1 Aralık 2020
Üye Girişi
Üye Girişi
×
Türk Vatandaşları Üye Olabilir
[Turkish CitizensCan Be Members Of]
Güvenlik Kodu:
Guvenlik
http://www.bagimsizozgurmedya.com
http://www.bagimsizozgurmedya.com
NİÇİN ESAS KAZANAN RUSYA OLDU?
Barış Yarkadaş: Ekim'de 72 gazeteci hakim karşısına çıktı, 4 gazeteci tutuklandı ( EKİM AYINDA YAŞANAN HAK İHLALLERİ )
Ülkede yaşanan sorunlara dair artık susmadılar.... Ve de
1 2 3
ANKET
Bu kullandığınız site kapatılsın mı?
CIP 0 - CRZ 0
Evet
63
Hayır
957
Çekimser
8
Fikrim yok
8

Toplam Oy:1036

» Metin Atamer: DEPREM

Metin Atamer: DEPREM

Paylas
Metin Atamer: DEPREM
Sağlık - 17 Kasım 2020, Salı 17:32:57
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

DEPREM

Tam olarak tarihini bilmemekle birlikte 1951 senesinde Ankara'da bir yaz akşamı yer sarsıntısı geçirdiğimizi hatırlarım. Evden hep beraber dışarı çıkmıştık. Bütün mahalle sokaklarda idi. O gece eve girememiştik. Bahçede bulunan ağaçlara hamaklar kurup geceyi bahçede geçirmiştik. Depremi daha ileriki tarihlerde başka mekanlarda da yaşadım, ama çocukluğumdaki kadar korkmamıştım. 

 

Gölcük depremi gecesi İstanbul'dan Ankara'ya araçla gelmiştim. Heybeliada' da ev halkını bırakmıştım. Ankara'da sabaha karşı çok ciddi bir sallantı geçirdik. Kızım koşarak yanıma geldi, 'deprem oluyor baba, dışarı çıkalım ' dedi. Ben oturduğumuz binanın beton yapısının güçlü olduğundan dışarı çıkmamak daha doğru olduğunu söyledim ve evin içinde kaldık. Sallantı bittikten sonra , Heybeliada'yı hemen arayıp, ev halkının nasıl olduklarını sordum. İyi olduklarını öğrenince rahatlamıştım. 

 

Ancak Türkiye, o seneye kadar kayıtlı çok ciddi felaketlerle karşı karşıya gelmişti. O gece Istanbul'dan Ankara'ya araçla gelirken, Adapazarı civarında altından geçtiğim bir köprünün, deprem esnasında yıkılıp, bir otobüsün içindeki yolcuların hayatlarını kaybetmesine sebep olmuştu. Çok üzülmüştüm. Aslında derin üzüntüm vardı, ancak sevinemiyordum. 

 

Ankara'nın deprem tarihi çok geriye gittiğine inanmaktayım. Kayıtlı olarak bilinen Ankara'daki bir deprem 1668 senesinde olmuş, hem birkaç gün arayla birkaç deprem, peş peşe meydana geldiği kayıtlıdır. Ne kadar hasar meydana geldiği ve de ne ölçekte olduğu bilinmemektedir. Bütün Anadolu deprem kuşağının içinde olduğundan, herkesin bildiği bir kuzey Anadolu fayı ve de Güney Anadolu fayı anayurdumuzu iki koldan sarmakta olduğu, bilinen bir gerçektir. Bu gerçeği göz ardı etmemek gerekir. Deprem gerçeği, bilhassa imar konusunda karar verici merkez olduklarından, yerel yönetimlere çok iş düşmekte. Her hangi bir konutun yapılmasında, deprem yönetmeliğinin ön gördüğü yapı karakterinin dışına çıkmaya kimsenin yeltenmemesi gerekir. İnsan hayatı her şeyden önde gelir. Bunun toleransı olmaz. Bu toleransa imkan veren yönetimler, affedilmeyecek suç işlerler. 

 

Bu konuda devletin birde, bu tür çarpıklıklara göz yummayı yasal bir düzenleme ile hukuki sıfat kazandırmasını, anlamakta güçlük çekmekteyim. Devlet bir cinayete nasıl alet olabilir ? Tarih boyunca Anadolu bir çok medeniyetlerine ev sahipliği yapmış ve tarih boyunca bir çok şehirler, Anadolu'nun çeşitli yerlerinde kurulmuş. Bilhassa IYON uygarlığı döneminde Ege bölgesi boyunca kurulan şehirlerin büyük bir bölümünün, depremlerle yok olduğuna inanmaktayım. Doğanın gücünü dikkate almak bence en akıllı bir davranıştır. Hani Karadeniz yöresinde yıllardır dere yatağına evler yapılır ya. Kimse buraya neden ev yapıyorsun denmez ya. İklim değişikliği nedeniyle aşırı yağan yağmurlardan dere taşar ve bilmem kaç katlı binayı sel alır götürür. Konuda zarar gören halk ' Nerde bu devlet, neden bize yardım etmiyor ' diye hemen şikayet etmeye başlar. Aslında bina yapılırken ne ruhsat alırlar, nede inşaat izni. Nede inşattın statik hesapları ortada olmaz ki, kontrol edilsin. Tıpkı Gaziantep'teki  ahşap inşaat iskeleleri çöken AKKENT camii gibi. Akkent Caminin ne projesi, ne statik hesabı, ne de Büyük Şehir Belediye kontrolü olmadığından, bir genç mimara mezar oldu. 

 

Batı uygarlığında, her konunun bir yasası ve buna bağlı yönetmeliği bulunur. Her hangi bir yere, her hangi bir inşaatı, kendi düşüncelerine uygun inşa etmeleri mümkün değildir. Hele ruhsat alınmış bir binanın inşaatından sonra, bina içinde herhangi bir değişiklik, izine tabi olur.  Hele bir kolon kesilmesi, asla düşünülemez. Binaların statik yapı projeleri, yörenin deprem yönetmeliğine uygun bir şekilde tasarlanır. Kalabalık şehirlerde binaların yüksekliği yangın ve deprem yönetmeliğine uygun planlanır. Aksi ise, felaketlere yol açar. 

 

Aslında ülkemizin yönetimi, ülkenin jeolojik yapısına, fay hatlarının oynaması ile depremlerin oluşmasına paralellik göstermektedir. Ülkemin statik yapısının içinde taşıyıcı kolonlarında biri Merkez Bankası, diğeri ise ülkemin Hazine ve Maliye Bakanlığı olduğunu düşünmekteyim. Sanayi ve Ticaret ülkenin taşıyıcı duvarları olduğuna yürekten inanırım. Bu değerlerin gelişmesinde üretim ve dış ticaret, ülkemin kalkınmışlığının göstergesidir. Kalkınmışlığın ikinci göstergesi ise üretimde tüketilen elektrik enerjisinin değeri. Türkiye'de elektrik enerjisi üretmek için kurulu gücümüz  91,932 MW tır . Bu kurulu güçle ürettiğimiz elektrik enerjisi 290 milyar kws olduğu, ETKB verilerinde bulunmakta. Bu yıl, bir önceki  yıla göre 2 milyar kws daha az enerji tüketilmiş. 2018 yılına bakarsak %1.8 daha az enerji tüketmiş olmamız, ekonomimizin büyüdüğüne değil, küçüldüğüne işarettir. Ayrıca ülkemin göstergeleri, ülke yönetimindeki kişilerle ayarlı olduğunu düşünmekteyim. Ülkemde kötüye giden bir ekonomi hüküm sürerken birden Merkez Bankası başkanı ve sonrası Hazine ve Maliye bakanı görevlerini bıraktılar. Ekonomik değerler bir anda olumlu değişti, hani yönetimde başka değişiklikler olsa ülkemde, hangi depremler olur diye bir sözüm geldi söyledim hem nalına hem mıhına.  

 

Metin Atamer

Rogg & Nok Sanal Hafıza Bölümü Haber Servisi:
E-Posta ile gönderilen veya direk Web sitesine yayınlanması için gönderilen yazı, fotoğraf gibi tüm demokratik protesto, bilgi, haber, yorum ve sosyal/siyasal içerikli paylaşımlar TC Anayasasının;
MADDE 25: "Düşünce ve Kanaat Hürriyeti";
MADDE 26: "Düşünceyi Açıklama ve Yayma Hürriyeti"
kapsamında Web sitemizde yapılmıştır.
Kişisel veya kurumsal Demokratik düşünce ve kanaatlerimiz engellenmesi ve/veya şiddet/baskı altına alınması, bu nedenle
"Yazar olan biz Hakkımızdaki veya kullanıcıların kullandıkları web sitesindeki yayınlanan haberler dolayısı ile olası her türlü anti-demokratik yasal girişimi",
TC Anayasası, AİHM ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi kapsamında, her türlü yasal haklarımız saklı kalmak üzere, peşinen reddederiz…

OKUYUCU YORUMLARI

UYARI:Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.(Yorum Yapanın Taahütü)Yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Ad Soyad
E-Posta
Yorum
Copyright ©2010 - Tüm hakları saklıdır.
PHP Haber Sitesi Türkiye Tasarım
Rogg&Nok Haber- Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz Ve kaynak gösterilmeden Alıntı Yapılamaz. Yayınlanan Tüm Haber Ve Açıklamalar İlk Kaynaktan Ulaştırılan Açıklamalardır. Sitemiz Bu Açıklamalara Ekleme Veya Müdahelede Bulunmadan Yayınlar. Yorum,Makale, Sizden Gelenler Bölümündeki Yazılardan Yazanlar Sorumludur. Harici Bilgiler Ayrı Bir Sayfada Açılır. Rogg&Nok Haber Bu Linkler Ve İçeriklerinden Sorumlu Değildir.Her Türlü Haber Ve İletişim İçin roggnok@gmail.com Adresini kullanabilirsiniz. Sitemizden Daha İyi Yararlanabilmek için Gizlilik İlekeleri Ve Yayın Prensiplerimzi Okuyunuz. Ekonomik Veriler Bilgilendirme Amaclidir.Kullanimindan Dogacak Sorunlardan Sitemiz Sorumlu Degildir.