. Sitemiz Bu Açıklamalara Ekleme Veya Müdahelede Bulunmadan Yayınlar. Yorum,Makale, Sizden Gelenler Bölümündeki Yazılardan Yazanlar Sorumludur. Harici Bilgiler Ayrı Bir Sayfada Açılır. Rogg&Nok Haber Bu Linkler Ve İçeriklerinden Sorumlu Değildir.Her Türlü Haber Ve İletişim İçin roggnok@gmail.com Adresini kullanabilirsiniz. Sitemizden Daha İyi Yararlanabilmek için Gizlilik İlekeleri Ve Yayın Prensiplerimzi Okuyunuz. En İyi İnt Exp 8+ 1024x768 Görüntülenir