12 Temmuz 2020
Üye Girişi
Üye Girişi
×
Türk Vatandaşları Üye Olabilir
[Turkish CitizensCan Be Members Of]
Güvenlik Kodu:
Guvenlik
http://www.bagimsizozgurmedya.com
http://www.bagimsizozgurmedya.com
EZAN SUSMAZ, BAYRAK İNMEZ, VATAN BÖLÜNMEZ!
Barış Yarkadaş: Haziran gazeteciler için 'sıcak' geçti! ( HAZİRAN AYINDA YAŞANAN HAK İHLALLERİ )
Önemli duyuru: Küresel ölçülerde Casus yazılımlarda yapılan gizli proje: CorCom Sanal Virüs…
1 2 3
ANKET
Bu kullandığınız site kapatılsın mı?
CIP 0 - CRZ 0
Evet
36
Hayır
920
Çekimser
8
Fikrim yok
7

Toplam Oy:971

» Kültür – Miras ve Yassıada

Kültür – Miras ve Yassıada - Arzu KÖK

Paylas
Kültür – Miras ve Yassıada
02 Haziran 2020, Salı 20:42:25
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Kültür – Miras ve Yassıada

 

Uygarlık tepeden zembille inmez. Aşağıdan yukarıya doğru pişerek gelir ve bir yere oturur. Aynen ağacın en son yaprağının macerası gibidir. Kökü olmazsa olmaz. O, son yaprağın neşeli neşeli sallanışının arkasında kesinlikle bir gövde vardır. O gövdeyi yok saydığınız anda yaprak düşer. Bir belirsizlik başlar, bir savrulma olur. Geriye dönüşü olmaz. Uzayda bir boşlukta kimliksiz ve kimsesiz kalır bir gerçeklik.

Bu nedenle “kök” ve “geçmiş” kavramları önemli hale gelir.

Nereden geldiğini bilmeyen insanlar nereye gidecekleri konusunda yanılırlar. Nereden geldiğini bilmeyen insanların el becerileri körelir. Mekanik dünyanın yaratıcı olmayan sıradan robotlarına dönüşürler. Var edemezler. Kendilerinden önce var edilmişlerle yaşamak zorunda kalırlar ve özgünleşemezler.

İnsanlık tarihi aynı zamanda uygarlaşmanın tarihidir. Ya da tersinden söyleyelim; uygarlaşmak dediğiniz şey insanın binlerce yıllık uğraşısının bir sonucudur.

Daha da özetleyelim. Sen varsan senden öncesi var olduğu için varsındır. Sen asla ilk değilsin. Son da olmayacaksın. O zaman geçmiş, bugün ve yarın üçlemesinden hiçbirini atlamayacaksın. Geçmişin yoksa sen yoksun. Bugünde yaşamıyorsan yine yoksun. Yarını düşünüp planlayamıyorsan asla yoksun.

Geçmişinden uzak kalırsan neyin değer olduğunu bilemezsin. Bugünü algılayamazsan neyin iyi ve anlamlı olduğunu çözemezsin. Yarını göremiyorsan yüreğinin durduğu yerde yok olursun.

Senden önce bir taşın nasıl ve ne amaçla yontulduğunu anlayamazsan kendi varlığının anlamını ve değerini bilemezsin. Bir tahtanın ne mucizelere konu olduğunu göremezsen doğa ile barışık olamazsın. Bir suyun binlerce yıl akıp gittiğini fark edemezsen su, sadece sıradan kalır.

Uygarlık, alet yapmayı beceren insanın alet yapmayı beceren bir sonraki nesile bıraktığı mirasla oluşur.

Uygarlık, dününü hatırlayan akıllar üzerinde büyür.

Eğer bugün bir Roma’dan söz ediliyorsa, bir taş üstüne bir taş koydukları içindir. Eğer, bugün bir Selçuklu deniyorsa bir taş üstüne bir taş daha koydukları içindir.

Ve eğer bir uygarlık süreklilik arzetmek istiyorsa ve yıllar sonra bile adından söz ettirmek istiyorsa var olanlara sahip çıkmalı ve onları tahrip etmeden koruyarak yeni eserlerin yolunu açmalıdır…

Uzatmayayım… Geçen gün Yassıada’nın adı değiştirilerek “Demokrasi ve Özgürlükler Adası” haline getirildi ve açılışı yapıldı. Ancak adanın son hali içimizi acıttı.

Bilindiği gibi Yassıada 1. derece doğal sit ve 3. derece arkeolojik sit alanı olarak kabul edilir yıllardır. Bizans Dönemi’nde inziva ve sürgün yeri olarak kullanılan adada bir manastır olduğu kalıntılardan ve antik kaynaklardan biliniyor. Yassıada’yı 19. yy ortalarında İngiliz elçisi Sir Henry Bulwer satın alındı ve şato yapıları, seralar, hizmet yapıları inşa ettirildi. Ada daha sonra Hidiv’lerin ailesi tarafından satın alındı. Ayrıca, adada 1960 İhtilali’nde Yassıada yargılamalarının yapıldığı spor salonunun da arasında bulunduğu tescilli yapılar bulunuyordu.

Bugün ‘Demokrasi Adası’ olarak adlandırılan Yassıada doğa koruma hukuku, demokrasi ve binlerce yıllık arkeolojik değerleri hiçe sayılarak denizin ortasında yükselen betondan bir adahaline getirilmiş maalesef. Bu ada yazıktır ki ‘Demokrasi ve Özgürlükler Adası’ değil, bir doğa katliamı anıtı olarak çıktı karşımıza.

Bugün ‘Demokrasi Adası’ olarak adlandırılan Yassıada doğa koruma hukuku, demokrasi ve binlerce yıllık arkeolojik değerleri hiçe sayılarak denizin ortasında yükselen betondan bir ada haline getirilmiş. ‘Menderesler‘in anısına saygı duruşu’ olduğu iddiasıyla törenlere konu olan Yassıadamız yapay çimlerle, beton saksılar içine hapsedilen ağaçlarla ‘yeşillendirilerek’, doğal, arkeolojik ve kültürel tüm nitelikleri yok edilerek bir beton adası haline getirilmiş.

Betona tapanlar, tarihi yağmalayanlar, karanlık köşelerinden verdikleri emirlerle doğayı ve yaşamı yok edenler, “Bir iş yapılıyorsa doğa zarar görür, normaldir!” diyorlar. Korkuyla ve yalanla doğa ve mekân yağmasına sessiz kalanlar sevinin…

Yassıada’daki doğal hayatı, ağaçları, ormanı, patikaları, kuş yuvalarını, balık yumurtalarını yok ettiniz. Marmara ve İstanbul’un en değerli doğal yaşam alanlarından birini yok oluşun eşiğine getirdiniz. Şimdi sevinebilirsiniz…

Zira Başta da anlattığım gibi kültür ve miras bizim en çok özenle sahip çıkmamız gerekenlerdir. Keşke doğal yapısı ve tarihi eserleri korunarak yapılabilseydi tüm bunlar. Ne yazık ki bir kültür ve miras değerimiz daha neredeyse yok edildi, güya tarihe sahip çıkmak adına...

 Mutlu musunuz?...

Arzu KÖK


Rogg & Nok Haber Servisi:
E-Posta ile gönderilen veya direk Web sitesine yayınlanması için gönderilen yazıların fotoğraf gibi tüm demokratik protesto, bilgi, haber, yorum ve sosyal/siyasal içerikli paylaşımlar TC Anayasasının;
MADDE 25: "Düşünce ve Kanaat Hürriyeti";
MADDE 26: "Düşünceyi Açıklama ve Yayma Hürriyeti"
kapsamında Web sitemizde yapılmıştır.
Kişisel veya kurumsal Demokratik düşünce ve kanaatlerimiz engellenmesi ve/veya şiddet/baskı altına alınması, bu nedenle
"Yazar olan biz Hakkımızdaki veya kullanıcıların kullandıkları web sitesindeki yayınlanan haberler dolayısı ile olası her türlü anti-demokratik yasal girişimi",
TC Anayasası, AİHM ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi kapsamında, her türlü yasal haklarımız saklı kalmak üzere, peşinen reddederiz…

OKUYUCU YORUMLARI

UYARI:Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.(Yorum Yapanın Taahütü)Yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Ad Soyad
E-Posta
Yorum
Copyright ©2010 - Tüm hakları saklıdır.
PHP Haber Sitesi Türkiye Tasarım
Rogg&Nok Haber- Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz Ve kaynak gösterilmeden Alıntı Yapılamaz. Yayınlanan Tüm Haber Ve Açıklamalar İlk Kaynaktan Ulaştırılan Açıklamalardır. Sitemiz Bu Açıklamalara Ekleme Veya Müdahelede Bulunmadan Yayınlar. Yorum,Makale, Sizden Gelenler Bölümündeki Yazılardan Yazanlar Sorumludur. Harici Bilgiler Ayrı Bir Sayfada Açılır. Rogg&Nok Haber Bu Linkler Ve İçeriklerinden Sorumlu Değildir.Her Türlü Haber Ve İletişim İçin roggnok@gmail.com Adresini kullanabilirsiniz. Sitemizden Daha İyi Yararlanabilmek için Gizlilik İlekeleri Ve Yayın Prensiplerimzi Okuyunuz. Ekonomik Veriler Bilgilendirme Amaclidir.Kullanimindan Dogacak Sorunlardan Sitemiz Sorumlu Degildir.