21 Haziran 2018 Perşembe 13:37:27
» Prof.Dr.Levent Seçer: TERKEDİLMİŞ SANAT...

Prof.Dr.Levent Seçer: TERKEDİLMİŞ SANAT...

...
Paylas
http://www.bagimsizozgurmedya.com
Prof.Dr.Levent Seçer: TERKEDİLMİŞ SANAT...
http://www.bagimsizozgurmedya.com/turkhaber.html
Türkiye - 28 Şubat 2018, Çarşamba 16:27:40
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

....

Sanatçı gerçek anlamda sanatçı, birilerinin elini öpmez yadanlık yalakalık dalkavukluk yapmaz sadece alkışlanır. Bugün ne yazık ki sanatın ne olduğunu bile bilmeyenlerin birilerinin önünde diz çökmesi santın terkedildiğini gösterir. Gerçek sanatçılar ancak ayakta alkışlananlardır, yalakalık dalkavukluk yapanlar değil. Sanat onları asla affetmeyecektir tarihe böyle yazılacaktır.

 

Sevginin özünde sanatı aramak, sanatın sıcaklığını tüm insanlarla paylaşabilmek, aydınlığın yansımasında sanatçının yaptığı fedakarlığı, insanların bir arada yaşamasının özünde barışı insan hak ve özgürlükleri anlatan sanat değil mi? Tolstoy Sanata  bu pencereden bakıyor, sanatın fedakarlık olduğunu söylüyor. Sanatçı can verdiği sanatında toplumsal bir görevinin olduğunu, ve bunu da yaparken insanlık adına fedakarlık yaptığını biliyor. Bugün günümüze kadar yansıyan değişimlerin adı bu değil mi?. Tolstoy, Dickens, Hugo, Dostoyevski, sanatla insanların birlik ve kardeşlik duygularının bir arada yaşamasını anlatır. Beethoven, Baudelaire, Vertaine, Mareas,  Oslon Wilde, İbsen, Wagner, onlarda sanatın içinde sevgiyi aramışlar, Ama Tolstoy gerçeğinde aynı noktada  birleşememişler. Sanatı anlatmak ve insanlarla paylaşmak noktasında asıl gerçeğin özünde, ona can veren sanatçının duruşu ve fedakarlığı işte sanatın içinde asıl alkışlanacak değer budur. Bugün günümüzde sanata ''ucube'' yada '' içine ederim tükürürüm böyle sanatın'' demek, sanata ve sanatçıya yapılan saygısızlık değil de nedir?. Eğitim sıralamasında bile dünyada 41 ülke arasında 36 sırada olmak bunun başka bir açıklaması var mı?. Eğitim kültür ve sanatta nerede durduğumuzu gösteren bir çabanın olmaması ve yapılanların yapılıyor gibi gösterilmesi sanat ve sanatçıya saygısızlık bana göre. Tolstoy  sanata bakışında sanatın özünde sevgiyi görmesi, sanatçının eserindeki duyguyu başkalarıyla paylaşması, yaratıcılığın hayal gücüyle birleşip gerçeğe dönüşmesinin önemini anlatır. Bir ressam yada eserin sahnelendiğinde, opera ve balede sahnede sergilenen bir oyunda sanatçı yaratıcılığını işte tüm insanlarla paylaşması bu değil mi?. İnsanların iki organından biridir sanat, onun yaşaması için aldığı nefestir.

 

SANAT VE HAYAT...

 

Sanatın ve ona can veren sanatçının toplum adına görevi vardır, sanat aydınlıktır, uygarlık, çağdaşlık, sözde değil özde dolaysız bir demokrasinin sesidir, sanat cumhuriyetin sesidir. Sanatın siyasetin gerisinde kaldığı ülke daima üçüncü sınıf  bir ülke olmaktan öteye geçemez. Sanatçının topluma olan görevi kadar, toplumun da sanatçıya saygı duyması sahip çıkması gerek. Sanatçı kimliğini taşımak o kadar kolay değildir. Sanatçı onurlu bir duruş sergiler, sadece sanatını düşünür, onunla yatar onunla kalkar budur onun yaptığı iş. Sanatçı yağdanlık, dalkavukluk, yalakalık yapmaz, el öpmez ayak altında durmaz. Sanatçı bir ülkenin uluslar arası saygınlığıdır, bugün ne yazık ki kendisine sanatçı adı verenlerin bu gösterileri yaparken sanattan utanmadıklarını görmek, özellikle yalakalık edebiyatını çok iyi becerdiklerini görmek acı veriyor bana. Geçmişe tarihe baktığımızda hala hatırladığımız  saygın isimler, tarihe yön vermişler zamanın çağın adını yazmışlar, ama asla sanatın verdiği saygınlığı kişisel çıkar adına satmamışlar insanlık uğruna çalışmışlar. Bilim sanat akıl onların savundukları gerçekler değil mi?. Dünya dönüyor dediği için ona inanmayan aslında inanmak istemeyenlerin onu ölüme mahkum etmeleri. Ölüme giden Galileo ağlayan karısına dönüp '' ağlama ben haklıyım, ya birde onlar haklı olsalardı buna kahrederdim üzülürdüm'' demesi, bunun anlamını yazmak bile sayfalara sığmaz sanırım. Peki benim ülkemde bir Galileo var mı?. yada böylesine bilim insanları neden yetişmez?. Sanat edebiyat ve kültürel değerlerimiz kendisine sanatçı süsü verenler yüzünden bugün toplumsal olarak anlamını kaybetmiş durumda. Kitap okumasını taşımasını bile bir yük olarak kabul eden bir toplum olduk. Kütüphanelerin, tiyatroların kapandığı bir dönem yaşandı. (TUİK) verileri ortada,  bir yıl içinde üç bine yakın kütüphane kapanıyorsa o ülkede bilimden sanattan söz etmek mümkün değil. Özellikle  dünya edebiyatının hala çok gerilerindeyiz ama neden?. Dünyanın bir çok yerinde düzenlenen kitap fuarlarında Türkiye yetersiz tanıtım içinde kalıyor. Almanya da her yıl düzenlenen dünyanın en büyük kitap fuarında, Türkiye çok fakir biçimde tanıtım yapıyor, oysa çok anlamlı kitaplar yazan yazarlarımız var onları orada görememek  düşündürücü değil mi?. Yokluk ve sefalet içinde ölen bir yazarın, sağlığında desteklenmemesi, çalışmaları adına ona imkanalar verilmemesi, kitaplarını ve kendisini uluslar arası alanda tanıtması adına kolaylıklar sağlanmaması üzücü değil mi?. Okumayan bir toplum olmak işte istenilen bu sanırım. Bugün Batı demokrasilerinde sanat ve sanatçının anlamını bulmak mümkün. New York belediyesi geçim sıkıntısı yaşayan imkansızlıklar içinde olan sanatçısına  destek amacıyla ev hediye etmesini düşündüğümde, kendi ülkemde bir parkın içinde açlıktan ölen sanatçıya ölümünde bile sahip çıkmamak acı veriyor insana. Kendi ülkesinin kültürüyle batı kültürünün paylaşımını sağlayan bir sanatçı olmak kolay değil. (BM) İnsan hakları komisyonu açıkladı. Türkiye'nin demokrasi insan hak ve özgürlükleri konusunda dünya sıralamasında nerede olduğunu söyledi. Sudan, Honduras, Ruanda, Hindistan, Umman, Pakistan, Hindistan, Sierra, Leone, Tacikistan, Togo, Venezüella, Afganistan, Arnavutluk, Azerbaycan ve Katar gibi ülkelerle bir arada en alt sıralarda kalması düşündürücü değil mi?. Bilim ve sanat akılla birleşince o ülkede kalkınmanın adını yazmak zor olmamsa gerek , ama sanat ve bilim eğer özgür değilse değişimden söz etmek mümkün değil. Türkiye'de neden gazete ve özellikle kitap okunmuyor. Bilim sanat edebiyat özgür değil, her dönem siyasetin gölgesinde yalınız bırakılıyor. Siyaset sanatı yok sayıyor unutuyor terk ediyor. Ama bugün siyasi anlayışın önünde eğilen diz çöken dalkavukluk yalakalık yapan el öpen kendisine sanatçı sıfatı verenlerin, sanata ne kadar zarar verdiklerinin kendileri de farkında değil. Sanatın anlamını saygınlığını yok eden bu soytarılar, bir gün  sanatın yalnızlığını kendileri de yaşadıklarında  acaba bunun adını nasıl koyacaklar merak ediyorum. Atatürk'ün sanata bakışındaki anlamı taşımak kolay  değil. Siyasetin gölgesinde kalan sanat akıl ve bilim, işte bizi selamete çıkaracak bu değerlerimizdir. Sanat karanlığı aydınlatıyorsa bu değişime sarılmak gerek, ona can veren sanatçıya sahip çıkmak gerek, sanatı aydınlığı akıl ve bilimi anlatan, değişimi aydınlığı düşünceyi toplumla paylaşan yazarı gazeteciyi hapsederek değil. Akıllı okuyan araştıran düşünen eğitime önem veren bir toplum olmak asıl önemlisi budur. 

 

Sanat ve sanatçı toplumda  tüm çağdaş değişimlerin adıdır, ama baktığımda sanatçı sıfatını kullananların sanatla içiçe olmaları gerekirken sanata ihanet ettiklerini görmek üzüyor insanı. Sanatçı asla birilerinin önünde eğilmez el öpmez alkışlamaz, ancak onlar alkışlanır üstelikte ayakta dakikalarca alkışlanacak insanlardır. Ama bugün ne yazık ki sanata ihanet edenleri gördükçe sanatın ne yazık ki terkedildiğini yalnız bırakıladığı görmek mümkün.

 

Prof.Dr.Levent Seçer

 


Rogg & Nok Haber Servisi:- Rogg & Nok Bağımsı Özgür Fikir, Düşünce yazar Grubu

E-Posta ile gönderilen veya direk Web sitesine yayınlanması için gönderilen yazıların fotoğraf gibi tüm demokratik protesto, bilgi, haber, yorum ve sosyal/siyasal içerikli paylaşımlar TC Anayasasının;
MADDE 25: "Düşünce ve Kanaat Hürriyeti";
MADDE 26: "Düşünceyi Açıklama ve Yayma Hürriyeti"
kapsamında Web sitemizde yapılmıştır.
Kişisel veya kurumsal Demokratik düşünce ve kanaatlerimiz engellenmesi ve/veya şiddet/baskı altına alınması, bu nedenle
"Yazar olan biz Hakkımızdaki veya kullanıcıların kullandıkları web sitesindeki yayınlanan haberler dolayısı ile olası her türlü anti-demokratik yasal girişimi",
TC Anayasası, AİHM ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi kapsamında, her türlü yasal haklarımız saklı kalmak üzere, peşinen reddederiz…

OKUYUCU YORUMLARI

UYARI:Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.(Yorum Yapanın Taahütü)Yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Ad Soyad
E-Posta
Güvenlik Kodu: Guvenlik
Yorum
Copyright ©2010 - Tüm hakları saklıdır.
PHP Haber Sitesi Türkiye Tasarım
Rogg&Nok Haber- Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz Ve kaynak gösterilmeden Alıntı Yapılamaz. Yayınlanan Tüm Haber Ve Açıklamalar İlk Kaynaktan Ulaştırılan Açıklamalardır. Sitemiz Bu Açıklamalara Ekleme Veya Müdahelede Bulunmadan Yayınlar. Yorum,Makale, Sizden Gelenler Bölümündeki Yazılardan Yazanlar Sorumludur. Harici Bilgiler Ayrı Bir Sayfada Açılır. Rogg&Nok Haber Bu Linkler Ve İçeriklerinden Sorumlu Değildir.Her Türlü Haber Ve İletişim İçin roggnok@gmail.com Adresini kullanabilirsiniz. Sitemizden Daha İyi Yararlanabilmek için Gizlilik İlekeleri Ve Yayın Prensiplerimzi Okuyunuz. En İyi İnt Exp 8+ 1024x768 Görüntülenir