YUKLENIYOR
20 Nisan 2021
Üye Girişi
Üye Girişi
×
Türk Vatandaşları Üye Olabilir
[Turkish CitizensCan Be Members Of]
Güvenlik Kodu:
Guvenlik
http://www.bagimsizozgurmedya.com
http://www.bagimsizozgurmedya.com
Verilen Habere Bakınız;  Burası Rezil Terbiyesiz Edepsiz Yönetimle Adaleti Karatma İçin Yönetile Türkiye Yönetimine Göre; Tekkedeki Amiral Ortaya Çıkarılmış..
1 2 3
ANKET
Bu kullandığınız site kapatılsın mı?
CIP 0 - CRZ 0
Evet
74
Hayır
985
Çekimser
10
Fikrim yok
9

Toplam Oy:1078

» Mert Can Yilmaz: Otizm nedir? Otizmli bireyler için nasıl bir eğitim modeli uygulanmalı?

Mert Can Yilmaz: Otizm nedir? Otizmli bireyler için nasıl bir eğitim modeli uygulanmalı?

Paylas
Mert Can Yilmaz: Otizm nedir? Otizmli bireyler için nasıl bir eğitim modeli uygulanmalı?
Eğitim - 02 Nisan 2021, Cuma 16:56:30
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Dilek GulGörüntülü anlatım için tıklayın 

 

Türkiye’de 1 milyon 350 bine yakın otizmli birey var. 0-18 yaş aralığında olan otizmli çocuk sayısı ise ortalama 350 bin. Bunların sadece yalnızca yüzde 5’i eğitime erişebiliyor. Türkiye’de otizmli bireylere ve onların sorunlarına dair resmi bir çalışma olmadığı için bu verilere sivil toplum örgütlerinin çalışmalarından ulaşılabiliyor.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın verilerine göre, Türkiye’de eğitim gören 2 binin üzerinde otizmli çocuk var.

 
 

Ancak otizmli bireylere kapsamlı bir şekilde eğitim verebilecek ve onların ihtiyaçlarını karşılayabilecek eğitim alanı henüz oluşturulamadı.

Otizmli ve diğer engelli çocuklar için kapsayıcı eğitim modeli sağlanmalı

Tohum Otizm Vakfı Genel Müdürü Betül Selcen Özer, otizmli çocuklara acıma duygusu yerine hak temelli yaklaşılması gerektiğini ifade ediyor.

"Otizmli ve diğer tüm engelli çocuklar için kapsayıcı yani aynı eğitim ortamında bir arada olmaları teneffüslere ayrı saatlerde çıkmamaları, okul koridorlarında bir arada olmaları, farklı kapılardan girip çıkmamaları, sınıfların izbe, okulun en alt katında ya da böyle kıyıda köşede olmaması yani hayatın içinde olmaları çok önemli. Bizim bir projemiz var; Okulda birlikte, hayatta birlikte. Çocuklar ilkokul çağlarında bunu öğreniyorlar ve beraber büyüdüklerinde işte bu olayları yaşamayacağız. O tepkileri görmeyeceğiz, çünkü ileride onlar da anne, baba olacaklar. Hayatlarında engelli arkadaşları olan bireylerin, bir engelliye ayrımcılık yaptığını hiç gördünüz mü ?"

Bu işin sacayağında veliler, öğretmenler ve idareciler var. Onların tutumunu değiştirmek kritik önemde

Özer, veliler, öğretmenler ve idarecilerin tutumunu değiştirmenin kritik önemde olduğunu vurguluyor.

"Ülkemizde engelli çocukların okullara girmeleri bir dert. Hatta okula girdikten sonra da ayrımcılığın devam ettiğini görüyoruz. Biz, 'Okulda birlikte, hayatta birlikte' projesiyle gördük ki, sınıfların içinde bile ayrımcılığın devam ettiğini gördük. Hatta öğretmenlerimiz eğitimin başında şunu söyledi ; benim sınıfımda yirmi çocuğum var, otizmli çocuğumu bir kenara ayırıyorum. Çünkü onun yapamayacağını düşünüyorum. O gün ne işleniyorsa ondokuz çocuğa etkinliği, eğitimi veriyorum. Ama otizmli çocuğuma oyalansın diye oyun yaptırıyorum. Ama biz daha sonra şunu kırdık, yirmi çocuğun da bir arada otizmli olsun olmasın, engelli olsun olmasın diğer akranları ile beraber ortaklaşa yapabilecekleri eğitimler geliştirdik. Öğretmenleri güçlendirdik, sonra velileri eğittik. Çünkü velilere engelli bireylerin de hayatta neler başarabileceğini onlara göstermek istedik. Yani öğretmenler, veliler ve okul idarecileri kapsayıcı eğitim nedir, bir arada olmanın nasıl bir zenginlik olduğunu ve özel gelişimli çocuklara nasıl yaklaşılması gibi konularda eğittik. Yani okul iklimlerini dönüştürmeye çalışıyoruz. Bunu neden yapıyoruz ? Çünkü tek çaremiz eğitim."

Otizm Eylem Planı'ndaki önerilerimiz bir an önce hayat bulmalı

Tohum Otizm Vakfı Genel Müdürü Betül Selcen Özer, çocukların otizm derecelerine göre eğitim almaları gerektiğini ifade ediyor. Ama en önemlisi otizmli çocukların, en az kısıtlayıcı ortamda akranları ile beraber olabilmesi.

Bununla birlikte, 2013 yılında sivil toplum kuruşlarının öncülüğünde hazırlanan ve ilgili bakanlıklara sunulan bir taslak va; Otizm Eylem Planı

2016 yılında kabul edilen bu taslak, otizmli bireylerin tüm süreçlerini kapsıyor ve toplumun algısını sağlıklı yönde değiştirebilecek öneriler içeriyor. Otizmle ilgili sivil toplum çalışmaları yapanların beklentileri ise bu taslakta yer alan önerilerin bir an önce hayata geçirilmesi.

Otizmli çocukların aileleri: Biz öldükten sonra ne olacak?

Aksaray’daki Mehmetçik İlkokulu’nda otizmli çocuklara yapılan ayrımcılığın ardından otizmli çocukların aileleri seslerini duyurmaya çalışıyor. Türkiye’de pek çok ilde eş zamanlı eylemler düzenleyen aileler, çocuklarının toplumdan ayrıştırılmasına tepkili.

İstanbul Şişli’de taleplerini duyurmak için bir araya gelen aileler, bu ayrımcılığın yalnızca Aksaray örneği ile sınırlı olmadığının altını çiziyor. Toplu taşıma araçlarında, sokakta, okulda, yani yaşamın olduğu her yerde şiddete maruz kaldıklarını belirten aileler, tek çarelerinin eğitim olduğunu ifade ediyor. Ancak otizmli çocuklar için uygun ve yeterli eğitim modellerine ulaşamadıklarından yakınan aileler, zamanla hem kendi sağlıklarını hem de maddi imkanlarını kaybetmeye başladıklarını ifade ediyor.

Dilek Gül

Anayasada ‘kimse eğitim hakkından mahrum bırakılamaz’ maddesinin altını çizerek, verilen ders saatlerinin yetersizliğinin de çocuklarda ciddi gerilemelere sebep olduğunu belirten aileler, gerekli düzenlemelerin artık yapılmasını bekliyor. Okullarda çocuklarının diğer öğrenciler, veliler ve hatta öğretmenler tarafından istenmediğine dikkat çeken aileler, çocuklarının özgürce ve kimseye ihtiyaç duymadan yaşayabilmelerinin yolunun eğitimden geçtiğini ifade ediyor.

 
 

Otizm Eylem Planı için çalışmalara 2011 yılında başlandı. 2013’te paylaşılan plan, 2016’da Resmi Gazete’de yayımlandı. Ancak bu plan hala uygulamaya geçmedi. Bu eylem planın bir an önce hayata geçirilmesini isteyen ailelerin en büyük kaygısı ise, kendilerine bir şey olması durumunda çocuklarının akıbetinin ne olacağı…

Aksaray'da otizmli çocuklara yönelik ayrımcılık: Aysbergin görünen yüzü mü?

Aksaray'da bulunan Merkez Mehmetçik İlkokulu'nda velilerin ve mahalle muhtarının, okulda eğitim gören otizmli öğrencilerin sınıflarının kapatılmasını talep ettiği yönündeki iddia, temel bir insan hakkı olan eğitimde ayrımcılık sorununu ve okullarda kaynaştırma sınıfının önemini yeniden gündeme getirdi.

Olayın basında yankı bulmasının ardından Milli Eğitim Bakanlığı konuyla ilgili soruşturma başlattı ve “Otistik Öğrenci Sınıfları” tabelasının kaldırılmasına karar verdi.

Yasalara göre Türkiye’de kaynaştırma modeli kapsamında, OÇEM (Otistik Çocuklar Eğitim Merkezi) sınıfları ve yarı kaynaştırma uygulamaları söz konusu. Kaynaştırma modelinde özel gereksinimli öğrenciler, tipik gelişim seyreden akranlarıyla aynı sınıfta eğitim alıyorlar.

 
 

Bu çerçevede her bir öğrenciye yönelik bireysel eğitim planı hazırlanıyor; dolayısıyla söz konusu öğrenci özel gereksinimlerine ve gelişimine uygun bir eğitim almış oluyor.

Çocuklara özel hazırlanmış bireysel eğitim planlarının izlendiği OÇEM sınıflarında sınıf mevcudu 4’ü geçmezken, 2 öğretmen bulunması zorunlu. Yarı zamanlı kaynaştırma uygulamalarında ise, özel gereksinimli çocuklarla diğer akranları aynı zaman dilimlerinde teneffüse çıkarken, serbest oyun zamanlarında birlikte vakit geçirirler, belirli dersleri de birlikte alabilirler.

Aysbergin görünen yüzü

Otizmli Çocuklarla Dayanışma Derneği Başkan Yardımcısı ve otizmli annesi Cennet İnceöz ise, “gördükleriniz görmediklerinizin yüzde biri” diyor.

“Burada yaşadığımız mobingi üç gün dışarıdan gelen biri yaşasa tımarhanelik olur. Eylemler olurken, eylemciler bizi yuhalarken müdür eylemcilere çay dağıtıyordu. Ama o insanlar aslında bizim yasal hakkımızı elimizden almak için eylem yaptılar” diyor İnceöz.

 

Euronews Türkçe’nin ulaştığı İnceöz’ün aktarımlarına göre; bu olayların ardından bir otizmli çocuk günlerdir elektrik verilmiş gibi titrerken, bir diğeri annesinin koltuğunun altına sıkışıp tüm gün orada kalmak istiyor.

İnceöz’ün anaokuluna giden otizmli çocuğu da seneye bu okula kaydolacak. Kendisi, otizmli çocuk annelerine destek olmak için olayların başlangıcından beri yaşananları -yuhalama görüntüleri dahil- videoya çekip sosyal medyaya yükleyerek ilgililerin dikkatini çekmeyi başaran kişi.

Merkez Mehmetçik İlkokulu’nda otizmli çocuklar ile tipik gelişim gösteren çocuklar sadece bazı teneffüslerde karşılaşıyorlar. Otizmli çocukların annelerinin çocuklarıyla okula ana giriş kapısı yerine sadece arka kapıdan giriş yapmasına izin verilirken, anneler tüm gün zemin katta kendilerine tahsis edilen odada sandalyeler üzerinde bekliyorlar ve zil çaldığında beş metrekarelik sınıfa çocuklarının yanına ihtiyaçlarını gidermek için gidiyorlar. Çocuklar ancak beden eğitimi gibi derslerde teneffüse çıkabiliyorlar.

“Sorularla Özel Eğitim Hukuku” kitabının yazarı Avukat Jülide Işıl Bağatur, Aksaray’da yaşanana benzer olayların Türkiye’nin birçok yerinde görüldüğünü, bu olayın aysbergin sadece görünen yüzü olduğunu belirtiyor.

'Dürtü kontrol bozukluğu'ndan ürküyorlar

Kendisi de özel gereksinimli bir çocuğa sahip olmanın verdiği bir bilinçlenme sürecinden geçmiş olan ve “oğlumuz hayatımıza girmeden önce bu konu bizim de kör noktamızdı” diye ifade eden Bağatur, özel gereksinimli çocukların tipik gelişim gösteren çocukların eğitim hakkını engelledikleri, dürtü kontrol bozuklukları sonucu diğer çocuklara zarar verebilecekleri yönünde velilerde oluşmuş bir önyargının sonucu olduğunu kaydediyor.

“Ancak çarpıcı bir şekilde dünyada kaynaştırma üzerine yapılan bütün çalışmalarda varılan ortak sonuç; kaynaştırma uygulamalarından en fazla yararı, tipik gelişim gösteren çocuklar olduğunu gösteriyor. Örneğin bir çocuk ileride mimar olacaksa, ilkokulda görme engelli veya otizmli bir sınıf arkadaşı yoksa, ileride tasarlayacağı binalarda onların orada yaşayacağını hayal edemiyor” diyor Bağatur.

Ancak, avukat Bağatur’a göre, bu sorunu çözerken, yuhalayan velilerin kınanması, yaptırımlar getirilmesi veya müdürün görevden alınması gibi önlemler yerine kök sebeplere inmek gerekiyor. Bu sebeplerin başında da 7 Temmuz 2018 tarihli özel eğitim hizmetleri yönetmeliğindeki değişiklik geliyor, keza bu değişiklikten önce okul müdürünün ilçedeki rehberlik araştırma merkezlerinin de yardımıyla, diğer velilere ve okul personeline özel eğitimle ilgili seminerler vermesi ve bilgilendirmede bulunması yükümlülüğü vardı. Ancak yapılan değişiklikle birlikte bu hüküm kaldırıldı.

“İnsanlara bu kaynaştırma eğitiminden kendilerine çıkaracakları yararları gösterdiğimizde, sevgiyle anlattığımızda, kök nedene indiğimizde, onların da birer ebeveyn olmaktan kaynaklı endişelerini giderdiğimizde, önyargılarını kırdığımızda, konuya dair bilgisizliklerini giderdiğimizde bu sorunu kesin bir şekilde aşabileceğimize inanıyorum. Çünkü iki yanlış bir doğru etmez” diyor Bağatur.

Tipik gelişim gösteren çocukların velileri de eğitilmeli

Kendisi, on sene kadar önce, tipik gelişim gösteren çocukların velilerinin özel daveti üzerine, onlara özel gereksinimli sınıf arkadaşlarına nasıl yaklaşmaları ve onlarla nasıl etkileşim kurabilecekleri konusunda özel bir seminer vermiş ve bu tür uygulamaların yaygınlaşmasının birlikte yaşama kültürü ve farklılığın anlamını idrak etme açısından önemini vurguluyor.

“Mesela velilere, çocuklarının engelli bir okul arkadaşının tekerlekli sandalyesini ittiğinde, arkadaşından çok bunun kendi gelişimi için yararlı olduğunu net bir şekilde anlatmak gerekiyor. Burada da konunun arkasında sağlam duran idarecilere büyük rol düşüyor” diyor Bağatur.

ERG Raporu: Özel eğitimde okula erişimin tablosu

Eğitim Reformu Girişimi'nin (ERG) "Öğrenciler ve Eğitime Erişim" Raporu tüm bu tartışmaların yaşandığı bir dönemde, Perşembe günü yayımlandı. ERG raporuna göre; özel eğitim hizmetlerinden yararlanan toplam çocuk sayısı 2018-19 döneminde önceki yıla göre %12,8 oranında artarak 398 bin 867 oldu. Öğrenci sayısı okul öncesinde %28,5 yükselerek 4.771, ilkokul düzeyinde %9,6 yükselerek 153 bin 503, ortaokul düzeyinde %16,2 yükselerek 166 bin 333 ve ortaöğretimde %11,2 oranında yükselerek 74 bin 260 oldu.

Ayrıca, ERG verilerine göre, özel eğitimde okul öncesi kademesindeki öğrenci sayısı toplam özel eğitim öğrencilerinin %1,2'sini oluşturuyor. 2017-18'de ise bu oran %1,1 düzeyinde idi.

Aksaray’daki söz konusu ilkokulun toplam 334 öğrencisinin 50’si özel eğitime ihtiyaç duyan öğrencilerden oluşurken, zaman içerisinde yaşanan dışlama ve yıldırma olayları sonucunda sayılarının 19’a düştüğü belirtiliyor. Bazı öğrenciler okulu tamamen bırakırken, kimisi evde eğitim görmek için başvuruda bulundular.

Türkiye’nin de taraf olduğu Birleşmiş Milletler’in Engellilerin Haklarına dair Sözleşmesi, 24. Maddesinde eğitim hakkını ayrıntılı bir şekilde düzenliyor.

Buna göre, “Taraf Devletler engellilerin eğitim hakkını tanır, bu hakkın fırsat eşitliği temelinde ve ayrımcılık yapılmaksızın sağlanması için eğitim sisteminin bütünleştirici bir şekilde her seviyede engellileri içine almasını ve ömür boyu öğrenim imkanı sağlar.”

Görüntü editörü • Mert Can Yilmaz

 


Rogg & Nok Sanal Hafıza Bölümü Haber Servisi:- Rogg & Nok Euronews Alınan Ham Haberler...

E-Posta ile gönderilen veya direk Web sitesine yayınlanması için gönderilen yazı, fotoğraf gibi tüm demokratik protesto, bilgi, haber, yorum ve sosyal/siyasal içerikli paylaşımlar TC Anayasasının;
MADDE 25: "Düşünce ve Kanaat Hürriyeti";
MADDE 26: "Düşünceyi Açıklama ve Yayma Hürriyeti"
kapsamında Web sitemizde yapılmıştır.
Kişisel veya kurumsal Demokratik düşünce ve kanaatlerimiz engellenmesi ve/veya şiddet/baskı altına alınması, bu nedenle
"Yazar olan biz Hakkımızdaki veya kullanıcıların kullandıkları web sitesindeki yayınlanan haberler dolayısı ile olası her türlü anti-demokratik yasal girişimi",
TC Anayasası, AİHM ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi kapsamında, her türlü yasal haklarımız saklı kalmak üzere, peşinen reddederiz…

OKUYUCU YORUMLARI

UYARI:Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.(Yorum Yapanın Taahütü)Yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Ad Soyad
E-Posta
Yorum
Copyright ©2010 - Tüm hakları saklıdır.
PHP Haber Sitesi Türkiye Tasarım
Rogg&Nok Haber- Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz Ve kaynak gösterilmeden Alıntı Yapılamaz. Yayınlanan Tüm Haber Ve Açıklamalar İlk Kaynaktan Ulaştırılan Açıklamalardır. Sitemiz Bu Açıklamalara Ekleme Veya Müdahelede Bulunmadan Yayınlar. Yorum,Makale, Sizden Gelenler Bölümündeki Yazılardan Yazanlar Sorumludur. Harici Bilgiler Ayrı Bir Sayfada Açılır. Rogg&Nok Haber Bu Linkler Ve İçeriklerinden Sorumlu Değildir.Her Türlü Haber Ve İletişim İçin roggnok@gmail.com Adresini kullanabilirsiniz. Sitemizden Daha İyi Yararlanabilmek için Gizlilik İlekeleri Ve Yayın Prensiplerimzi Okuyunuz. Ekonomik Veriler Bilgilendirme Amaclidir.Kullanimindan Dogacak Sorunlardan Sitemiz Sorumlu Degildir.