14 Aralık 2018 Cuma 23:48:35
» Türkiye’de Sivil Toplum Kuruluşlarının Medyada Görünürlüğü

Türkiye’de Sivil Toplum Kuruluşlarının Medyada Görünürlüğü

...
Paylas
http://www.bagimsizozgurmedya.com
Türkiye’de Sivil Toplum Kuruluşlarının Medyada Görünürlüğü
http://www.bagimsizozgurmedya.com/turkhaber.html
Eğitim - 23 Haziran 2018, Cumartesi 12:49:23
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

....

Türkiye’de Sivil Toplum Kuruluşlarının Medyada Görünürlüğü

Sema Akboğa

 

Engin Arık

 

Öz: Bu çalışmada, Türkiye’deki sivil toplum kuruluşlarının medyada ne kadar görünür olduğu ve hangi medya kuruluşlarında ne kadar haber yapıldığı incelenmiştir. Araştırmada 1 Aralık 2016-1 Haziran 2017 tarihleri arasındaki ulusal gazeteler, çevrimiçi medya kuruluşları ve yabancı medyanın Türkçe yayınları olmak üzere toplam 19 medya kuruluşunun haber portallarından çevirimiçi veri toplanarak dernek/vakıf haberleri taranmış ve bulgular derlem dilbilimi yöntemleri ile analiz edilmiştir. Bu dönemde 410.937 haberden sadece 4.895’i belli bir dernek/vakıf ile ilgilidir. En çok dernek/vakıf haberi yapan ilk üç medya kuruluşu sırasıyla Milli Gazete, Birgün ve Yeni Şafak’tır. Bu haber portallarında toplam 1.221 farklı dernek/vakıfla ilgili en az 1 adet haber yapılmıştır. Toplam dernek/vakıf sayısının ancak %1’i hakkında haber bulunduğu için Türkiye’de vakıf/derneklerin medyadaki görünürlüğü düşüktür. Yüksek tirajlı Hürriyet, Sabah ve Habertürk gibi gazetelerin de tüm haberleri içinde vakıf/dernek haberlerinin oranı düşüktür. En çok haber yapılan 10 dernek/vakıf sırasıyla İHH, FETÖ/KHK ile kapatılan dernekler, Anadolu Gençlik Derneği, Ensar Vakfı, Türkiye Maarif Vakfı, Aladağ Kurs ve Okul Talebelerine Yardım Derneği, Türkiye Diyanet Vakfı, İnsan Hakları Derneği, TÜGVA ve Furkan Vakfı’dır. Bir gazetenin ideolojik duruşunun bu vakıf/derneklerin hangisi ile ilgili haber yaptığı üstünde bir etkisi olduğu bulunmuştur.

 

Anahtar Kelimeler: Sivil Toplum Kuruluşları (STK), Dernekler, Vakıflar, Medya, Türkiye, Derlem Dilbilimi.

 

Abstract: This research explores media publicity of civil society organizations focusing on news published by the Turkish media. The data were obtained from 19 news portals, including dailies and Turkish news released by international media outlets between December 1, 2016 and June 1, 2017. News about associations/foundations was selected and analyzed by corpus linguistic methods. There were 4,883 news about associations/foundations out of 410,937 news. The news portals which published most of this news were Milli Gazete, Birgün, and Yeni Şafak. There was at least one news for a total of 1,221 associations/foundations; therefore, only 1% was represented in the newspapers, indicating limited media publicity. Another finding was the low proportion of these in newspapers with high circulation, such as Hürriyet, Sabah, and Habertürk. The top 10 were the IHH Humanitarian Relief Foundation, associations/foundations closed after the coup attempt on July 15, 2016, the Anadolu Youth Association, the Ensar Foundation, the Turkish Maarif Foundation, the Aladağ Student Support Association, the Turkiye Diyanet Foundation, the Human Rights Association, the Turkish Youth Foundation, and the Furkan Foundation. Therefore, the media’s political stance affects which associations/foundations are visible in the news. 

 

Keywords: Non-Governmental Organizations (NGOs), Associations, Foundations, Media, Turkey, Corpus Linguistics.

 

Yrd. Doç. Dr., İstanbul Medipol Üniversitesi. semaakboga@gmail.com Doç. Dr., Purdue Üniversitesi. enginarik@enginarik.com

 

              © İlmi Etüdler Derneği                                                                    Başvuru: 07.08.2017

 

DOI: 10.12658/M0224Revizyon: 03.11.2017

 

              İnsan & Toplum, 8(1), 2018, 37-65.                                                       Kabul: 13.11.2017

 

              insanvetoplum.org                                                                                      Online Basım: 10.01.2018

 

Giriş

 

Sivil toplum kuruluşlarının faaliyetleri ve ürettikleri söylem bir ülkede demokratik bir yönetimin sürdürülmesi için önemlidir. Sivil toplum kuruluşlarının (STK’ların) medyadaki görünürlükleri kaynak yaratmak, kamuoyu oluşturmak, devlet politikalarını biçimlendirmek gibi amaçlarını gerçekleştirmek için son derece önemlidir.Ancak bu konudaki çalışmalar ulusal ve uluslararası boyutta çok azdır. Bu araştırma bu konuya katkıda bulunmak amacıyla Türkiye’deki STK’ların medya kuruluşlarının haber portallarında ne kadar yer aldığını ortaya koymayı hedeflemektedir. Televizyon gibi görsel medya, twitter, facebook gibi sosyal medya haberleri araştırmanın kapsamı dışındadır. Bu amaçla, Türkiye’deki 19 adet medya kuruluşunun haber portallarında çevrimiçi olarak 1 Aralık 2016-1 Haziran 2017 arasında STK’larla ilgili ne kadar haber yaptığı incelenmiştir. Bu medya kuruluşları (1) tirajı en yüksek gazetelerden Hürriyet, Sabah, Sözcü, Habertürk, (2) politik duruşları farklı olan Birgün, Cumhuriyet, Evrensel, soL, Milli Gazete, Yeni Asya, Yeni Mesaj, Yeni Şafak, (3) net bir şekilde muhafazakâr olup olmadığı belli olmayan Takvim ve Vatan, (4) sadece elektronik yayın yapan muhalif Diken ve t24 (5) yabancı menşeli olup Türkçe yayın yapan Sputnik ve Al Jazeera olarak belirlenmiştir. Bunların haber portallarının RSS (İng. Rich Site Summary) yayınlarına ulaşılarak adı geçen çevrimiçi haberlerin başlıkları ve giriş kısımları özet halinde alınmıştır. Verilerde dernek/vakıflarla ilgili haberler seçilip analiz edilmiştir. Aşağıda da belirtildiği gibi, dünyada ve Türkiye’de bu konuda yapılmış çok az sayıda araştırma vardır. Türkiye’de bu konuda yapılmış çok az sayıdaki araştırma da belli konularda çalışan az sayıdaki STK’nın medya görünürlüğünü çok az sayıdaki gazeteyi örneklemine alarak incelemiştir. Bu nedenle, bu araştırma ve bulguların Türkiye’de STK’ların demokrasiye katkıları açısından tartışılması literatüre önemli bir katkıda bulunacaktır.

 

Literatür Taraması

 

Sivil Toplum ve STK Nedir?

 

Sivil toplumun tek bir tanımı olmamakla birlikte, kavram vatandaşlık, devletin gücünün sınırlanması ve pazar ekonomisinin kurulması ve düzenlenmesi konularıyla ilişkilendirilir (Anheier, 2004). STK’lar ise sivil toplumun bir parçasıdır. Sztompka’ya (1998) göre, sivil toplum üç şekilde kavramsallaştırılabilir: Sivil toplum (1) üretim odaklı ya da aileyle ilişkili olmayan, formel/enformel tüm sosyal kurum ve kuruluşlardır; (2) ekonomik ilişkilerin ve faaliyetlerin bütünüdür; (3) üyeleri tarafından paylaşılan ve onların davranışlarını ve düşüncelerini sınırlayan ya da kolaylaştıran değerler, anlayışlar ve kodlardır. Perez-Diaz (1998) da üç sivil toplum kavramından bahseder: Sivil toplum (1) hukukun üstünlüğü, hesap verilebilirlik, çoğulculuk ve kamusal alan gibi sosyo-politik kurumlardır; (2) STK’ların, ekonomik pazarın ve kamusal alanın toplamıdır; (3) sadece STK’ların alanıdır. Keane (1998) sivil toplumu, şiddet kullanmayan, sürekli birbirleriyle ve devletle gerginlik içinde olan, bunların faaliyetlerini belirleyen, kuran ve kolaylaştıran ve yasal olarak korunan hükûmet-dışı kuruluşların toplamı olarak tanımlamıştır. Dolayısıyla, sivil toplum, devletin alanının dışında olan kamusal alanı, bazen ekonomik ilişkileri kapsarken bazen bu ilişkileri dışarıda bırakan, kişilerin davranışlarını şekillendiren değerleri ve kodları içine alabilen ve STK’ları kapsayan geniş bir kavramdır. STK’lar ise sivil toplum denince akla ilk gelen ancak aslında genel sivil toplumun bir ögesi, devletten ve ekonomik sistemden bağımsız kuruluşlardır. Bu araştırmada da sivil toplumun parçası olan STK’ların çevrimiçi haber portallarında görünürlüğü incelenmiştir.

 

STK’lar ve Demokrasi

 

Sivil toplum, demokratik bir toplumun kurulması ve sürdürülmesi için önemli olup Türkiye’de 1990’lardan itibaren demokratikleşme için önemli hale gelmiştir. Dünyada da bu dönemde demokrasi sadece formel demokratik kurumlar olarak düşünülmekten çıkmış ve devlet, toplum ve birey arasındaki ilişkinin düzenlenmesi olarak düşünülmüştür (Keyman, 2004). Demokrasiden bahsedilirken siyasi partilerden ziyade insan hakları ve özgürlükleri, dolayısıyla STK’lar daha çok ele alınmıştır.

 

Tocqueville, 1830’larda Amerika’ya yaptığı gezilerde sivil birliklerin bireylere bir ses verip devletin otoritesi üstünde kontrol ve denge sağlayarak Amerikan demokrasisinin gelişimine katkısından bahsetmiştir. Putnam (1995, 2000), STK’ların demokrasi üstünde iç ve dış etkileri olduğunu öne sürmüştür. Dışsal olarak, STK’lar bireylere seslerini duyurmak ve amaçlarını gerçekleştirmek için enerjilerini birleştirme ve yönlendirme şansı sağlayıp onları devletin baskıcı gücünden korurlar (Putnam, 2000). STK’lar vatandaşlara siyasi partiler dışında taleplerini ifade etme şansı verirler (Diamond, 1994) ve çoğunluğun tiranlığını engellerler (Tamir, 1998). İçsel olarak, STK’lar üyelerine, kamusal yaşamda rol almalarını sağlayacak iş birliği yapma, kamu yararını düşünme gibi belirli becerileri kazandırarak enformel bir demokrasi eğitimi verirler (Putnam, 1995, 2000). STK’lara katılım bireylerin özerklik duygusunu geliştirdiği gibi kurumsal bir yapı içinde taleplerini gerçekleştirme becerilerini arttırır (Roniger, 1998) ve onlara iş birliği yapmayı, kişisel yarardan ziyade kamu yararına öncelik vermeyi ve ılımlı kamuoyu oluşturmayı öğretir (Goodhart, 2005).

 

Medya ve Demokrasi

 

Graber (2003), medyanın dört demokratik işlevinden bahseder: Medya, 1) farklı görüşlerin tartışılabileceği bir forum işlevi görür; 2) kamuoyunun farklı kesimlerinin düşüncelerine yer vererek hükûmetin bilgi sahibi olmasını sağlar; 3) vatandaşların gözü-kulağı olup uygulanan politikalar hakkında onların ne düşündüğünü gösterir; 4) yolsuzluk ve gücün kötüye kullanılması gibi durumları takip ederek vatandaşları bilgilendirir. Plattner de (2012) medyanın kişiler arasındaki iletişimi ve dayanışmayı kolaylaştırdığını ve kamu çalışanlarının davranışları konusunda kamuyu bilgilendirerek onların eylemlerini sınırladığını iddia eder. Dolayısıyla, medya, vatandaşları bilgilendirerek ve seferber ederek demokrasinin ihtiyaçlarından biri olan aktif vatandaşlar yaratır (Coronel, 2001).

 

Türkiye’de STK’lar

 

Osmanlı İmparatorluğu’nda devletin gücünün kısıtlanması gibi bir kavramın olmaması (Tosun, 2001) devlet-toplum arasında aracı kurumların gelişmemesiyle sonuçlanmıştır (Mardin, 1969). Lonca Teşkilatı, Millet Sistemi ve tarikatlar gibi sivil topluma benzeyen yapılar da devletle olan sıkı bağları dolayısıyla Batılı anlamda sivil toplum yapılarına dönüşememişlerdir (Çaha, 2000; Mardin, 2002). Ancak, 19. yüzyılda yeni bir entelektüel sınıfın, gazetelerin ve yeni ideolojik hareketlerin ortaya çıkması sivil toplumun gelişmesi için önemli olmuştur (Caha, 2000; Mardin 2002). 1. Meşrutiyet Dönemi’nde kurulan cemiyetler sivil toplumun gelişimi için önemli olurken, II. Abdühamid döneminde bile müzik ve edebiyatla ilgili birçok birlik oluşturulmuştur (Tosun, 2001). II. Meşrutiyet Dönemi sivil birliklerin gelişmesini sağlasa da (Toprak, 1996), İttihat ve Terakki Cemiyeti 1913’ten sonra bunları kısıtlamaya başlamıştır (Tosun, 2001).      

 

Cumhuriyet ile kurulan yeni devlet özellikle de milliyetçilik ve laiklik ilkesiyle çelişen STK’ları kontrol altına almıştır (Tosun, 2001). Birçok STK kapatılmış, bir kısmı da CHP’ye bağlanmıştır (Zurcher, 2004). 1950’de Demokrat Parti ile, yasaklanan birçok STK tekrar açılmıştır. Ancak, dinî STK’lar artmış, sol eğilimliler ise yasaklanmış/kısıtlanmıştır. 1960 asker müdahalesiyle, STK’lara çok daha özgür hareket alanı sağlayan 1961 Anayasası hazırlanmış ve farklı ideolojilere sahip birçok STK kurulmuştur (Tosun, 2001). Ancak 1960-1980 arası siyasi kutuplaşmalarla STK’lar farklı görüşlere saygı duymayan, yasal prensiplere uymayan güçlerce yönetilmiştir (Toprak, 1996).

 

1980 askerî darbesiyle STK’lar yasaklanmıştır. Ancak, STK’lar sağ ve sol hareket tarafından darbenin sonuçlarına direnmek için bir çıkış yolu olarak görülmüştür. Toprak’a (1996) göre, sivil toplum yapılarını ortadan kaldırmak için yapılan askerî darbe sivil toplumu güçlendirmiştir. Birçok sosyal bilimci de 1980’lerde ve 1990’larda Türkiye’de sivil toplumun geliştiği görüşündedir (Heper, 1994; Göle, 1994). Bu dönemde kadınların, çevrecilerin, başörtülü üniversite öğrencilerinin ve eş cinsellerin kamusal alanda görünürlüğü artmıştır (Göle, 1996). 1990’larda Kürtler, Aleviler ve dindarlar gibi daha önce sistemin dışına itilmiş gruplar STK’lar yoluyla kendilerini ifade etme yoluna gitmişlerdir (Bayramoğlu, 2001; Göle, 1996). 28 Şubat 1997 sürecinde müdahaleyi destekleyen tavırlarıyla Kemalist STK’lar ve sürecin ardından ihlal edilen hakların korunması için kurulan STK’lar bu dönemin dikkat çeken aktörleridir.

 

Sayıları artsa da STK’ların Türkiye’nin siyasi ve sosyal yaşamında etkinliği düşüktür (TÜSEV, 2013, 2015). Türkiye’de kamu-STK ilişkilerinin kurumsallaşması bakımından bağlayıcı bir yasal çerçeve yoktur (TÜSEV, 2015). Ayrıca, her ne kadar bazı kanunlar ve yönetmelikler kamu kuruluşlarının STK’lar ile iş birliği yapmasını öneriyorsa da STK’ların katılım sürecini düzenleyecek yöntemlere ilişkin maddeler içermemektedir. Bunun yanında, STK’ların devlet kurumlarının politika yapma süreçlerine katılımını denetleyen ya da raporlayan herhangi bir mekanizma yoktur. İlaveten, Türkiye’de AB Bakanlığı ve Spor Bakanlığı dışında kamu-STK ilişkisini düzenleyecek ve geliştirecek birimler bulunmamaktadır (TÜSEV, 2015). Dernekler Dairesi Başkanlığı da STK’ların kamu politikalarına katılımını düzenlemekten çok, derneklerin idari işlerini yapmaktadır (Dernekler Dairesi Başkanlığının Görevleri, 13 Eylül 2017). Tüm bunlar STK’ların politika yapma ve karar alma süreçlerine katılımını olumsuz yönde etkilemektedir (TÜSEV, 2015).

 

Türkiye’de iki çeşit STK vardır: Vakıflar ve dernekler. Vakıflar bağışlarla gelen herhangi bir varlığa sahip, sağlık, eğitim ve çevre gibi konularda kamu yararı üretmeyi amaçlayan kuruluşlarken, dernekler kamu yararı üretmek ve çeşitli grupları desteklemek gibi amaçları olan üye temelli kuruluşlardır (Bikmen, 2006). Türkiye’de son on yılda STK’ların sayısında hızlı bir artış olmuştur. Dernekler 20062016 yılları arasında 72.732’den 108.696’ya (Dernekler Dairesi Başkanlığı), vakıflar 4.402’den 5.100’e (Vakıflar Genel Müdürlüğü) yükselmiştir. Dernek/vakıfların sayısı bazı faaliyet alanlarında yüksektir (Tablo 1-2). Örneğin, derneklerin %32’si mesleki ve dayanışma, %20’si sporla ilgili ve %17’si dinî hizmet faaliyetlerini yürütürken, vakıfların %73’ü eğitim ve %54’ü sosyal yardım faaliyetlerinde bulunmaktadır. Ancak Tablo 2’deki sayılar yeni vakıfların vakıf senetlerinde belirtilen amaçları doğrultusunda yıl içinde birden fazla sektörde faaliyet gösterdiği bilgisi ışığında değerlendirilmelidir.

 

Tablo 1. 

 

Türkiye’deki Derneklerin Faaliyet Alanına Göre Dağılımı (Derneklerin Faaliyet Alanına Göre Dağılımı, tarihsiz)

 

Dernek Türü

Dernek Sayısı

1. Mesleki ve Dayanışma Dernekleri

34.455

2. Spor ile İlgili Dernekler

21.765

3. Dinî Hizmetlerin Gerçekleştirilmesine Yönelik Faaliyet Gösteren Dernekler

18.114

4. Eğitim Araştırma Dernekleri

6.012

5. İnsani Yardım Dernekleri

5.756

6. Kültür, Sanat ve Turizm Dernekleri

5.563

7. Bireysel Öğreti ve Toplumsal Gelişim Dernekleri

2.543

8. Sağlık Alanında Faaliyet Gösteren Dernekler

2.477

9. Çevre, Doğal Hayat, Hayvanları Koruma Dernekleri

2.274

10. Toplumsal Değerleri Yaşatma Dernekleri

2.201

11. İmar, Şehircilik ve Kalkındırma Dernekleri

1.741

12. Hak ve Savunuculuk Dernekleri

1.526

13. Engelli Dernekleri

1.384

14. Düşünce Temelli Dernekler

1.183

15. Kurumları ve Personelini Destekleyen Dernekler

1.175

16. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Alanında Faaliyet Gösteren Dernekler

678

17. Uluslararası Teşekküller ve İş Birliği Dernekleri

646

18. Dış Türkler ile Dayanışma Dernekleri

627

19. Şehit Yakını ve Gazi Dernekleri

358

20. Yaşlı ve Çocuklara Yönelik Dernekler

327

21. Çocuk Dernekleri

18

 

Tablo 2. 

 

 

2016’da Türkiye’deki Vakıfların Faaliyet Alanına Göre Dağılımı (Vakıfların Faaliyet Alanına Göre Dağılımı, tarihsiz)

 

Vakıf Türü

Vakıf Sayısı

Eğitim

3.737

Sosyal Yardım

2.731

Sağlık

1.693

Sosyal Hizmet

1.482

Sosyo-Kültürel, Tarih

905

Mesleki Eğitim

480

Sanat

434

Bilim-Teknoloji

362

Diğer

326

Kalkınma

307

Hukuk, İnsan Hakları, Demokrasi

264

Spor

251

Tarım ve Hayvancılık

266

Personele Yardım

236

STK’lar ve Medya

 

Araştırmalar, STK’ların haber medyasındaki görünürlüğünün görece olarak düşük olduğunu ortaya çıkarmıştır (Orza, 2012; Nah, 2009). Örneğin, Helmig vd. (2012) İsviçre’de STK’ların %20,1’inin, Jacobs ve Glass da (2002) New York’taki STK’ların yaklaşık üçte birinin gazetelerde hiç yer almadığını bulmuşlardır. Ancak genel olarak medya, özel olarak başta gazeteler olmak üzere tüm haber medyası STK’lar için son derece önemlidir. Literatürde medya görünürlüğünün STK’lara yararları konusunda başlıca iki teori vardır: Paydaş teorisi (stakeholder theory) ve kaynak bağımlılığı teorisi (resource dependence theory). Paydaş teorisi birincil paydaşlarla ikincil paydaşlar arasında bir ayrım yapar. Üyeler, çalışanlar, gönüllüler, bağışçılar, hedef gruplar, hükûmet ve toplum gibi birincil paydaşlar kuruluşun var olması için önemlidir. Medya ve diğer STK’lar gibi ikincil paydaşlar ise birincil paydaşları ve dolayısıyla kuruluşu etkiler ve onlardan etkilenir (Helmig vd., 2012). Kaynak bağımlılığı teorisi ise STK’ların paydaşlarıyla ilişkilerini yöneterek meşruiyet ve kaynaklara ulaşım sağladıklarını iddia eder. Bir STK’nın medya görünürlüğü, kuruluşun bağışlarını uygun bir şekilde kullandığını göstermesine, yeterliliğini ortaya koymasına, faaliyetlerini siyasetçilere karşı savunmasına, görüşlerini tanıtmasına ve kaynaklarını arttırmasına yardım eder (Helmig vd., 2012).

 

Bu iki teoriyle medyanın STK’lara olan çeşitli katkılarını sıralayabiliriz: 1) STK’lar devlet kuruluşlarına ve büyük şirketlere göre daha az ekonomik kaynağa sahip olduğu için, medya STK’ların gelirlerini arttırmak amacıyla yaptıkları faaliyetleri duyurmak için önemli bir rol oynar (Nah, 2009). Bu, STK’ların toplumdaki gücünü ve etkisini arttıracaktır. 2) Medyadaki görünürlük, STK’ların kaynaklarını iyi bir şekilde kullandıklarını göstermeleri için önemlidir. Bu, çalışanları profesyonel maaşlı kişiler olan ve bu nedenle destekçilerinden daha az zaman ve daha çok maddi destek bekleyen STK’lar için daha önemlidir. STK’ların faaliyetlerinin haberlerde yer alması, var olan veya potansiyel bağışçılara faaliyetlerini gösterme imkânını sağlar (Jacobs & Glass, 2002). 3) Medyadaki görünürlük, STK’ların toplumsal taleplerini ve önerdikleri politikaları ya da değişikliklerini siyasetçilere ulaştırma imkânı verir (Jacobs & Glass, 2002). Örneğin, Amerika’da bir STK, haberini ABC News ya da New York Times’ta yayınlattığı ölçüde taleplerinin kongre tartışmalarında yer almasını sağlayabilecektir (Jacobs & Glass, 2002). 4) STK’lar medyadaki görünürlükleri sayesinde, ilgilendikleri konularla ilgili, kamuoyunu biçimlendirebilirler (Cottle & Nolan, 2007; ayrıca bkz. Andrews & Caren, 2010).

 

Bu konudaki bir çalışma, STK’ların medya görünürlüğü için gazeteleri (%70,8), dergileri (%60,8) ve çeşitli organizasyonları (%51,7) tercih ettiklerini bulmuştur (Helmig vd., 2012). Ancak, bu konuda yapılmış çalışmalar sınırlıdır (Greenberg & Walters, 2004; Jacobs & Glass, 2002; Nah, 2009; Orza, 2012). Örneğin, Nah (2009) ilgilendikleri topluluklara fiziksel olarak daha yakın, daha çok gönüllüsü olan ve yönetim kurulunda daha çok üyesi bulunan STK’ların haberlerinin yerel gazetelerde daha çok yer aldığını göstermiştir. Jacobs ve Glass (2002) ise bir STK’nın gelirinin, maaşlı çalışan sayısının ve üye sayısının gazetelerdeki görünürlüğüne pozitif katkı sağladığını bulmuşlardır. Helmig vd. (2012), İsviçre’de STK’ların gelirinin ve üye sayısının gazetelerdeki görünürlüğünü arttırdığını, ancak şube sayısının azalttığını göstermişlerdir. Andrews ve Karen (2010) North Carolina eyaletinde profesyonelleşmiş, çok sayıda insanı seferber edebilen ve gazetenin yerel ekonomik gelişmeye olan odağına paralel konularda çalışmalar yapan STK’ların gazetelerde daha çok yer aldığını, fakat çatışmacı, gönüllüler tarafından yönetilen ve tamamen yeni konularla ilgilenen kuruluşların gazetelerde daha az haber yapıldığını bulmuşlardır. Ayrıca ücretli çalışan ve üye sayısının STK’ların gazetelerdeki görünürlüğüne pozitif bir etkisi olduğunu göstermişlerdir.

 

Araştırmalar, STK’ların faaliyet alanlarının da medya görünürlükleri üstünde etkisi olduğunu göstermişlerdir. Örneğin, Greenberg ve Walters (2004) Kanada’da ekonomi, kültür/spor/hobi, eğitim/sağlık ve yardım faaliyetleri alanlarında çalışan STK’ların çokkültürlülük, sosyal adalet ve din alanlarında çalışan STK’lara göre gazetelerde daha çok haber yapıldığını ortaya çıkarmışlardır. Deacon ve diğerleri (1995), İngiltere’deki gazetelerde en çok haberi yapılan STK’ların sırasıyla sağlık (%16), çevre (%16) ve çocuk (%9) konularıyla ilgilenenler olduğunu bulmuşlardır. Buna karşılık, haberlerin sadece %0,2’si ırk ve %0,4’ü yoksullukla ilgilenen kuruluşlarla ilgilidir. İşsizlik ve tek ebeveynlikle ilgilenenlerle ilgili hiç haber yapılmamıştır. Jacobs ve Glass (2002) New York’ta etnik, sosyal adalet ve eğitim konularıyla ilgilenen ve mesleki STK’ların ortalamanın altında, kültürel STK’ların da (gelirleri, çalışan ve üye sayıları ortalamanın altında olmasına rağmen) başka bütün değişkenleri kontrol ettiklerinde bile tüm diğer STK türlerinden daha çok medya görünürlüğü olduğunu göstermişlerdir. Ayrıca, sosyal adaletle ilgilenen STK’lar için maaşlı çalışan ve üye sayısının, etnik konularla ilgilenen STK’lar için de gelir ve kütüphane sahibi olmanın gazete görünürlüğünü arttırdığını ortaya çıkarmışlardır. Helmig vd. (2012) ise İsviçre’de STK’ların faaliyet alanının haber görünürlüğü üstünde bir etkisi olmadığını bulmuşlardır.

 

Orza (2012), Sırbistan’da tartışmalı konularla ilgilenen STK’lardan gazetelerde daha az bahsedildiğini bulmuştur. Örneğin, milliyetçilik ve patriarkiyle mücadele eden feminist bir STK en az görünürlüğe sahiptir. Dahası, aynı araştırma STK’nın faaliyet alanının ondan gazetelerde hangi şekillerde bahsedildiği üstünde etkili olduğunu ortaya çıkarmıştır. Başka türdeki STK’lardan genel olarak bilgi kaynağı olarak bahsedilmesine karşılık, eş cinseller hakları ile uğraşan sivil toplum kuruluşundan hiçbir zaman bir bilgi kaynağı olarak bahsedilmemiş ve kendisinden siyasi ve sosyal arenada var olan bir aktör olarak bahsedilmiştir. Yine, feminist bir STK’dan ve insan hakları kuruluşundan çok az direkt alıntı yapılmış ve söyledikleri başka sözcüklerle açıklanmıştır.

 

Bu konudaki araştırmalar, inceledikleri medya kuruluşu sayısı ve zaman aralığı açısından değişiklik göstermektedir. Örneğin, Jacobs ve Glass (2002) 1990-1998 arasındaki üç gazetedeki makalelere bakmışlar ve STK’larla ilgili 9.071 habere ulaşmışlardır. Greenberg ve Walters (2004), sadece 2003 yılında yayınlanmış dokuz günlük gazetede STK’larla ilgili haber aramışlardır. Helmig ve diğerleri (2012) 1 Aralık 1997-30 Kasım 2007 arasındaki beş gazetenin makalelerine odaklanmışlardır. Nah (2009) ise 1995-2004 yılları arasındaki iki günlük gazetenin makalelerinde STK’ları çalışmıştır.

 

Türkiye’de STK’ların medya görünürlüğü ile ilgili birkaç araştırma vardır. Örneğin, Tunç 2005’te 2 ay süreliğine çeşitli yerel ve ulusal medya yayınlarını incelemiştir. STK’ların görsel medyadan ziyade daha çok yazılı basında yer aldığını ve Cumhuriyet gazetesinde Zaman ve Hürriyet’e göre STK’ların daha çok haber olduğunu bulmuştur. Güran Yiğitbaşı (2016) Mülteci-Der’in ulusal ve yerel gazete haberlerini incelemiştir. Depeli (2014) ise LGBT örgütlerinin 2007-2012 arasında yeni anayasa yazma sürecine gerek eylemleri gerekse açıklamaları yoluyla müdahilliklerinden Türkiye’de en çok satılan ilk 15 gazetede nasıl bahsedildiğini inceleyerek LGBT için ayrımcı bir dil kullanıldığını ortaya koymuştur. Diğer başka bir araştırma da çevrimiçi 6 haber kaynağı (Bianet, Habertürk, Habervaktim, Milliyet, Sözcü, Zaman) içinde en çok STK haberinin Zaman gazetesi tarafından yapıldığını, burada da yapılan haberlerin en büyük kısmının (%35,3) mesleki/sektörel STK’lar ile ilgili olduğunu bulmuştur (Deren, 2014). Buna karşılık Bianet’te yapılan STK haberlerinin en büyük kısmının (%42,4) savunucu STK’lar ile ilgili olduğunu göstermiştir (Deren, 2014). Türkiye’de çeşitli STK’ların Facebook, Twitter gibi sosyal medya kullanarak görünür olmaya çalışmalarına dair çalışmalar da mevcuttur (örneğin, Onat, 2010; Saatçioğlu, 2017; Karaoğlu, 2016; Dondurucu, 2014). Türkiye’de son yıllarda STK’ların iletişim uzmanı, medya planlama uzmanı, medya ve iletişim koordinatörü, kurumsal iletişim koordinatörü gibi unvanlarla personel istihdam ettikleri ve bunun da STK’ların medya görünürlüklerini artırmaya başladığı gözlemlenmektedir.

 

Ancak Türkiye’de medyanın kurumsallaşma sorunları, STK’ların medya görünürlüklerinin artmasına engeldir. Arvas (2011) 27 Mayıs 1960 Darbesi ile başlayan süreçte her müdahalenin yeni bir basın rejimi getirdiğini iddia eder. Dahası hükûmetler basın rejimlerini kendi çıkarları doğrultusunda düzenlemişlerdir. Dolayısıyla, Türkiye’de basın kuruluşlarının kurumsallaşmasına engel olan istikrarsız bir düzen vardır. Her ne kadar Basın Konseyi ve ombudsmanlık gibi yapılar oluşturulsa da (Arvas, 2011) gazete sahibinin haber üretim sürecini etkilemesi (Tılıç, 2001) ya da editörler ve genel yayın yönetmenleri üstünde kurduğu siyasal baskı (Tılıç, 1998) Türkiye’deki haber medyasının kurumsallaşmasının önündeki engellerdendir. Örneğin, Kılıç (2005) araştırmasında basın kuruluşlarının genel yayın politikası, muhabirlerin kendi ideolojik yanlılıkları ve çalışma koşulları, gündem baskısı gibi faktörlerin haber yapma sürecinde etkili olduğunu bulmuştur.

 

Yöntem

 

Dernek/vakıf olan STK’ların Türkiye’de medyada görünürlüklerini araştırmak amacıyla 1 Aralık 2016-1 Haziran 2017 arasında 6 ay süreyle Türkçe yayın yapan 19 farklı medya haber portalından RSS yayınlarına ulaşılarak çevrimiçi haberlerinin başlıkları ve giriş kısımları özet halinde alınmıştır. Bunlar farklı medyayı temsil etmesi amacıyla şu şekilde seçilmiştir: (1) tirajı en yüksek gazeteler (Hürriyet, Sabah, Sözcü, Habertürk); (2) politik duruşları farklı, muhafazakâr olmayan ve iktidara muhalif Birgün, Cumhuriyet, Evrensel ve soL; muhalif olmayan ve muhafazakâr (Milli Gazete, Yeni Asya, Yeni Mesaj, Yeni Şafak); (3) muhafazakâr olup olmadığı belli olmayan diğer ulusal iki gazete (Takvim, Vatan); (4) sadece elektronik yayın yapan muhalif medya (Diken, t24); (5) yabancı menşeli olup Türkçe yayın yapan medya (Sputnik, Al Jazeera). Ancak Al Jazeera Türkçe Ocak 2017’de RSS beslemesini durdurduğu ve Mayıs 2017’de yayınını sonlandırdığı için çıkarılmıştır.

 

Bu yayınlar bağlantılarıyla .docx ve .txt dosya tiplerine çevrilmiş, ardından .txt dosyaları AntConc derlem çözümleyicisiyle taranmıştır. Tarama için “derne*”, “vakıf*” ve “vakf” sözcükleri kullanıldığından * yerine gelebilecek bütün harf ve ekler bulunmuştur.

 

Veri.xlsx formatına çevrilmiş ve dosyanın üzerinde medya isimleri, yayın tarihleri, dernek/vakıf isimleri kodlanmıştır. Dernek/vakıf ismi belirtilmediğinde haberin asıl metninde isim taranıp bulunmuştur. 15 Temmuz 2016 darbe girişimi sonrası FETÖ/KHK ile kapatılan dernek/vakıflar FETÖ/KHK olarak kodlanıp analize dâhil edilmiştir. Ancak FETÖ/KHK ile ilişkilendirilen ve ismi açık bir şekilde yazılan Kimse Yok Mu Derneği gibi dernek/vakıflar kendi isimleriyle kalmıştır. Özet/ tam metinde ismi verilmeyen dernek/vakıflar, yani genel ifadeliler (örn. “dernekler”, “vakıflar” gibi), ismi belirtilmeyenler (örn. “bir dernek”), “hemşeri dernekleri”, bölgesel dernekler (örn. “Sivas dernekleri”), “yabancı vakıflar”, belli değil olarak kodlanıp analizden çıkartılmıştır.

 

Bulgular

 

Genel Bulgular: Haber portalları

 

18 medya kuruluşunun çevrimiçi portallarından toplam 410.937 haber elde edilmiş olup bunların 4.882’i  (%1,19) bir dernek/vakıftan bahsetmektedir (Tablo 3). Portal başına dernek/vakıf konulu ortalama haber sayısı 271 olup en çok haber Milli Gazete, Birgün ve Yeni Şafak’ta yapılmıştır. Toplam haber sayısı içindeki dernek/vakıf konulu haber oranları açısındansa, ilk üç sırada Milli Gazete, Sözcü ve Birgün yer almaktadır. En az haber Takvim ve Vatan’da yapılmışken, medya kuruluşları toplam haber sayısı içindeki dernek/vakıf konulu haber oranları açısından ise en sonda Habertürk, t24 ve Vatan vardır.

 

Tablo 3.

 

Medya Kuruluşlarına Göre Toplam Dernek/Vakıf Haber Sayısı ve Toplamdaki Yüzdeleri (Dernek/vakıf haber sayısına göre sıralanmıştır)

 

Sıra

Medya  Kuruluşu

Toplam Yayın Sayısı

Dernek/Vakıf Haber Sayısı

Yüzde

1

Milli Gazete

24.881

948

3,81

2

Birgün

26.634

500

1,88

3

Yeni Şafak

39.897

484

1,21

4

Sözcü

18.168

451

2,48

5

Türkiye

53.985

418

0,77

6

Evrensel

22.652

344

1,52

7

Cumhuriyet

20.876

297

1,42

8

Hürriyet

34.112

206

0,60

9

Sputnik

19.947

188

0,94

10

soL

21.294

184

0,86

11

Sabah

24.646

174

0,71

12

Diken

9.991

149

1,49

13

Yeni Asya

17.206

149

0,87

14

t24

27.841

130

0,47

15

Yeni Mesaj

8.667

100

1,15

16

Habertürk

17.375

86

0,49

17

Takvim

9.422

60

0,64

18

Vatan

13.343

14

0,10

 

TOPLAM

410.937

4.882

1,19

 

Genel Bulgular: Dernekler

 

1.221 farklı dernek/vakıfla ilgili en az 1 adet haber yapılmıştır. Türkiye’de 13 Eylül 2017 itibariyle toplam 111.086 dernek ve 28 Temmuz 2017 itibariyle 5.159 vakıf olduğu düşünüldüğünde bunların ancak %1’inin 6 aylık dönemde araştırmanın kapsamında olan medyanın çevrimiçi portallarında görünür olduğu bulunmuştur.

 

Bu dernek/vakıfların 632’si ile ilgili sadece 1 haber yapılmıştır. Toplamda en çok habere konu olan 10 dernek/vakfın Tablo 4 faaliyet alanlarını (bazı dernek/vakıfların birden fazla alanı vardır), Tablo 5 medyadaki haber sayısını, Tablo 6 ilgili haberlerin belli bir portaldaki toplam dernek/vakıf haberi sayısının ne kadarını oluşturduğunu vermektedir. En çok haber yapılan 10 dernek/vakıf bu haberlerin toplam dernek/vakıf haberlerinin %22,22’sini oluşturmaktadır.

devam


Rogg & Nok Haber Servisi:- Rogg & Nok Bağımsı Özgür Fikir, Düşünce yazar Grubu

E-Posta ile gönderilen veya direk Web sitesine yayınlanması için gönderilen yazıların fotoğraf gibi tüm demokratik protesto, bilgi, haber, yorum ve sosyal/siyasal içerikli paylaşımlar TC Anayasasının;
MADDE 25: "Düşünce ve Kanaat Hürriyeti";
MADDE 26: "Düşünceyi Açıklama ve Yayma Hürriyeti"
kapsamında Web sitemizde yapılmıştır.
Kişisel veya kurumsal Demokratik düşünce ve kanaatlerimiz engellenmesi ve/veya şiddet/baskı altına alınması, bu nedenle
"Yazar olan biz Hakkımızdaki veya kullanıcıların kullandıkları web sitesindeki yayınlanan haberler dolayısı ile olası her türlü anti-demokratik yasal girişimi",
TC Anayasası, AİHM ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi kapsamında, her türlü yasal haklarımız saklı kalmak üzere, peşinen reddederiz…

OKUYUCU YORUMLARI

UYARI:Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.(Yorum Yapanın Taahütü)Yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Ad Soyad
E-Posta
Güvenlik Kodu: Guvenlik
Yorum
Copyright ©2010 - Tüm hakları saklıdır.
PHP Haber Sitesi Türkiye Tasarım
Rogg&Nok Haber- Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz Ve kaynak gösterilmeden Alıntı Yapılamaz. Yayınlanan Tüm Haber Ve Açıklamalar İlk Kaynaktan Ulaştırılan Açıklamalardır. Sitemiz Bu Açıklamalara Ekleme Veya Müdahelede Bulunmadan Yayınlar. Yorum,Makale, Sizden Gelenler Bölümündeki Yazılardan Yazanlar Sorumludur. Harici Bilgiler Ayrı Bir Sayfada Açılır. Rogg&Nok Haber Bu Linkler Ve İçeriklerinden Sorumlu Değildir.Her Türlü Haber Ve İletişim İçin roggnok@gmail.com Adresini kullanabilirsiniz. Sitemizden Daha İyi Yararlanabilmek için Gizlilik İlekeleri Ve Yayın Prensiplerimzi Okuyunuz. En İyi İnt Exp 8+ 1024x768 Görüntülenir