1 Ekim 2020
Üye Girişi
Üye Girişi
×
Türk Vatandaşları Üye Olabilir
[Turkish CitizensCan Be Members Of]
Güvenlik Kodu:
Guvenlik
http://www.bagimsizozgurmedya.com
http://www.bagimsizozgurmedya.com
SAVAŞ ÇIĞIRTKANLIĞININ ANLAMI
Ülkede yaşanan sorunlara dair artık susmadılar.... Ve de
1 2 3
ANKET
Bu kullandığınız site kapatılsın mı?
CIP 0 - CRZ 0
Evet
45
Hayır
944
Çekimser
8
Fikrim yok
7

Toplam Oy:1004

» HAYAT PAHASINA

HAYAT PAHASINA - Aşkım Tan

Paylas
HAYAT PAHASINA
03 Ağustos 2020, Pazartesi 22:34:43
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

HAYAT PAHASINA

Cinayetler işleniyor, tacizler, mobbingler diz boyu ve her durumda bu yapılanlar kabul edilir türden değil.

Bizler oturduğumuz yerden yapılan her türlü caniliği, vahşeti ve ahlaksızlığı esefle kınamaya elimiz böğrümüzde devam ederken, acaba hiç mi sorgulamıyoruz tüm bu olaylar zincirinin “nedenini niçinini?
Sizce de ebeveynler bir sorgulanmayı hak etmiyor mu?
Eskilerin ya da bugün kırsalda hala pek çok ailede bir kızın isteyeni olduğunda, “yedi ceddine kadar” araştırıldığını hatırlar mısınız?
Özellikle –iyi anlamda- eli kolu uzun birilerine danışılır, günümüzdeki adı ile adayın GBT’sine bakılır, adli sicili araştırılırdı.
Ola ki “yüz kızartıcı suç” olarak bilinen hırsızlık, dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma, görevi kötüye kullanma, rüşvet, irtikap (kötülük etme, rüşvet alma), zimmet, özel belgede sahtecilik, resmi evrakta sahtecilik, parada sahtecilik, kıymetli damgada sahtecilik, mühürde sahtecilik ve hileli iflas gibi suçların bir tanesi bile o evliliğin olmasına engel teşkil ederdi.
Bilhassa –her nedense yüz kızartıcı suçlar arasında yerini almamış olan- “cinsel taciz” veya “cinsel saldırı” suçu işlemiş olanlar adeta tecrit edilirlerdi.

O günden bu güne ne değişti sizce?
Kapısının önünde oyun oynayan çocuklar neden kaçırılıyor?
Çocukların bedensel ve ruhsal dokunulmazlığına karşı işlenen bu suçlar, yapılan araştırmalara göre sadece yabancılar tarafından değil, tanıdıkları kişiler tarafından da işlenmektedir.
Bu durumda da “benim çocuğumun başına gelmez” ya da “benim çocuğum akıllıdır, başının çaresine bakabilir” şeklindeki özgüvenli düşünceler belki de bir ebeveynin en büyük hatasıdır.

Akıllı telefonların ve sosyal medyanın artık özgürce kullanıldığı bu dönemde çoğu ailelerin kontrolsüz davranışı ile çocuklarımız için korkunç bir geleceğe zemin hazırlanmaktadır.
Beğeni dolu süslü cümlelerle karşılaşan çoğu ergen, büyük tuzaklara düşüyor.
Bu tuzakların çoğu da “yıldırım aşkı”nın ardından “yıldırım evlilik” ve “yıldırım cinayetler” ile sonuçlanıyor.
O “çocuklar birbirlerini görmüş, anlaşmış, sevmiş” tanımlaması çok yetersiz kalıyor.
Bu cümle tam olarak, “çocuklar birbirlerini görmüş, beğenmiş, anlaşmış, sevmiş, araştırmış, güvenmiş” olarak devam etse bile yeterli midir?

Ebeveynler çocuklarına tabii ki güvenmeliler ancak bilmelidirler ki dış dünya güvenilmez.
Çocuklarının üzerinde şiddet ve disiplin uygulamak ise onları uzaklaştırmaktan ve dış dünyanın kucağına atmaktan başka bir işe yaramaz.

Olgular ve araştırmalar, ailenin çoğu zaman bireylerin mutsuzluğunun kaynağı olduğunu ve bireylere ciddi zararlar verebildiğini de göstermiştir.
Aile kendisini çevreleyen toplumsal sistemden etkilenmekte ve diğer aile bireylerine de bu etkileri yansıtmaktadır.
Sağlıklı ailelerin özelliklerine bakıldığında sadakat, takdir etme, birlikte zaman geçirme,
iletişim, ortak inanç ve değerleri benimseme gibi becerilerin daha gelişmiş olduğu gözlenmektedir

Yine çatışma ve buna bağlı kriz durumlarının yaşanmadığı ailelerde, aile içi ilişkilerde doyum sağlayabilen çocuk uyumlu kişilik özelliğini geliştirerek iyi ilişkiler kurup sürdürebilmekte; saygı göstermeyi, sorumluluk almayı öğrenebilmekte, özgüveni ve özsaygısı yüksek olduğu için sosyal, akademik ve mesleki başarısı da yüksek olmaktadır.

Özetle aile içinde sağlıklı ilişkileri olan bireyler, topluma karşı hazırlanmış bir korunma kalkanı ile yetiştirilmiş olarak gelen tehlikelere karşı eğitilmiş olurlar.

Yazdığım bunca laftan sonra bana “dolmuşa binen kızcağızı da mı ailesi terbiye edemedi?” şeklinde bir soru da sorabilirsiniz.

Sizce bunun da yanıtı da net değil mi?
O hunhar cinayetleri işleyen, vicdandan yoksun tacizlerde bulunan caniler de bir aileden gelmiyor mu?

Kriminal şiddetin” temelinde biyoloji (genler), psikoloji ve kültürün yattığını ve bunlardan hiç birinin tek başına şiddet, tecavüz, cinayet vakalarının sebebi olmadığını biliyor muydunuz?

Adli psikologların ortaya çıkardığı tipik katillerin profiline göre % 90’ından fazlası erkek. Çoğunlukla 25-35 yaş aralığındalar.
İlginç olan ise pek azının sicilinin kabarık olduğudur.
Kimisi intikam kimisi nam salmak için öldürüyor; kimi tanıdıklarını kimi başkalarını hedef alıyor...
Bu alanda çalışmalarda bulunan bilirkişilere göre katiller, “mağdur hissetmeye eğilimli, incinmiş, depresif, izole ve hepsinden öte paranoyak insanlar” olarak tanımlanıyor.

Katillerin çoğunluklz aklına takılan problemler, işlerini kaybetmekten finansal sebeplere, partnerlerinden kötü biçimde ayrılmalarına kadar uzanıyor.
Güvensizliğin temel kaynağının aile içi şiddet ve çocukların adalet duygularının zedelenmiş olması nedeninin göz önünde bulundurulması gerektiği savunulmaktadır.  
Cezaevlerindeki gençlerin %46’sının “anne-babam öfkeli davranışlar sergilemeseydi suç işlemezdim” ifadesini kullanmış olması ne kadar acı.

Özetle ne fiziksel, ne sözel ve ne duygusal şiddet, kimsenin hak etmediği bir şiddettir.
Bu dünyanın kurtarıcısı ne hiddet, ne şiddet, ne de öfkedir.
İnsan evladının tek ihtiyacı ise sevgi ve adalettir.
Şu sözlerle de noktalıyorum bu yazımı:  “Sevmek yanıltır bazen hayat pahasına.

Aşkım TAN
03.08.2020 - Ankara

 

 


Aşkım
E-Posta ile gönderilen veya direk Web sitesine yayınlanması için gönderilen yazıların fotoğraf gibi tüm demokratik protesto, bilgi, haber, yorum ve sosyal/siyasal içerikli paylaşımlar TC Anayasasının;
MADDE 25: "Düşünce ve Kanaat Hürriyeti";
MADDE 26: "Düşünceyi Açıklama ve Yayma Hürriyeti"
kapsamında Web sitemizde yapılmıştır.
Kişisel veya kurumsal Demokratik düşünce ve kanaatlerimiz engellenmesi ve/veya şiddet/baskı altına alınması, bu nedenle
"Yazar olan biz Hakkımızdaki veya kullanıcıların kullandıkları web sitesindeki yayınlanan haberler dolayısı ile olası her türlü anti-demokratik yasal girişimi",
TC Anayasası, AİHM ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi kapsamında, her türlü yasal haklarımız saklı kalmak üzere, peşinen reddederiz…

OKUYUCU YORUMLARI

UYARI:Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.(Yorum Yapanın Taahütü)Yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Ad Soyad
E-Posta
Yorum
Copyright ©2010 - Tüm hakları saklıdır.
PHP Haber Sitesi Türkiye Tasarım
Rogg&Nok Haber- Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz Ve kaynak gösterilmeden Alıntı Yapılamaz. Yayınlanan Tüm Haber Ve Açıklamalar İlk Kaynaktan Ulaştırılan Açıklamalardır. Sitemiz Bu Açıklamalara Ekleme Veya Müdahelede Bulunmadan Yayınlar. Yorum,Makale, Sizden Gelenler Bölümündeki Yazılardan Yazanlar Sorumludur. Harici Bilgiler Ayrı Bir Sayfada Açılır. Rogg&Nok Haber Bu Linkler Ve İçeriklerinden Sorumlu Değildir.Her Türlü Haber Ve İletişim İçin roggnok@gmail.com Adresini kullanabilirsiniz. Sitemizden Daha İyi Yararlanabilmek için Gizlilik İlekeleri Ve Yayın Prensiplerimzi Okuyunuz. Ekonomik Veriler Bilgilendirme Amaclidir.Kullanimindan Dogacak Sorunlardan Sitemiz Sorumlu Degildir.