18 Şubat 2019 Pazartesi 06:12:15
» 15.01.2019, O Çocukları ve damadın babasına ve kayın pederine 9 kritik soru sorulmuştu...

15.01.2019, O Çocukları ve damadın babasına ve kayın pederine 9 kritik soru sorulmuştu...

Bir kişinin bildiği sır iki kişinin bildiği yorumsal bağımsız özgür medyadır....
Paylas
http://www.bagimsizozgurmedya.com
15.01.2019, O Çocukları ve damadın babasına ve kayın pederine 9 kritik soru sorulmuştu...
http://www.bagimsizozgurmedya.com/turkhaber.html
Türkiye - 30 Mart 2019, Cumartesi 14:28:11
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

...

Tarih göz açıp kapayınca olan geçmiştir...

 

Yakın veya uzak geçmiş olarak bu tarih anımsanır!

 

Soruyu soran ise Muhalefet yapmaya çalışan Kemal Kılıçdaroğlu, çalışmasını taktir ve ibret ile izliyoruz....

 

Fakat düşünüyoruz çünkü bizlerde insanız yanlışlarımız olabilir...

 

İnsan yanlış yaptıkça doğruları bilimsel veriler ışığında öğrenir ve ona göre fikir ve düşünce üretir....

 

Ve de bu ülkede yaşadığımız kadar yaşıyoruz...

 

Evet,

 

Bizlerde kalemimiz ve fikirlerimiz babında savaşıyoruz...

 

Karşımızdaki olanlar fikirleri ile gelmiyor bunuda biliyoruz....

 

Silah ve kurşunları ile geliyorlar hatta bazıları kurşunları ucuzladığını müjdesi bile veriyorlar...

 

Bunu yanında bazıları ise bedava yurt toprakların verip orada silah üretimi yapılmasına ön ayak oluyorlar...

 

Eee,  o zaman bizde haberleri böyle veriyoruz...

 

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde İnce'nin sloganı misali Cengiz Han: "Bir çivi bir nalı, nal bir atı, at bir komutanı, komutan bir orduyu, ordu koca bir ülkeyi kurtarır."...

 

Bizde bunu değiştirerek şöyle uyarladık:

 

Bir vatandaş uyarır, bir yasal örgütü duyar, Örgüt liderini düşündürür, düşünen lider siyaset üretir, bu siyaset bir ülkeyi kurtarır...

 

Rogg & Nok araştırma grubu olarak işte bu olgudan her vatandaşın her şartlarda konuşmasını istiyoruz...

 

Susmayın aynı böyle önerilerinizi verin...

 

Dağ duymasa bile su duyar...

 

Su ise yolunu bulur....

 

Unutmayın ki; birde su uyur düşman uyumaz...  

 

Bu zatın bu gün (15.01.2019) itibarı ile  ATO Congresium'da düzenlenen aday tanıtım toplantısına katıldı. Haberi veriliyordu...  

 

Kemal Kılıçdaroğlu'nun Soruları doğru...

 

Doğru sorulara doğru cevap verilmelidir...

 

Ama eğitim düzeyi belli olan ve dolduruşa getirilen halk ve toplum tarafından bu soruları "anlayan tolum ve halk var mı?" Sorusunu da biz soralım...

 

Çünkü orası bir toplantı salonu halk ve oluşturduğu toplum dışarıda!

 

Soru soran ve onu dinleyen kişiler içeride sorular soruyorlar...

 

Bunların halk ve halkı oluşturan toplum olarak bilinmesi gerek...

 

Bunu içinde sorular sorulduktan hemen sonra, halkın yüzüne ve gözlerine bakarak bu olguyu yani soruları genişleterek ve anlaşılı bir biçimde topluma soruların niye sorulduğun sormak gerekir...

 

Rogg & NOK olarak her zaman söylediğimiz şeyi tekrarlıyoruz. "Bir iktidar olmak veya iktidara karşı politika üretmek doğal bir insani olgudur! Ve de bu bir kişinin yapacağı iş değildir..."

 

"Toplu ve örgütlü olarak halk ile her yerde buluşmak ve birebir nerede olursa olsun örgütlü olarak fikir ve düşünce ölçülerinde bu soruların sorulduğunu, anlatmak!

 

Sonrasında cevapları gelir ise bu cevapların yeteli olup olmadığı halka aynı biçimde sorulmalıdır."

 

Yoksa toplantı salonlarında konuşmak ve soru sormak olumlu bir davranış olsa da şimdiki düzdende ve oluşum da yeterli değildir...

 

Şimdi Yayılan haberlere bir bakalım.

 

Karar sizlerin...  

 

Kılıçdaroğlu, partinin 31 Mart yerel seçimlerinde Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mansur Yavaş için düzenlenen tanıtım toplantısında konuştu.

 

 

Kılıçdaroğlu, "Hiç kimsenin ekmeği ile oynamayacağız. Kimsenin işine son verilmeyecek. Herkesin emeğinin güvencesi Sayın Mansur Yavaş'tır. Bizler her kuruşun hesabını millete vereceğiz. Sayın Yavaş da harcadığı her kuruşun hesabını milletine ve Ankaralılara verecektir" dedi.

 

ABD Başkanı Donald Trump'ın Türkiye'ye yönelik tehdit içeren açıklamalarına tepki gösteren Kılıçdaroğlu, "Bir sokak kabadayısının diliyle Türkiye Cumhuriyeti'ni kimse tehdit edemez. Hiç kimse şunu unutmasın, TC egemen güçlerin lütfuyla kurulan bir devlet değildir. Temelimizde kan vardır, gözyaşı vardır, milyonlarca şehit vardır" ifadesini kullandı.

 

Yedek teker olan MHP lideri Devlet Bahçeli'nin "YSK'ya güvenmiyorsanız seçimlere girmeyin" sözlerine de yanıt veren Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu: "Biz halkımıza güveniyoruz. Biz sandık ittifakı yapacağız, her partiden vatandaşlarımız oy verecek. Bizim belediye başkanlarımız kimseyi ötekileştirmeyecek. Pozitif ayrımcılığı gecekondu bölgelerinden başlatacaklar."

 

​'CUMHURİYET'İN 100. YILINDA ANKARA'YI MANSUR YAVAŞ YÖNETECEK'

Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

— Birlikte yaşayacağız. Hiç kimseyi ötekileştirmeyeceğiz. Hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği bir Ankara olacak bizimle. Cumhuriyet'in 100. yılında Ankara'yı Mansur Yavaş yönetecek. Ankara'nın kaderini değiştireceğiz..

 

- Cumhuriyet'in ilk yıllarında okuma yazma oranının en düşük olduğu şehir Ankara'ydı. Ankara Gazi Mustafa Kemal ve arkadaşları sayesinde dünyanın ilk planlı şehirlerinden biri olarak tarihe geçti.

 

— Bozkırı yeşilliğe dönüştüren o dönemin kahramanları, bugün beton bir Ankara ile karşılaşmamızı beklemiyorlardı. Kötü kader sürekli değildir. Bunu değiştireceğiz. Bir kişinin kararlılığıyla değiştireceğiz. O kişinin adı Mansur Yavaş.

 

— Hiç kimsenin ekmeği ile oynamayacağız. Kimsenin işine son verilmeyecek. Herkesin emeğinin güvencesi Sayın Mansur Yavaş'tır. Bizler her kuruşun hesabını millete vereceğiz. Sayın Yavaş da harcadığı her kuruşun hesabını milletine ve Ankaralılara verecektir.

 

— Atatürk, Milli Kurtuluş Savaşı'nı Ankara'da bir imece kültürü ile başlattı. Birlikte mücadele etmek, birlikte savaşmak Ankara'nın başkent oluşunun özünde yatan felsefi budur. Kimseyi ötekileştirmeyeceğiz, birlikte mücadele edeceğiz.

 

'TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ'Nİ HİÇ KİMSE TEHDİT EDEMEZ'

 

 

- Trump bir konuşmanın ardından ‘Türkiye'yi ekonomik olarak mahvederiz' dedi. Sokak kabadayısı diliyle Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni hiç kimse tehdit edemez. Türkiye Cumhuriyeti'nin temelinde egemen güçlerin lütfu değil; kan vardır, milletin kanı vardır, milyonlarca şehit vardır, Kuvâ-yi Milliye vardır.

 

— Egemen güçlere teslim olmamak için Kuvâ-yi Milliyeciler vardı. Biz onların torunlarıyız. Onlar Cumhuriyet Halk Partisi'ni kurdular. Cumhuriyet Halk Partili olmak kolay değildir. CHP avukat ofislerinde değil savaş meydanlarında kurulan bir partidir.

 

— Her şeyi sattılar, fabrikaları, bankaları… Milletin parasıyla yapılmış ne varsa sattılar. Sıra askeri fabrikaları satmaya geldi.

 

TANK PALET FABRİKASIYLA İLGİLİ 9 SORU

 

 

- Sakarya'da 1975 yılında kurulan Tank Palet Fabrikası özelleştirme adı altında birilerine peşkeş çekiliyor. Cumhurbaşkanı çıkmış hem de Sakarya'da 'Özelleştirmiyoruz, BMC'ye devrediyoruz' diyor. Devlet adamı halkına yalan söylememelidir. Yalancıdan devlet adamı olmaz. Şimdi 9 soru soruyorum.

 

— Özelleştirme işlemleri için komisyon değer tespiti yapmış mıdır?

 

— Komisyon değer tespiti yaptıysa bu değer kaç lira?

 

— Fabrikanın özelleştirme işlemleri için ihale komisyonu oluşturuldu mu?

 

— İhale yapıldı mı, ne zaman ve nerede? hangi usule göre yapıldı?

 

— İhaleye kaç firma teklif verdi, verilen teklifler nelerdir?

 

— İhaleyi alan şirkete üretim ve satış garantisi verilmiş midir?

 

— Fabrikada çalışan askeri personel özelleştirmeden sonra çalışmaya devam edecek mi?

 

— Devam edeceklerse askerlerimiz ihaleyi alan Katar firmasının emrinde mi çalışacaktır. Tank palet yapacak BMC şirketinin yüzde 49.9'u Katarlılara kaça satıldı?

 

— Bu özelleştirmede bir ihale yapılmadıysa sebebi nedir?

 

Hemen ardından yavaş yavaş Yavaş sahneye çıtı...

 

Biliyorsunuz bu yavaş önceleri Yedek tekerlerin üyesi idi daha sonra CHP ye geçti önceki yerel seçimlerde adaydı ama sebebi ne olursa olsun, daha dorusu biliyoruz yakın tarihimiz hatırlıyoruz daha önceleri Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu ile de CHP yi yarışa Kemal Kılıçdaroğlu sokmuştu...

 

Fakat her ikisinde de yarışı kaybetti.

 

Şimdi yine aday olarak Yavaş sahnede idi...

 

Şimdi de sabrediyoruz....

 

Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mansur Yavaş, "Ankara'yı tarafsız yöneteceğimize; önce en yoksulu, en muhtacı gözeteceğimize; belediyeyi, hesap verebilir şekilde yönetmeye söz veriyoruz. Hesap vermeye talip oluyoruz" dedi. Yavaş, seçimi kazanırsa ilk icraatının makam aracı sayısını azaltmak olduğunu söyledi.

 

Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mansur Yavaş, ATO Congresium'da düzenlenen aday tanıtım toplantısında projelerini anlattı.

 

 
"Artık müsrifliğe dur demenin zamanının geldiğini" söyleyen Yavaş, "Ankaralıların aldıkları hizmet karşılığı ödedikleri bu paraları har vurup harman savuramayız. Tüm harcamalarımızın hesabını vereceğiz" dedi.

 

En büyük projesinin Ankara'nın mutlu ve beraber yaşamasını sağlayabilmek olduğunu belirten Yavaş, "Bizler kavgaya, çatışmaya gelmiyoruz. Tam tersine kardeşliğimizi pekiştirmeye, Ankaramızı yaşanılır kılmaya, huzurlu ve sağlıklı bir kent haline getirmeye geliyoruz" diye konuştu.

 

Yavaş'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

 

'BU SAVAŞ DEĞİL Kİ, NE ZAFERİ? KİME KARŞI ZAFER?'

 

— Seçimi kazandığımızda kendimizi asla zafer kazanmış olarak saymayacağız. Bu savaş değil ki, ne zaferi? Kime karşı zafer? Demokrasilerde kaybeden olmaz.

 

— 'İşten çıkaracaklar" diye mesajlar gidiyor işçilere. 2014 yılındaki seçimden sonra sadece bana destek oldukları için Ramazan'a bir gün kala işten çıkardılar. Ben kimsenin ekmeği ile oynamayacağım, bu Mansur Yavaş'ın sözü. Hizmeti ihtiyaç ve aciliyet sırasına göre dağıtacağız.

 

​- Betonseverler kazandı, insanımız kaybetti. Kendisi yüksek, ruhu olmayan binalarımız oldu. Sosyal hayatımız, vasıflarımız büyük darbeler aldı. Şehrimiz insanlara göre değil, araçlara göre planlandı. Ankara'yı betona değil, yeşile boğacağız.

 

'AVRUPA'NIN KÖYLÜSÜNÜ DEĞİL ANKARA'NIN KÖYLÜSÜNÜ ZENGİN EDECEĞİZ'

 

— Yurtdışından ağaç, fidan getirme uygulamasına son vereceğiz. Belediyenin kullanacağı bitkileri, ürünleri Ankara'nın köylerinden alacağız. Avrupa'nın köylüsünü değil, Ankara'nın köylüsünü zengin edeceğiz.

 

 
- Belediyecilikte hepimizin bir zihniyet devrimine ihtiyacı var. Şehirlerin havası, suyu, yeşili, taşı toprağı, tarihi dokusu ve tüm canlıları, seçilen başkanın keyfince kullanacağı bir şekilde kendi mülkiyetine geçmiyor. Tüm bu değerler, gelecek nesillerin bizlere emaneti. Bunları korumayı, geliştirmeyi ve gelecek nesillere emaneti sağlam olarak teslim etmeyi görev olarak kabul edeceğiz. Bizler bilimle, ortak akılla ve çağdaş bir belediyecilik anlayışıyla kenti yönetmeye talibiz.

 

— Öncelikle insanımıza temiz hava, musluktan içilebilir su, 24 saat ve konforlu bir ulaşım vaat ediyoruz. İnsanların güvenli bir şekilde kullanabileceği, toplamda en az 32 kilometrelik bisiklet yolunu şehrimize kazandıracağız.

— Kamusal açık alanlarda internete ücretsiz ulaşım hakkını önemsiyoruz. Sosyal yardımlara devam edeceğiz. Bizler sağ elle verileni sol elden gizlemeyi emreden kültürden geliyoruz. Yardımları yaparken kameralarla gitmeyeceğiz, hiçbir ihtiyaç sahibini rencide ettirmeyeceğiz. Ayrıca, hem onların çocuklarının sağlığı ve eğitimi ile ilgilenip, hem de meslek sahibi olmalarını sağlayacağız.

 

'ANKARAGÜCÜ ŞAMPİYONLAR LİGİ'NDE MÜCADE EDECEK'

 

— Çarpık kentleşmeye ve ranta dayalı imar uygulamalarına asla izin vermeyeceğiz. Yatay mimariyi özendirip, sağlıklı şehirler meydana getirmeyi planlıyoruz.

 

 
- Bir yandan kentin ekonomik kalkınması ve işsizliğin azalması için gerekli bütün hamleleri yaparken, diğer yandan turizmde çeşitliliği artırmayı hedefliyoruz.

 

— Ankara'mızın en önemli marka değerlerinden, yüzyılı devirmiş koca çınar Ankaragücü'müzün Şampiyonlar Ligi'nde mücadele etmesi ve Gençlerbirliği'nin de yeniden Süper Lig'e dönerek büyük zaferlere imza atması için hiçbir fedakarlıktan kaçınmayacağız. Şahsen lisanslı bir amatör sporcu olarak, sporun tüm çeşitlerinin destekleneceği bir yapının kurulmasını sağlayacağız.

 

— Ve buradan söz veriyoruz, belediyedeki görevimize başladığımızda ilk icraatımız makam araçlarını azaltmak ve şahsımınki de dahil olmak üzere, belediyeye ait bütün makam araçlarının çakarlarını sökmek olacaktır. Ankara halkı ile bütünleşeceğiz. Ayrıcalıklı davranmayacağız.

 

'ARTIK MÜSRİFLİĞE DUR DEMENİN ZAMANI GELDİ'

 

— Artık müsrifliğe bir dur demenin zamanı geldi. Ankaralıların aldıkları hizmet karşılığı ödedikleri bu paraları har vurup harman savuramayız. Tüm harcamalarımızın hesabını vereceğiz.

 

 
- Maalesef en büyük kutuplaşma Ankara'mızda. En zenginler ve en fakirler bir arada yaşıyor. Bu şehir birbirini görmeyen, birbirini tanımayan, ortak kentlilik bilinci ortadan kaldırılmış bir kent haline geldi.

 

— Biz proje yarıştırmayacağız. Bizim planlı programlı, maliyeti hesaplanmış, sürdürülebilir onlarca projemiz var. Gerçek proje, halkın öncelikli ihtiyacı, kentin kazancı olan projelerdir.

 

— Buradan taahhüt ediyorum, seçimi kazanınca, rakiplerin akılcı projeleri varsa, bunları da en az kendi projelerimiz kadar özenli bir şekilde hayata geçirmek için çalışacağız.

 

'SOKAK HAYVANLARININ ÖZGÜRCE DOLAŞACAĞI BARINAKLAR KURACAĞIZ'

 

— Sağlık yatırımlarını desteklerken 'Akıllı Ankara Projesi' ile de insanlarımızın hayatını kolaylaştırmayı, kadınlara, emeklilere, emeklilikte yaşa takılanlara, gençlere ve çocuklara, öğrencilere, engellilere, yaşlılara, esnafa, işsizlere ve yetimlerimize, huzurlu ve mutlu yaşayabilecekleri bir Ankara'yı vaat ediyoruz. Sokak hayvanlarının özgürce dolaşacağı ve hayvan severlerle buluşacağı barınaklar kuracağız.

 

 
- Ankara'nın tertibe ve düzene ihtiyacı var. Coğrafi olarak İzmir ve İstanbul'da yaşanan trafiğin zorluğu anlaşılır da Ankara'nın sıkışıklığını anlamak mümkün değildir. Bunun tek nedeni, plansızlık ve yanlış tercihlerdir. Ulaşım planı insanlara göre değil, araçlara göre düzenlenmiştir. Ankara'da yerleşim, toplam arazinin yüzde 3'üne sıkışmış halde. Ankara'nın trafik sorunu da yerleşim sorunu da son 25 yıllık nizamsızlık ve plansızlığın bir sonucudur.

 

— Ankara'nın kenar mahallelerinde insanlar yokluk içinde yaşıyor. Bir yanda görgüsüzce bir zenginlik, bir yanda insafsızca bir yoksulluk varsa o kentte izan kalmamıştır. İzan olmayınca, anlayış olmayınca, tok açın halinden anlamaz hale gelmiştir. İşte belediyenin görevi, bu sosyal adaletsizliği, ilçeler ve semtler arasındaki eşitsizliği en aza indirmektir.

 

'ARTIK YETER, BU ŞEHİR 5 YIL DAHA BU ZİHNİYETİ KALDIRAMAZ'

 

— Buraya çok gösterişli videolar, bina resimleri de koyabilirdik. Mesele bunlarla göz boyamak değil, 25 yıldır bunlarla zaten yeterince göz boyandı. Artık yeter! Bu şehir, bir 5 yıl daha bu zihniyeti kaldıramaz. Mesela, sadece şu anda inşaatı devam eden binalar tamamlanıp dolduklarında bu şehrin trafiği dünyanın en kötüsü olacak.

 

— Burası bir üniversite kentidir. İç Anadolu çanağının tüm kentlerinden, Yozgat'tan, Kırşehir'den, Çankırı'dan, Çorum'dan, Kırıkkale'den gelen güzel kardeşlerimin sadece kentli değil, başkentli olmasının zamanı geldi.

 

'ÖLÇÜLEBİLEN, DENETLENEBİLEN, ŞEFFAF PROJELER'

 

 
- İşte benim en büyük projelerim bunlar. Belediyecilikte plan, kural ve bilgi dönemi. Tam olarak sorunları gören, dertlere derman olan belediyecilik dönemi. Ölçülebilen, denetlenebilen, şeffaf ve sürdürülebilir projeler. Ankara'ya vaadimiz de sözümüz de budur.

 

— Ankara'yı tarafsız bir şekilde yöneteceğimize söz veriyoruz. Ankara çevre ilçelerinden başlayarak önce en yoksulu, en muhtacı gözeteceğimize söz veriyoruz. Belediyeyi, çağdaş bir belediyecilik anlayışıyla katılımcı, şeffaf ve hesap verebilir birşekilde yönetmeye söz veriyoruz. Bizler hesap vermeye talip oluyoruz. Allah'ın izni ve halkımızın takdiriyle, Ankaramıza ve güzel Ankaralı kardeşlerimize hizmetkar olmak için gece gündüz çalışacağımıza söz veriyoruz. Ankara'yı inovasyon, endüstri 4.0, tasarım, turizm, spor ve sanat merkezi haline getireceğimize söz veriyoruz. Attığımız her adımda, esnafımızın bereketini, halkımızın huzurunu arttıracak disiplin içerisinde olacağımıza söz veriyoruz. Benim en büyük projem, Ankara'nın güzel günler görmesidir. Ankara'nın mutlu yaşamasıdır. Beraberce, el ele, sevgiyle, saygıyla ve sabırla. Yavaş yavaş…

 


Rogg & Nok Haber Servisi:- Rogg & Nok Siyasi Araştırma Grubu

E-Posta ile gönderilen veya direk Web sitesine yayınlanması için gönderilen yazıların fotoğraf gibi tüm demokratik protesto, bilgi, haber, yorum ve sosyal/siyasal içerikli paylaşımlar TC Anayasasının;
MADDE 25: "Düşünce ve Kanaat Hürriyeti";
MADDE 26: "Düşünceyi Açıklama ve Yayma Hürriyeti"
kapsamında Web sitemizde yapılmıştır.
Kişisel veya kurumsal Demokratik düşünce ve kanaatlerimiz engellenmesi ve/veya şiddet/baskı altına alınması, bu nedenle
"Yazar olan biz Hakkımızdaki veya kullanıcıların kullandıkları web sitesindeki yayınlanan haberler dolayısı ile olası her türlü anti-demokratik yasal girişimi",
TC Anayasası, AİHM ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi kapsamında, her türlü yasal haklarımız saklı kalmak üzere, peşinen reddederiz…

OKUYUCU YORUMLARI

UYARI:Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.(Yorum Yapanın Taahütü)Yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Ad Soyad
E-Posta
Güvenlik Kodu: Guvenlik
Yorum
Copyright ©2010 - Tüm hakları saklıdır.
PHP Haber Sitesi Türkiye Tasarım
Rogg&Nok Haber- Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz Ve kaynak gösterilmeden Alıntı Yapılamaz. Yayınlanan Tüm Haber Ve Açıklamalar İlk Kaynaktan Ulaştırılan Açıklamalardır. Sitemiz Bu Açıklamalara Ekleme Veya Müdahelede Bulunmadan Yayınlar. Yorum,Makale, Sizden Gelenler Bölümündeki Yazılardan Yazanlar Sorumludur. Harici Bilgiler Ayrı Bir Sayfada Açılır. Rogg&Nok Haber Bu Linkler Ve İçeriklerinden Sorumlu Değildir.Her Türlü Haber Ve İletişim İçin roggnok@gmail.com Adresini kullanabilirsiniz. Sitemizden Daha İyi Yararlanabilmek için Gizlilik İlekeleri Ve Yayın Prensiplerimzi Okuyunuz. En İyi İnt Exp 8+ 1024x768 Görüntülenir