22 Haziran 2018 Cuma 19:48:49
» ölümden korkmayız ama pisi pisine siyasi oluşumun çıkarı için olursa yazarız Siirt'te 6 şehit Daha.

ölümden korkmayız ama pisi pisine siyasi oluşumun çıkarı için olursa yazarız Siirt'te 6 şehit Daha.

Son 18 yılı yaşadığımıza göre... Bunları daha önce gördüğümüze göre... Tehditlere rağmen uyarı yazılarımız yazdığımıza göre... Çeşitli yazılarımızda olacakları bildirdiğimize göre... Yine kalemiz kırmadığı sürece susmadan yazarız... Siirtin Eruh ilçesi kırsalında, güvenlik güçlerine eski ve yeni Hükümetin diyalog kurduğu ve de siyaseten yardım ettiği ve çözüm süreci başlattığı PKK'lı teröristler tarafından saldırı düzenlendi. Haberi ile güne başladık.
Paylas
http://www.bagimsizozgurmedya.com
ölümden korkmayız ama pisi pisine siyasi oluşumun çıkarı için olursa yazarız Siirt'te  6 şehit Daha.
http://www.bagimsizozgurmedya.com/turkhaber.html
Narko-Terör Ve Bağlantıları - 30 Mart 2018, Cuma 10:20:14
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

 

...

Saygın okuyucularımız,

 

Daha önceden verdiğimiz haberlerde ülkemiz ve bölgesel bu saldırının ve geçekteki saldırıların dış istihbarat yardımı ile olası bir olgu olabileceğini ufak anlatımlarla anlatmaya çalıştık…  

 

Bu olası olguların İstihbarat olanakları ile olduğunu değişik haberlerimizde ufak anlatımlarla duyurmuştuk ama değişik anlayışlar çerçevesinde bu haberlerimiz dikkate alınmadı…

 

Bu duyumlar her zaman söylediğimiz gibi; bir kişinin bildiği sır iki kişinin bildiği medya çerçevesinde sahada bölgeyi iyi tahlil etmekten geçiyor…

 

Bölgede oluşan yeni istihbarat ve  Siyasal Konjonktür sonucu ne yazık ki  Saldırıda 6 güvenlik görevlisi şehit oldu, 7 güvenlik görevlisi de yaralandı. Haberi haber kanallarına bu sabah düştü…

 

 

Tekrar söylemekte fayda var derin sularda oluşan derinlerdeki zararlı bilinen yosunlar vardır…

 

Bazı yosunlar zaman içinde kendi bulunduğu bölgeden yeni yosunları çıkması sonucu kökten veya bozulmuş yosunlar su üzerine çıkar bunlarda su üzerinde tortular yol açar.

 

İşte bu tortular insanın ayağına dolaşınca panik halinde dip sulara insanı götürü…

 

Eğer derin sularda yüzmeyi bilmez iseniz su sizi alır ve geri vermez…

 

Bu olguda ve de yok olursunuz…  

 

Günümüzde bu yok oluşlara Şehit ve korucu deniyor… Ama bazıları gibi “Kelle” hesabı yapılmıyor… Ve de bizim allayışımıza göre elbaşına “sayın” denmiyor…

 

Daha sonra bu ülkeyi yönetmeye talip olanlar bu “KELLE” ve “SAYIN” dedikten sonra  oluşan tablonun sorumlusunu artık  sağır sultan bile biliyor… Fakat herkes bir nedenle susuyor… Bu suskunluğun analizi sonucu dış istihbarat daha iyi planlar yaparak bu olguları oluşturyor…

 

İşte şimdiki görülen tablo dün oluşan istihbarat ve Siyasal Konjonktür bir ürünü olarak görmekte mümkündür…

 

Bunu önleyici olarak ülkede buluna (İT) istihbarat teşkilatları Milli olması gerekir.

 

Ve bu Millilik siyasi oluşuma İstihbarat sağlamakla olmaz !!! Ülkenin bütünlüğünü koruma için İstihbarat yamak gerekir….

 

Bunu bir göstergesi olarak, önleyici istihbarat biriminin düzenli olarak ve de koordineli olarak günümüz koşullarında bilimsel olarak düzenlenmesinden, bu birimin kendi içinde bile araştırma yaması ve bu araştırmanın sonucu siyasi oluşuma değil istihbarat oluşumlarında değerlendirilip önlemlerin ivedi bir biçimde alınması gerekir…

 

Bu önlemler alınırsa, derin sularda ancak böyle iyi bir mücadele yapıla bilinir…

 

Yoksa her ülkemize yapılan operasyonlardan sonra bunu kimin yaptığı veya kimler tarafından organize edildiği haberlere geçse bile olguda ve oluşumda bir önem taşımaz.

 

Bir devletin büyüklüğü; önleyici tedbirleri olayın olmadan önce tüm birimlerince tespit edilip önlem alınması ile birebir ölçekte görülür…

 

Şimdi su üzerindeki tortular tarafından yapılmış bu gün bir saldırını haberini veriyoruz…

 

Düşünmenizi istemekten başka şu anda elimizden bir şey gelmiyor… Yalnız düşünün siyasi oluşumları bir kenara koyun, hangi siyasi düşünceye sahip olursanız olun. Evet, düşünün  bu ülke kimlere teslim edildi  ve ülke ile bizler neye gidiyoruz?

 

Bu yolun sonunda ne olduğunu görebilmeniz için tarafsız olarak olgulara bakmanız gerekir…    

 

DHA haberine göre:   

Sabah saatlerinde bir grup PKK'lı terörist, Eruh kırsalındaki Ormanardı Üs Bölgesi'ne yol yapım çalışmalarında kullanılan iş makinelerinin güvenliğini sağlayan güvenlik görevlilerine ağır silahlarla saldırdı. Güvenlik güçleri saldırıya anında karşılık verirken, açılan ilk ateşte 6 güvenlik görevlisi şehit oldu, 7 güvenlik görevlisi de yaralandı.



Siirt Valisi Ali Fuat Atik, Siirt Devlet Hastanesi'ne gelerek, buraya getirilip tedaviye alınan yaralı güvenlik görevlileri hakkında görevlilerden bilgi aldı.

Bölgede teröristlere yönelik operasyonlar sürüyor.

 

VALİLİKTEN AÇIKLAMA 


Siirt Valiliği'nden yapılan yazılı açıklamada, bu sabah merkez Ormanardı köyü kırsalında, yol yapım çalışmasında emniyeti sağlayan güvenlik güçlerine PKK'lı teröristlerce saldırı düzenlendiği, 6 güvenlik korucusunun şehit olduğu, 3 güvenlik korucusu ile 4 askerin yaralandığı belirtildi. Yapılan açıklama şöyle:

"Düzenlen saldırıda; 6 güvenlik korucumuz şehit olmuş, 3 güvenlik korucusu, 4 asker de yaralanmıştır. Yaralı güvenlik güçlerimiz ivedi bir şekilde Siirt Devlet Hastanesi'ne kaldırılarak, tedavi altına alınmıştır. Olayı gerçekleştiren PKK’lı teröristlerin etkisiz hale getirilmesi amacıyla bölgede geniş çaplı hava destekli operasyon başlatılmıştır. Bizleri derin bir acı ve üzüntüye boğan bu menfur saldırılarda hayatını kaybeden kahraman şehitlerimize Allah'tan rahmet, değerli ailelerine, yakınlarına başsağlığı ve sabır, yaralanan kahraman güvenlik güçlerimize acil şifalar diliyoruz. Gelişmelerden ayrıca bilgi verilecektir."

Terör saldırısında şehit olan güvenlik korucularının Mehmet Oktay, Sıddık Ertaş, Abdullah Yüztaş, Mehmet Eren, Nevzat Gökçe ve Seyfettin Başkurt olduğu öğrenildi.

 

 

Yetti demeyin düşünün :

 

Biliyorsunuz ama biz yine de yayınlayalım:  

 

Evet,

 

Her şehidin ardından sanal ortamda yandaki gibi başsağlığı mesajı görüyoruz...

 

Yazılacak, söylenecek çok şey var ama siz söyleyin ve düşünün artık diye yazımıza her sefer başlıyoruz...

 

Şimdi yine şehit haberi vereceğiz bir ülkede her gün veya gün aşırı şehit haberleri vermek doğal Karşılamamamız gerek...

 

Rutin olarak normal karşılarsak insan ve şerefli ve namuslu bir vatandaş olmayız...

 

Şerefli ve namuslu vatandaş olmak için düşünmemiz ve fikir sahibi olmamız gerek...

 

Şehit dediğimiz olgu niye olur ve kim için kilere şehit olur? Diye de her seferinde sormuştuk…

 

Ardından şu soruları sormuştuk;

 

Şehitlik mertebesine erişmek için niye savaşılır?

 

Atatürk o büyük askeri deha ve kumandan niye "Yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesini tüm ulusuna fikir ve düşünce bakımında ön görü olarak miras bırakmıştır?

 

Niye geldiğimiz yüzyılı sonlarından itibaren yeni yüzyılın başlarında çoğunlukta görülen biçimi ile bu miras yok edilmiştir?

 

Bizler çoğu yazımızda Atatürk'ün şu sözüne yer veriyoruz "Hiç bir mazeret başarını yerini tutamaz..."

 

Pekala, bu öz nerden ilk olarak kullanılmıştı ve de şehit vermek mazeret sayılır mı?

 

Bu şehitleri sorumlusu olan komutanlar, yani komuta sistemindeki olan kişiler ile siyasi anlamda ne kadar bağları olabilir?

 

Askerde savaş ortamında siyaset bireysel olarak mı yoksa ulusun varlığı ve bütünlüğü için mi yapılmalıdır. Savaş meydanında siyaset ortamı emir verip şehit olmaları ve bu olguda savaşmaları sizce mümkün mü?

 

Savaşı sahada mı kazanmak önemlidir, yoksa siyasi alanda bu savaşı kazanmak mı önemlidir? Yukarıda belirtiğimiz üzere bireysel çıkar için savaş olgusu nereye kadar sürer. Ve bireysel çıkarlar için daha ne kadar şehit vermek gerekir?

 

Yukarıda da biraz sorduğumuz gibi savaş kim için yapılır ve niçin şehit olunur?

 

Yapılan ve de artık bilinen siyasi yönden bilinçli hataları yapan şerefsiz ve namuslara ile beraber bir savaşa giren ordunun sonu ne olacaktır?

 

Sözde darbeyi bahane edip şahsi çıkarları için sivil darbeyi yaparken ordunun tüm komuta sistemini bozan bir yönetim anlayışı ile daha ne kadar şehit haberi alacağız?

 

Unutmayalım unutturmayalım Su uyur düşman uyumaz...

 

Kurtlar sisli havayı sever...

 

Ve bu ortamda birliğimizi beraberliğimizi bozmak için yapılan senaryolar ve uygulamaya konulan senaryolar çerçevesinde aramıza Fitne sokacak kişi ve gurupların olacağının unutmayalım...

 

Üzülüyoruz ama üzülürken düşünmeyi ve fikrimiz açık açık söylemeyi unutmamamız gereken Atatürk’ün bir mirası da budur “Her ortamda düşünceniz ve fikriniz savunu” demiştir. İşte şimdiki zaman diliminde bu ortamda bulunuyoruz.

 

Kıssanızda da, kızmasak da bu oluşumda emir alıp savaşan vatan çocuklarına zarar vermeden yorumlarımız yapmamız gerekir...

 

Bunu yanında o saray eşrafının da  olan o çocuklarına o saray soytarılarına eleştirilerimizi yapmamız gerekir eğer susarsak bir daha konuşamayız...

 

Her ortamda özgür bağımsız fikirlerimiz söylememiz gerekir...

 

İşte bir zamlar bir savaş meydanında; Atatürk Komuta etiği askerlerinin başında dururken onları ne kadar sevdiğini her ortamda da göstermiştir ve bir savaş sonrası bir sivil olarak orada çarpışan ve şehit ve gazileri toplamaya uğraşan yaşlı bir kişi koşarak Mustafa Kemal’in yanına gelir… Gülerek, paşam, paşam çok az şehidimiz var şükürler olsun demiştir... Atatürk'ün gözleri dolarak dönüp o yaşlı Tüfeği zor tutan ve de yaralı bacağı ile yanın koşan yaşlı adama dönerek ve de gözleri yaş ile dolu, dolu bakar, bir süre sonra şöyle bir sözü söylemiştir…

 

- "Dede, hiç bir mazeret hiç bir koşulda başarının yerini tutamaz, şehit vermek veya vermemek de başarı sayılmaz" demiştir... 

 

İşte bu büyük komutanın bile şehitlere ne kadar değer verdiğini ve her şehitten kendin sorumlu tutuğunu bu anıda görüyoruz.

 

Fakat şimdiki başımızdaki adam şehitlere “kele” demiş bir adam olarak hâlâ başımızda bulunuyor. Bunu yanında geçmişte gördüğümüz gibi komuta sisteminde olan bazı komutanlarımız şehit olgusundan sonra saray eşrafın düğüne gittiğini de biz bu yüzyılda gördük... Birde o adam demişti ki “dereyi geçene kadar at değiştirilmez” bu dere uzun dere imiş at topallıyor nerdeyse binicisini üzerinden düşürecek. Fakat yine de kör topal bu savaş sürdüğüne göre bizlerinde biraz az yorum yapmamız gerekir mi dersiniz?  

 

Şimdiki saray eşrafı ve soytarıları yani palyaçoları şehitler üzerinden siyaset yapıyor.

 

Karar sizlerin...

 

Buna göre:



Siyasal Konjonktür itibarı ile ve BU OLGUDA ŞUNU DA BELİRTELİM BELLİ BİR YASAL VATANI OLAN BİR ORDUNU HİMAYESİNDE SAVAŞAN VE KENDİ ÜLKELERİNDE BİLE YASAL OLARAK TANINMAYAN HER SİLAHI GÜCE NE OLURSA OLSUN TERÖRİST VE HAİN DENİR. ÇÜNKÜ BAŞKA BİR ORDU İLE BERABER AYNI DÜZENDE KENDİ ÜLKELERİNDE VEYA BAŞKA ÜLKELERDE KENDİ TOPRAKLARI İÇİN YASAL BİR STATÜSÜ OLMAZ İSE BU OLUŞUMA NE YAPARSA YAPSIN BUNLARA SİLAHLI TERÖRİST DENİR. TERÖRİSTİN İYİSİ VE KÖTÜSÜ OLMAZ TERÖRİST TERÖRİSTTİR... Ve de sahada neler olduğunu kesin olarak bilmediğimiz için TSK terörist avında iken bile arkasını korumakla uğraştığını bilmemiz gerek...

 

 

1 Şehit hangi kıdemde olursa olsun şehit olduktan sonra tek bir kıdemi olur ve yaşarken şehit olan yakınlarını da ardında bırakır:

 

Şehit olanın;

 

Yaşıyorsa kendin bu millet içinde vatandaş olarak gören Türk bir  Anası ve Türk bir babası vardır. Ve de bunlar Saraylarda oturup şehit olanları ardından, onları kullanarak siyaset yapmaz. Eğer Türk ana ve babası ise İçleri kan ağlayan iki vatan evladı bu vatan için yetiştirip şehit verdikleri şehit için ağlar... Ve Türk aile yapısına bağlı ise mağdur politikası yapmaz hep başı dik ve yalnız şehit olan evladından övünç duyar politikacıları adlarını ağızlarına bile almazlar… Çünkü Türk aile yapısında şehit olmanın ne demek olduğunu bilirler, şehit vatanı için şehit olmuştur derler…

 

En azından şehittin iki kardeşi varsa; Bunlarda Babacım deyip paracıklarını sıfırlayan o çocuklardan olmadıkları için ve anne ve babaları saray eşrafından olmadıkları için kardeşleri için canları yansa da yine Türk iseler istendiği zaman kardeşleri gibi şehit olacaklarını haykırırlar ve anne ve babalarını şefli çocukları olarak "Vatan sağ olsun" derler… Ve şehitlerin arkasından onlarda şerefsiz siyasetçiler için mağdur politikası altında sığınmazlar… Türk ailesi oldukları için şehidin ardına sığınıp siyaset yapmazlar. Çünkü onlar mağdur olmadıklarını bilirler..

 

Evet,

 

Birde şehit yaşarken bir sevdiği veya bir eşi ol bilir. Bu sevdiği veya eşi saray efradından olmadığı için onlarda sevdiği şehidin arkasına sığınarak o şehidin şefli sevdiği kişi mağdur politikası altında Türk ailesi içinde büyüdükleri için mağdur siyaseti yapmazlar. Onlar Ağıt yakıp geleceklerini düşünüp bu günde onu vatan toprağına vermek için mezarı başında ağlar veya suskun kalarak o şerefsizlere gözyaşlarını göstermeden, gözyaşlarını içleri kan ağlasa bile Türk örf ve adetlerine göre zorda olsa bu yaşları göstermemeye çalışırlar…

 

Bu olguda, bu durumda birde şehit, şehit olmadan en az bir çocuk, sevgisin ürünü olarak yapmış ise… Ve o çocuk için umutları var iken şehit olmuş ise, o çocuklarda saray eşrafındaki o çocukları gibi sarayın bahçelerinde devlet diye bağırarak oynamadan cami avlularında yetim kaldıklarını, bazen anlayıp, bazen anlamadan şehittin arkasından, bilinçli veya bilinçsiz olarak son görevlerini yaparlar...

 

Bu hesaba saray eşrafının ve yalakalarının aklı ermez kısaca yaşarken bir şehidin ardında yaklaşık 6 yaşayan şehit olduğunu bilmemiz gerekir...

 

Buna göre her şehit yedi şehit olarak toplamda verdiğimizi yaklaşık olasılık hesaplarında gösterir...

 

Saygılar...

 


Rogg & Nok Haber Servisi:- Rogg & Nok ANTİ-TERRORİSM Araştırma Grubu

E-Posta ile gönderilen veya direk Web sitesine yayınlanması için gönderilen yazıların fotoğraf gibi tüm demokratik protesto, bilgi, haber, yorum ve sosyal/siyasal içerikli paylaşımlar TC Anayasasının;
MADDE 25: "Düşünce ve Kanaat Hürriyeti";
MADDE 26: "Düşünceyi Açıklama ve Yayma Hürriyeti"
kapsamında Web sitemizde yapılmıştır.
Kişisel veya kurumsal Demokratik düşünce ve kanaatlerimiz engellenmesi ve/veya şiddet/baskı altına alınması, bu nedenle
"Yazar olan biz Hakkımızdaki veya kullanıcıların kullandıkları web sitesindeki yayınlanan haberler dolayısı ile olası her türlü anti-demokratik yasal girişimi",
TC Anayasası, AİHM ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi kapsamında, her türlü yasal haklarımız saklı kalmak üzere, peşinen reddederiz…

OKUYUCU YORUMLARI

UYARI:Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.(Yorum Yapanın Taahütü)Yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Ad Soyad
E-Posta
Güvenlik Kodu: Guvenlik
Yorum
Copyright ©2010 - Tüm hakları saklıdır.
PHP Haber Sitesi Türkiye Tasarım
Rogg&Nok Haber- Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz Ve kaynak gösterilmeden Alıntı Yapılamaz. Yayınlanan Tüm Haber Ve Açıklamalar İlk Kaynaktan Ulaştırılan Açıklamalardır. Sitemiz Bu Açıklamalara Ekleme Veya Müdahelede Bulunmadan Yayınlar. Yorum,Makale, Sizden Gelenler Bölümündeki Yazılardan Yazanlar Sorumludur. Harici Bilgiler Ayrı Bir Sayfada Açılır. Rogg&Nok Haber Bu Linkler Ve İçeriklerinden Sorumlu Değildir.Her Türlü Haber Ve İletişim İçin roggnok@gmail.com Adresini kullanabilirsiniz. Sitemizden Daha İyi Yararlanabilmek için Gizlilik İlekeleri Ve Yayın Prensiplerimzi Okuyunuz. En İyi İnt Exp 8+ 1024x768 Görüntülenir